$ DOLAR → Alış: 5,74 / Satış: 5,77
€ EURO → Alış: 6,38 / Satış: 6,40

NAMUS SÖZÜ İSTİYORUZ!

Öztürk AKKÖK
Öztürk AKKÖK
  • 20.11.2018

İNSANIN bazı şeyler, bazen zoruna gidiyor.

***

“Hazıra konmak” diye bir deyim var, bilirsiniz.

Her şey hazırdır, aş pişmek üzeredir, gelir üzerine konar, sanki marifet sizdeymiş, emeğiniz varmış gibi de parmak yalarsınız!

***

Bazı gerçekleri hatırlamamızda yarar var:

En az 6 bin yıllık geçmişe sahip bir medeniyetler şehri burası.

Torbadan çıkmış bir büyükşehir değiliz.

Şehir kültürüne çok öncelerden sahibiz.

Bir üniversite şehriyiz.

Atatürk Üniversitesi’nin sağladığı en az 60 yıllık bir birikimle amel etmesek bile övünüyoruz.

Türkülerdeki gibi, Doğu’nun sınır taşıyız.

Ülkenin uç beyi veya ileri karakolu gibiyiz.

***

Bundan olsa gerek, Erzurum hep ağız sulandırmış, öteden beri.

Şehri ele geçirmek demek, bu bölgede hakimiyeti de ele geçirme anlamı taşıdığından olsa gerek, çok mücadeleler olmuş, çok savaşlar yaşanmış bu topraklarda.

***

Bir gün zahmet olmazsa, gecenin bir vakti çıkın şu Topdağı’na, verin kulağınızı toprağa, şehit uğultularını duyacaksınızdır mutlaka.

***

Yaşanan savaşlar. Rus istilaları ve Ermeni zulümleri yüzünden şehir yıkılmış, taş taş üstünde bırakılmamış bundan 100 yıl öncesinde.

Eski Erzurum fotoğrafları bu nedenle içimi burkar, yaralar beni.

O fotoğraflara baktığınızda görürsünüz zulmün ürkütücü boyutunu, hem de tüm çıplaklığı ile.

***

Sonraları şehrin imarı, eski tarihi yapıların restorasyonu adına büyük adımlar atılmış, hem de zorluklara ve yokluklara rağmen.

Yaralar cumhuriyet yıllarında sarılmış birer birer, süratle silinmiş zulmün izleri.

***

Çoğu yerin dünü ile bugününü yansıtan fotoğrafları yan yana getirdiğinizde, inanamıyorsunuz gördüklerinize.

Aslında çok eskilere, öyle 100 yıl öncesine filan gitmeye gerek yok, daha yakınlara gelelim biraz!

***

Erzurum Tabyaları’ndan Müceldili Konağı’na, Kongre Binası’ndan Yakutiye Medresesi’ne, Çifte Minareli Medrese’den Erzurum Kalesi’ne ve eski yapılara, çarşılara, yollara, çeşmelere ve mabedlere varıncaya kadar onlarca yerde yaşanan değişim ve yapılanma ayan beyan ortada.

***

Daha geçen günlerde yüzlerce insanın yürüyerek tırmandığı Aziziye Tabyası’na geçit veren o yol nasıl açıldı zannediyorsunuz, kendiliğinden mi?

Gidip paşa paşa oturduğunuz, yediğinizin önünüzde, yemediğinizin ardınızda olduğu Müceldili Konağı o hale nasıl geldi, sihirli bir dokunuşla mı?

***

Buraların önceki hallerini ve yapılanları bilen biliyor.

***

Eğer şehrin hafızasına sahip değil de, gördüklerinizle amel ediyorsanız; neyi görüyorsanız ona göre bir düşünceye kapılmanız ve değerlendirme yapmanız son derece doğaldır.

Çünkü Erzurum’un dününü, dünden bugünlere nasıl gelindiğini bilmiyorsunuz.

***

Elbet hiçbir şey kendiliğinden oluşmadı.

Çalışılarak, emek harcanılarak, büyük mücadeleler verilerek düzeltildi çoğu olumsuzluk.

***

Siz, neyin ne olduğunun, nasıl olduğunun farkındaysanız, hele de şehrin kimliğinin nasıl oluştuğuna dair bir bilgi derinliğine sahipseniz…

Ve bunları, yani yaşadıklarınızı, tanıklık ettiğiniz olayları,  şehrin gerçeklerini yazmışsanız; işte o zaman yapılan yanlışlar ve haksızlıklar karşısında öfkeye kapılmanız, kaçınılmaz bir hal alıyor.

***

Erzurum bir yerel seçime daha hazırlanıyor.

Gerek büyükşehirde ve gerekse ilçelerde yönetimlere gelmek için yola çıkan belki bin’e yakın insan var.

Ve bu kalabalıkların içinden deyin ki, 20 başkan seçilecek.

***

Demin bir Erzurum profili çizmeye çalıştım.

***

Ben Erzurum’un son 20 yıl içinde ciddi kan kaybı yaşadığına inananlardanım.

***

Öyle olmasaydı şayet, bir zamanlar 980 bin kişi sayısına ulaşan, bir milyon’a sadece 20 kala hedefinden uzaklaşmaya başlayan Erzurum, göçe yenik düşer miydi?

Öyle olmasaydı, ülkenin hatırı sayılır illeri arasında bulunan, sosyo-ekonomik büyüklük ve hareketlilik açısından üst sıralarda olan bu şehir, 70’nci sıralara yuvarlanır mıydı?

***

Gidenin yerinin dolmadığı, doldurulamadığı bu şehirde kültür erozyonunun yaşanmasının başka ne sebebi olabilir?

***

Siyaset erbabının söylediği, aslında kendilerinin de inanmadığı beylik laflar bıktırmaya başladı bizleri.

Laf ile gemi yürümüyor, herkes de görüyor geminin karaya oturmak üzere olduğunu.

***

İcraat lazım bize. Hem de öyle icraat ki, park ile, bahçe ile, ağaç ile, kafe ile kandırılamayacağımız, gözümüzü boyamayacak icraat!

***

Sormak hakkımız değil mi; ne yapacak belediye başkan adayları, seçildikleri takdirde hangi önemli hizmetleri yapacaklar?

***

İster kabul edin, ister etmeyin!

Erzurum, bir kültür şehridir. Dolayısıyla bu dokuya uygun projeler üretmek gerekir.

***

Kim ne yapacağını, nasıl yapacağını önceden ortaya koymalı, bunun ötesinde de; milletin kör kuruşuna bile sahip çıkacağına, arsıza, hırsıza, uğursuza geçit vermeyeceğine dair söz istemiyoruz, yemin etmelidir.

***

Verilen sözlerin, yapılan vaadlerin çok da anlam taşımadığı ortada.

Bu nedenle yemin!

Tıpkı TBMM’deki gibi…

“Namus sözü” vererek!

Var mısınız?

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ