$ DOLAR → Alış: 5,68 / Satış: 5,70
€ EURO → Alış: 6,56 / Satış: 6,59

GÜNDE İKİ BİN TIKLANMA… İYİ SONUÇ!

Öztürk AKKÖK
Öztürk AKKÖK
  • 05.09.2016

MESLEKTE oldukça eski, ama internet gazeteciliğinde çok yeniyiz.

Fazla değil, iki hafta öncesine kadar, herkes gibi biz de bir gazete okuyucusu ya da takipçisiydik.

Şimdi işin mutfağındayız, üretiyor, daha doğrusu üretmeye çalışıyoruz.

***

İşin içine girince, yani okuyucu sınıfından çıkıp, teknik ekibe dahil olunca, ister istemez işin inceliklerine, püf noktalarına vakıf oluyor, bu arada yeni şeyler öğrenmenin de heyecanını yaşıyorsunuz.

***

Yazılı basında ömür tüketmiş birisi olarak, internet gazeteciliğinin kolaylığına çok hayıflandığımı söylemeden geçemeyeceğim.

***

Nasıl hayıflanmaz ki insan?

***

Yazılı basında, ürettiğiniz bir haberi görmek için, ertesi günü beklemek mecburiyetiniz var.

***

Ama internet gazeteciliğinde bekleme diye bir şey sözkonusu değil!

***

Yaz, çiz bas tuşa, az sonra haberin ekranda!

Ne güzel.

İnanılmaz kolaylık, aynı zamanda büyük de bir keyif.

***

Dünya, dijital teknolojiyle birlikte bir evrim geçirdi, geçirmeye de devam ediyor.

***

O evrim ya da etkileşimden en çok da bizim sektörümüz etkilendi.

***

Fazla değil, bundan 15 yıl öncesine kadar içine en çok 36 kare çekebileceğimiz bir film makarası yerleştirdiğimiz fotoğraf makinelerimiz vardı…

Şimdi bırakın böyle demode şeyleri, artık herkesin elinde, cebinde, çantasında akıllı telefonlar var.

***

Binlerce kare fotoğraf da çekebilen makinelerden bahsediyorum.

***

Bir tık yetiyor.

Hemen bağlan sosyal medyaya, çektiğin fotoğrafı paylaş, binlerce insana ulaş.

Deyin ki en çok 5 dakikada işlem tamam.

***

Eskiden böyle miydi?

***

Fotoğrafı çek, bir koşu Foto Görçek’e git, filmi banyo ettir, karta bastır, getir telefotoya bağla, çevirmeli telefonla haber merkezini ara ve fotoğrafı geçmeye çalış!

Sonra otur teleksin başına, haberini tık tık yaz ve gönder.

***

Ne deli bir işmiş yaptığımız!

***

Düşünün ki, bu telaşı ve koşuşturmacayı her gün yaşıyormuşuz biz.

***

Artık ülke olarak, millet olarak gelişmesinde zerre katkımızın bulunmadığı bir teknoloji ve sağladığı kolaylıklarla icra ediliyor gazetecilik.

Tabi buna icra etmek denirse!

***

Teknoloji hayatımıza bodoslama girdi, inanılmaz kolaylıklar sağladı, yenilikleri ile alışkanlıklarımızı altüst etti, ama mesleği de anormal derecede yozlaştırdı.

***

Öyle devir yaşıyoruz ki, haber yapmayan, yapamayan ama gazeteci diye geçinen binler var piyasada.

***

Hele internet dünyası tam bir garabet.

Herkesin haberci, ama hiç kimsenin gazeteci olmadığı, olamayacağı bir garip dünya.

***

İşte böylesine bir dünyada yer bulmaya çalışmanızın ne kadar zor olduğunu anlatmaya, bilmem gerek var mı?

***

Bir internet medyası düşünün ki; özel haberler üretiliyor, inanılmaz fotoğraf ve görüntüler paylaşılıyor, yorumlar yapılıyor, memleket meseleleri üzerinde kafa patlatılıyor…

***

E vallahi siz, cesaret edemezsiniz araya girmeye.

Her şeyden önce yer bulamazsınız kendinize.

Yer buldunuz diyelim.

Ayakta kalamazsınız.

Kimse yüzünüze bakmaz, ister istemez çekilirsiniz kenara.

***

erzurumdanhaberler.com, iki hafta oldu yayın hayatına başlayalı.

***

İşin başında “farklı olalım” istemiştik.

***

Haberimiz özel, fotoğraflarımız güzel, sayfa görüntümüz değişik olsun demiştik.

***

Dediğimiz gibi olmaya çalışıyoruz.

***

Çok mu iyiyiz?

***

Kesinlikle böyle bir iddiamız yok.

Ama iyi olmaya, farklılık oluşturmaya çalıştığımız bir gerçek.

***

Bundan olsa gerek hissedildik, beğenildik, sevildik.

***

İnanılmaz güzellikte geri dönüşler, insanın gururunu okşayan, çalışma şevkini artıran mesajlar alıyoruz.

***

Okuyucu sayımız her geçen gün artıyor.

erzurumdanhaberler.com iki haftada 35 bin kişi tarafından tıklanmış.

***

Bu da günde ortalama 2 bin ziyaretçi, ya da okuyucu demek.

***

Günde 20-30 bin tıklanma oranı yakalamış sitelerle kıyaslandığımızda, 2 bin sayısı çok az gibi gelebilir insana.

***

Ben böyle bakmıyorum meseleye.

Daha işin başındayız.

Emekleme döneminde gibiyiz.

Umarım yürümeye ve koşmaya da başlarız.

***

Önemli olan yürümek ve koşmak değil.

Önemli olan uzun soluklu olabilmek, önemli olan ayakta kalabilmek.

***

Bunun için sadece bizim arzulu, iştiyaklı ve heyecanlı olmamız yetmiyor.

Etkileşim karşılıklı olmalı!

***

Yoksa tek taraflı aşk, kimseyi mutlu etmez.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ