$ DOLAR → Alış: 5,47 / Satış: 5,50
€ EURO → Alış: 6,15 / Satış: 6,18

ASLI YOK YAYLASINDA 1500 KOYUNUM VAR BENİM

Canan UÇAR
Canan UÇAR
  • 04.04.2018

BEŞ yüz on bir milyon TL80 Bin kişi dolandırıldı.

Şaka gibi…

İçinde yaşamasak çok komik ülke…

İçinde yasayınca içimiz acıyor…

Devamlı bir kandırılma halindeyiz…büyüklü küçüklü kandırılmalara doyamıyoruz…

Hayırdır dediğinizi duyar gibiyim.

O zaman buyurun hikâyeye; otuz iki tekmili birden….

Önce biraz geri gidelim…

25 yaşında vasıfsız bir genç internet üzerinden bir çiftlik oyunu kurar; reklamlarla bir yıl içinde yatırılan paranın ikiye katlanacağını iddia eder…

Deli saçması gibi değil mi…

Ama hayret insanlar inanırlar…

Ailelerini akrabalarını hatta canı sıkılmasın diye hamile eslerini sisteme dahil ederler, kredi bile çekerler.

Çünkü sistemin islemesi için ne kadar çok insan olursa o kadar iyidir.

Yeni insanlar dahil oldukça kazanılan para da artar.

Çocuğunun okul taksitini yatırandan, evini arabasını satıp çiftliğe yatırım yapana geniş bir katılımcı kitlesi oluşur.

Oyun diyoruz ama dolandırıcılar isi sanaldan gerçeğe taşıma konusunda da ustadırlar. ” Güya” “üretim tesisleri” “çiftlikler” açarlar. Dualarla tekbirlerle tesislerin açılışı yapılır. Açılışlarına belediye başkanları, bürokratlar, siyasi parti il, ilçe başkanları katılır.

İs öyle ballandırılır ki bir tesisin temel atma törenine Diriliş Ertuğrul dizisinde oynan Mehmet Çevik getirilir. Çiftlik Bank’ın “Basın ve İletişim Danışmanı” olarak anons edilir.

“Beyaz sakallarıma hürmeten beni dinlemenizi istirham ediyorum. Bir insan bir bilgisayar oyunundan yarın bu ülkenin besinini yaratacak noktaya geliyor. Kudüs kırmızı çizgimizdir. Evet.” der açılış konuşmasında bay Çevik…

Bu söylemleri gören   bir kısım medya da baslar propaganda yapmaya; aynı başlığı atmışlardır hem de hiç araştırmadan sorgulamadan” ucuz et ve sut üretimi için Çiftlikbank`tan Konya`ya Türkiye’nin en büyük çiftliğiGüneş, Star, Yeni Şafak, Yeni Akit

(Merak ediyorum, zerrece sorumluluk duyuyorlar mı; haberlerinin yol açtığı reklam ile kaç kişinin daha sayelerinde dolandırılmış olabileceğini düşünüyorlar mı?)

“Mavi yumurta” tesislerinin açılışında İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Maden Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Orhan Kural da vardır.

Hani su madencilere “çok tatlı öldüler” diyen sayın hocamız… bir de ödül verir tesislere.( Hangi sıfatla araştırdım ama bulamadım…)

“Bu yaptığınız hizmetlerden dolayı madencilerimiz adına, emekçilerimiz adına bunu vermek istiyorum. Madenciler çok zor şartlar altında çalışıyor biliyorsunuz, onları çok seviyoruz, onlar büyük emekçi” der.

Aslında ülkem alışıktır bu tip saadet zinciri hikayelerine…

Banker Kastelli den Jet Fadıl’a yeşil sermaye Kombassan dan Titan saadet zinciri Ponzi hikayelerine, ihlas finansa kadar çok dolandırılmıştır ama bu defa internet üzerinden bir bilgisayar oyununa 511 milyon kaptırabilmiştir.

En bomba açıklamayı 16 bin kişiyi dolandırdığı iddiasıyla 10 yıl cezaevinde yatan “Titan Saadet Zinciri’nin kurucusu Kenan Şeranoğlu yapar!

Çiftlik Bank’la ilgili “Ben bile böylesini görmedim. Vallahi çıldıracağım ya” der. Adam resmen kıskançlıktan çatlamıştır. “Bu insanlar tokatlıyor, dolandırıyor, kandırıyor ve hepsi krallar gibi kaçıp gidiyor. Çok enteresan, çok acı bir şey. Ben böyle üç kağıtları bilmiyordum. Bugün öğrendim ki, böyle üç kâğıt yapmak lazımmış Türkiye’de. Allah aşkına insanlar dikkatli olsunlar, böyle şeylere kanmasınlar”

(İnanın saka yapmıyorum adam kelimesi kelimesine bunları demiş.)

Çiftlik Bank’ın tesislerinin ilk açıldığı zaman, parasını yatıran vatandaşlarla Çiftlik Bank adına röportaj yapan muhabirin mikrofon uzattığı bir kadın, “Çiftlik Bank’ın neyine güvendiniz” sorusuna verdiği yanıt bir bakıma konuyu açıklar niteliktedir: “Üye sayısına baktım. Tatmin edici miktardaydı. Bu kadar insanın aptal olamayacağını düşündüm”

Tanıdık geldi değil mi: SÜRÜ PSIKOLOJISI

Bunu not alalım ve devam edelim

benim dolandırdığım insanlar dolandırıcıydı aslında. Yani bana yaklaşma sebepleri beni dolandırmaktı. On tane bilezikle geliyorum adamın önüne akşam vakti. Kuyumcunun kapısındayız. Ve dükkân kapalı. Karımın hastalığını anlatıyorum, acilen bilezikleri bozdurmam gerektiğini, o an nöbetçi eczaneye gidip hastaneden istedikleri ilaçları almamın şart olduğunu söylüyorum falan. Hakiki olsalar bileziklerin fiyatı bin lira. diyorum ki 300 liraya ihtiyacım var. Paranın gerisi umurumda değil, yeter ki karım ameliyat masasında kalmasın… adam sabah kuyumcuya gidip bilezikleri bin liraya bozdurabileceğini ve birkaç saat içinde havadan 700 lira kazanacağını düşünüyor. o arada benim ayakçım da ortaya çıkıyor ve o almak istiyor bilezikleri. Telaşlanıyor adam kazanç imkânı kaybolacak diye. 300 lirayı verip alıyor bilezikleri, ben de kayboluyorum ortalıktan. Adam ertesi sabah kuyumcuya gidip de bileziklerin sahte olduğunu öğrenince, dolandırıldım, diye karakola gidiyor. Ben aranıyorum. Demiyorlar ki ona, be adam 1000 liralık bileziği 300 liraya almayı düşünürken aklında ne vardı, diye. Gayet açık ki, beni dolandırmayı planlamıştı. Ben hayatım boyunca beni dolandırmaya kalkışmamış tek bir kişiyi dolandırmadım.”

 Bu da Tüm “İstanbul’u satan adam” sülün Osman röportajından…

İlginç değil mi?

Tespitlerime burada bir ara vermek istiyorum.

Analiz bir sonraki yazıda….

Devam edecek…..

ZİYARETÇİ YORUMLARI
  1. İdris Kibaroğlu dedi ki:

    PARALARINI KAPTIRAN MAĞDURLAR,
    BİR DAHA PARA TOPLASIN GENE YATIRIRIZ DEMİŞLER…
    TECAVÜZCÜLERİNE İSTEDİKLERİ KADAR AŞIK OLSUNLAR,
    LAKİN BU SÜRÜ İLE NASIL MİLLET OLURUZ,
    BENİ O DÜŞÜNDÜRÜYOR ! BURADA YAPTIĞIN TESPİTLER AYNI ZAMANDA BU TOPLUMUN SOSYOEKONOMİK GERÇEKLERİDİR….. İNSANLARIMIZ DİŞİNDEN TIRNAĞINDAN ARTTIRDIKLARIYLA KÜÇÜK YATIRIMLAR YAPARAK DAHA REFAH BİR YAŞAM ARZUSU İSTEMEKTEN KAYNAKLANIYOR AMA BUNU NASIL YAPACAKLARINI BİLMEDİKLERİ İÇİN BU SAHTEKARLARIN ELİNE DÜŞÜYORLAR İNSANLARIMIZI BU DURUMLARDAN KURTARMAK İÇİN PROFESYONEL DÜRÜST YOL GÖSTERİCİLERE İHTİYAÇ VAR…….

YORUM YAZ