$ DOLAR → Alış: 5,32 / Satış: 5,34
€ EURO → Alış: 6,07 / Satış: 6,10

CEMAL ALMAZ

Öztürk AKKÖK
Öztürk AKKÖK
  • 27.07.2018

O bir eğitimci, tarih öğretmeni.

Sadece eğitimci değil, eski bir siyasetçi de.

***

Önceki yıllarda Erzurum siyasetinde boy göstermiş, bir süre Büyük Birlik Partisi (BBP) İl Başkanlığı yapmış.

Sonrasında öğretmenlik, idarecilik, şube müdürlüğü derken, kulvar değiştirmiş, Erzurum Kültür ve Turizm Müdürlüğü’ne getirilmiş.

***

Cemal Almaz’ın Erzurum Kültür ve Turizm Müdürlüğü’ne getirildiğini ilk duyuran (erzurumdanhaberler.com) haber sitesiyiz.

***

Haberin duyulmasıyla birlikte sosyal medya adeta sallanmış…

O günlerde beğenilerini ifade eden ve memnuniyetlerini dile getiren 60 bine yakın insanın söz birliği etmişçesine benzer mesajları ardı ardına sıralaması, doğrusunu söylemek gerekirse şaşırtmıştı beni.

***

52 yaşında, hayatının en verimli çağında.

***

Erzurumlu.

***

Üstlendiği görev doğal olarak öyle olması gerektiğini zaten anlatıyor bize.

***

Bir şehrin kültür ve turizm il müdürününün başka şehirden olması beklenemez elbet.

***

Ancak kazın ayağı hiç de öyle değil!

***

Bu şehirde “Ben Erzurumluyum” deyip, Erzurumluluğunu referans göstererek belli makamlara gelen, amacına ulaştıktan sonra da bir yabancı gibi davranan “işgalci” konumunda çok sayıda “yerli ama gayrimilli” bürokratın varlığını bildiğimizden, bu ayrıntıya dikkat çekeyim istedim.

***

Cemal Almaz, önümüzdeki ekim ayında iki yılını bitirecek ve görevde 3’üncü yılına başlayacak.

***

Bir bürokrat açısından görevde iki yıl çok uzun bir süre değil.

Hele de göreve yeni atanmış, ilk defa müdürlük koltuğuna oturmuş bir insanın en az 6 ayını “hayırlı olsun” ziyaretlerine mukabelede bulunmanın yanında, kurumunu ve çalışma arkadaşlarını tanımakla geçirdiği düşünülürse, iki yılın “çok kısa” oluşu da kendiliğinden çıkar ortaya.

***

Hepimiz de biliyoruz ki, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, bir kültür ve medeniyet şehri olarak bilinen Erzurum açısından “çok önemli” bir kurum olmasına rağmen, hep “ikinci sınıf” bir “yatış yeri” olarak görülmüş.

***

Düşünün ki, bütçesi yok denecek kadar sınırlı.

Personel deseniz, çoğusu devşirme, uzman olanı, işinin hakkını vereni hayli az.

Havuza düşen, kafasını çıkarttığında Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü’nde bulmuş kendisini.

***

“Beceriksiz” yöneticiler açısından da “Ne yapalım paramız yok, elemanımız kısıtlı ve yetersiz” denilerek, “sığınılacak liman” olarak gösterilmiş bu gerekçeler.

***

İşin garibi; “üvey evlat” muamelesi gören böylesi bir kurumun sorumluluk alanı da oldukça geniş tutulmuş.

Tarihi eserlerin bir bölümü, müzeler, kütüphaneler, kış turizmi, Palandöken ve dahası!

***

İşte böylesi bur kurumda geçen iki yıl.

***

Cemal Almaz açısından bakıldığında; o iki yıl, göz açıp-kapayıncaya kadar geçmemiş!

***

Almaz Hoca’nın anlattıklarına kulak kabarttığınızda, iki yılın dolu dolu geçtiğini, dolayısıyla Erzurum’un kültür hizmeti adına yığınla hizmeti aldığını anlıyor, şaşırıyor, dolayısıyla alkış tutuyorsunuz kendisine.

***

Demin de ifade ettiğim gibi, Erzurum kültürel anlamda bir derya, bir deniz.

Döneminin en önemli isimlerinden, önemli araştırmacı ve kültür adamı İbrahim Hakkı Konyalı’nın ifadesiyle; dehlizleri hazinelerle dolu bir şehir olan Erzurum, ne yazık ki, geçen yıllar içinde hakettiği değeri hiç bulamamış.

***

Erzurum’un kültürü de, turizmi de yönetimlere, milletvekillerine ve hatta bakanlara “‘bir yük ve angarya” gibi gelmiş, işler “dostlar alışverişte görsün” mantığıyla bile yürümezken, konunun ciddiyetine varan şehirler kültür ve turizmde marka olmuş ve parsayı toplamayı başarmışlar.

***

Yıllarca “kültür ve medeniyet şehri” denilerek, sıfatların en güzeliyle tanımlanan, ancak ne bir kültür merkezi, ne konservatuvarı, ne de tiyatro ve sergi salonları bulunmayan Erzurum, hep “sözde” büyük olmuş, “peynir gemisi” misali hep “laf” ile yüzdürülmüş, dolayısıyla “cılızlaşmış!”

***

Düşünün ki, koca şehrin müzesi yıllarca küçük bir salonda hizmet vermeye zorlanmış, kütüphanesi vasatın ötesine taşamamış Erzurum, tanıtım adına da hiçbir varlık gösterememiş, amatörce hazırlanmış birkaç küçük broşür ve el ilanıyla adını duyurmaya çalışmış.

***

Ta ki Cemal Almaz dönemine kadar!

***

Sorumluluk alanı kültür ve turizm ile sınırlı olan kurum, Cemal Almaz ile birlikte adeta “yatırımcı kuruluş” halini almış, resmen şahlanmış.

Erzurum Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün altında imzası bulunan yatırımlarının bugün itibarı ile tutarı tam 140 trilyon lira!

İnanılır gibi değil.

***

Kale’nin restorasyonu, yeni kütüphane, kültür merkezi ve müze inşaatları…

Kongre Binası’nın müzeye dönüştürülmesi, Ankara’ya taşınan ve “artık geri gelmez” denilen çok sayıda tablonun geri getirilerek, sergilenmesi…

***

Bunların hiç birisi kolay işler değil.

Kolay olsaydı zaten, bugüne kadar çoğu gerçekleşmiş olurdu.

***

Cemal Almaz’ın yeni hedefleri de var.

***

Hani çoğumuzun “niye el atılmıyor” dediği “atıl” durumdaki Mecidiye Tabyası var ya…

TBMM Milli Saraylar Genel Müdürlüğü’nün sorumluluğundaymış orası meğer.

Ankara’nın el atmayı ihmal ettiği ve hatta “unuttuğu” o tabyayı da kendi kurumunun sorumluluğuna aldırmış Cemal Almaz.

***

Sadece Mecidiye değil, Sivişli, İlave ve Uzunahmet Tabyalar de Erzurum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün sorumluluğuna geçmiş.

***

Anlayacağınız Erzurum Tabyaları artık sahapsız değil.

***

İlk hedef Mecidiye’ye “savaş eserleri” müzesi haline getirmek.

“Bunun için çabalayacak, ödenek çıkarttıracağım” dedi Cemal Almaz.

(Sohbetimiz sırasında kendisine benim de acizane birkaç önerim oldu, ‘Erzurum Kalesi’nden Topdağı’na bir gondol hattı çekilmesi Erzurum’u ve tabyaları şahlandırır’ dedim.)

***

Hoca projeleri ve hizmetleri anlatırken de, Vali Seyfettin Azizoğlu’nun gayretlerinin asla unutulmaması ve inkâr edilmemesi gerektiğinin altını çizdi.

***

Katılıyorum kendisine.

Vali Seyfettin Azizoğlu, sadece kültür ve turiz yatırımları adına değil, eğitimde de gerçekten önemli işler yapıyor.

***

Bu ikiliye ve tabi ki Atatürk Üniversitesi’ne diğer kurumlar ve belediyeler de ayak uydursa, eşgüdümü sağlasalar Erzurum kısa sürede silkinip, ayağı kalkar inancındayım.

***

Ama görüyoruz ki, Erzurum çoğu yöneticinin umuruna değil, hele belediye başkanlarının hiiiç değil!

…….

(Son söz: Öşvank Kilisesi ile yapılan açıklamalar, hafızamızda kayıtlı…)

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ