$ DOLAR → Alış: 5,78 / Satış: 5,81
€ EURO → Alış: 6,44 / Satış: 6,46

İSMAİL GÜLLİ: YAPILANLAR HER TÜRLÜ ÖVGÜYE LAYIKTIR

İSMAİL GÜLLİ: YAPILANLAR HER TÜRLÜ ÖVGÜYE LAYIKTIR
  • 03.03.2019

DİYANET İşleri Başkanlığı’nın 95’nci kuruluş yıldönümü nedeniyle bir açıklama yapan Türk Diyanet Vakıf-Sen Erzurum Şube Başkanı İsmail Gülli, Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından 3 Mart 1924 tarihinde kurulan ve toplumu din konusunda aydınlatmak gibi önemli bir görev icra eden kurumun “Laiklik ilkesi doğrultusunda, bütün siyasi görüş ve düşünüşlerin dışında kalarak ve milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi amaç edinerek” herkesin hocası olma ve herkesi kucaklamak gibi bir özelliği taşıdığını hatırlattı.

Atamalarda adalet, hakkaniyet ve liyakat esasının önde tutulması gerektiğini, Diyanet çalışanlarının önünde “engel” olarak görülen “güvensiz mülakat sistemi”tin gözden geçirilmesini isteyen Gülli Hoca, yaptığı yazılı açıklamada şu görüşleri dile getirdi:

TOPLUMU AYDINLATMAK, DİYANETİN GÖREVİDİR

”- İslam Dininin inançları, ibadet ve ahlak esasları ile ilgili işleri yürütmek, din konusunda toplumu aydınlatmak ve ibadet yerlerini yönetme görevi Diyanet İşleri Başkanlığı’na verilmiştir.

Cefakâr Diyanet çalışanları, vatandaşlarımıza yurtiçinde ve yurtdışında Kur`an ve Sünnete dayalı olarak İslam Dininin emir ve yasaklarını öğretmektedir. Bu önemli görevi büyük bir heyecan ve özveri ile yerine getirmektedirler. Bu sebepledir ki vatandaşlarımız, din görevlilerimize ve bütün Diyanet çalışanlarımıza saygı ve hürmet göstermektedir.

Zor şartlarda ve kısıtlı imkânlarla gece gündüz, bayram tatil demeden üstlendikleri görevi yerine getirmek için çaba sarfeden din görevlileri gerçekten kıymetlidir. Yaptıkları görev de her türlü övgüye layıktır.

Din görevlileri, toplumumuzun önderleri, öncüleri ve hepsinden önemlisi de örnek kişileridir. Bu örnekliğin herkes tarafından benimsenmesi elbette ki çalışanlarımıza bağlıdır. Bu itibarla öncelikle bütün çalışanlarımız birbirlerini sevmeli, saygı duymalı ve destek olmalıdır. Ne sebeple olursa olsun, ayrıştırmaya ve dışlamaya asla ve asla taraf olunmamalıdır. Birlikte rahmet, ayrılıkta azap olunduğu öncelikle Kurumumuz içerisinde her ortamda ve şartta ortaya konulmalıdır.

Diyanet İşleri Başkanlığı’mızın hizmetlerinin daha verimli ve etkin olabilmesinin yolları 95. kuruluş yılı münasebetiyle istişare edilmeli, aksayan yönleri giderilmelidir. Güzide kurumumuzun başkanından başlayarak, her düzeydeki yöneticilerimize bu konuda görevler düşmektedir.

ÇALIŞANLARIN DERTLERİYLE İLGİLENİLMELİDİR

Mesai mefhumu gözetmeden yüce dinimiz İslam’a hizmet eden çalışanlarımızın dertleriyle ilgilenilmelidir. Çalışanlar arasında taraf olmadan, hiçbir ayrım yapılmadan hakkaniyet ölçüsünde bir bakış ve yönetim anlayışı tesis edilmelidir.

Kalitenin ve hizmette verimliliğin artması çalışanlarımıza ilgi, teşekkür ve yol göstermekle mümkün olabilir. Onların görüş ve düşüncelerini dinleyebilen, anlayabilen ve değer veren bir yönetim anlayışı her ortamda oluşturulmalıdır.

Atamalarda adalet, hakkaniyet, liyakat, ehliyet, bilgi, tecrübe ve yüce Türk Devletine sadakat esas olmalıdır.

Kendisini geliştiren ve aldığı sorumluluğu en iyi şekilde yerine getiren Diyanet çalışanlarının, önünde engel olan güvensiz mülakat sistemi acilen gözden geçirilmelidir. Bazı görevler dışında mülakat kaldırılmalıdır.

Kurum dışı üst düzey atama ve nakiller çalışanların kendi kurumlarına ve amirlerine güveni yok etmektedir. Bu uygulamalardan vaz geçilmelidir.

İşin ehline verilmesi ötelenmeden tesis edilmelidir. Çalışanları ayırmadan, sendikasına ve görüşüne bakılmadan, hak edenin, hak ettiği yere kendi hakkıyla gelebileceği bir sistemin oluşturulması elzemdir. Çalışanlar, kurum amirlerinden emin olabilmelidir.

Kurum aidiyetinin oluşturulması ve pekiştirilmesi öncelikli yapılması gereken iştir. Bu da severek, sevdirerek, sayarak, değer vererek, yol göstererek, bir görerek ve adaletle sağlanabilir.

Diyanet İşleri Başkanlığı, hiç kimse tarafından günlük, politik ve güncel hırslara feda edilmemelidir. Kısır tartışma alanlarına çekilmemelidir. Milletçe bütünlüğü zedeleyici söz, tavır ve davranışlarda bulunulmamalıdır. Özellikle de her düzeydeki yöneticiler ve bütün çalışanlar, Diyanet hizmet kolundaki sendikacılar buna hassasiyetle dikkat etmek zorundadırlar.

BİZİM İÇİN HER ÇALIŞAN AYNIDIR

Türk Diyanet Vakıf-Sen, Diyanet İşleri Başkanlığı’mızın bütün çalışanlarını bir görmektedir. Kurum-çalışan, kurum-sendika, sendika-sendika ve kurum-diğer kurumlar arasındaki ilişkilerin Diyanet çalışanlarına yaraşır bir düzeye gelmesi için üzerine düşeni yapmaktadır ve yapacaktır.

Türk Diyanet Vakıf-Sen, Diyanet İşleri Başkanlığı’mızın o ulvi görevine ve yapısına zarar vermeden sendikal çalışmalar yürütmektedir. Doğrunun yanında, yanlışın karşısındadır. İlkeli, kararlı ve ahlaklı bir hak arama mücadelesi vermektedir. Yanlışlıkları da bize yakışan üslupla söylemeye devam edecektir. Çalışanlarımızın problemlerinin çözüme kavuşması için Sendikamız her alanda üzerine düşeni yapmaktadır.

95. yılında Diyanet İşleri Başkanlığı’mızın bütün çalışanlarının birbirine güveninin sağlandığı, her alanda örnek bir kurum haline gelmesini temenni ediyor, önce bu özel ve güzide kurumu kurarak bizlere emanet eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile ilk Diyanet İşleri Başkanımız merhum Mehmet Rifat Börekçi’yi ve ahirete irtihal etmiş bütün Diyanet personelini rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz.”

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ