$ DOLAR → Alış: 7,79 / Satış: 7,82
€ EURO → Alış: 9,29 / Satış: 9,33

SİYASİ RÜŞVET DE, ÖPÜLMEK DE İSTEMİYORUZ!

Öztürk AKKÖK
Öztürk AKKÖK
  • 18.02.2019

KAÇ zamandır bir kitap okumaya, daha doğrusu okuduklarımı anlamaya çalışıyorum.

***

 Akıllı Şehirler, Dijital Ülkeler!

***

Kitabın ön kapağındaki iki satırlık yazı, aslında her şeyi özetliyor:

“Dijital kentsel altyapı, yarının kalabalık dünyasında, nasıl daha yi bir yaşam sunabilir?”

***

Evet, soru bu!

Bu sorudan yola çıkarak bir sonuca varmak gerekirse…

Umutsuz olduğumu ne yazık ki, söylemek durumunda kalıyorum.

***

Önce, sevgili Kadir Sabuncuoğlu ağabeyinin, sosyal medyadaki paylaşımını aktarayım istiyorum. O da Hürriyet’in internet sayfasında görmüş, oradan alıntı yapmış:

***

Forbes, “İş Yapmak ve Yaşamak İçin En İyi Kentler” araştırmasının sonuçlarını yayınladı
Türkiye’nin yaşamak ve çalışmak için en iyi şehirleri sıralamasında Erzurum, 39’uncu.
İyi mi?
İLK 20’DE HANGİ İLLER VAR?
Ünlü ekonomi dergisi Forbes şehirleri yaşanabilirlik, yenilikçilik, ticaret becerisi, üretim potansiyeli ve hizmetlere erişebilirlik verilerine göre sıraladı. İşte Türkiye’nin yaşamak ve çalışmak için en iyi 20 şehri:
1- İstanbul, 2- Ankara, 3- İzmir, 4-Tekirdağ, 5- Kocaeli, 6- Antalya, 7- Yalova, 8- Bursa, 9-Eskişehir, 10-Trabzon, 11- Çanakkale, 12- Sakarya, 13- Samsun, 14- Kayseri, 15- Balıkesir, 16- Aydın, 17- Muğla, 18- Edirne, 19- Elazığ, 20- Karabük.

***

Bu liste ve Erzurum’un o listedeki yeri, hangi Erzurumlu’yu umutlandırıp, mutlu edebilir?

***

Yerel seçimlere hızla gittiğimiz şu günlerde, geneli ile yereli ile yapılan değerlendirmelere, konuşmacıların, daha ziyade bizi yönetmeye talip insanların söylem ve değerlendirmelerine; hem bir sade vatandaş, hem de gazeteci merağıyla kulak kabartıyorum.

***

Haklarını inkar etmeyelim, başkan adayları çok şey söylüyor, yapacaklarını sıralıyor, yığınla vaadde bulunuyorlar.

***

Biliyoruz ki, söylediklerinin çoğu, işbaşına geldiklerinde söyledikleri yerde kalacak, icraata dönmeyecek, dönüşmeyecek.

***

Olumlu ve iyiniyetli düşünmek istiyor, bir anlığına “söylenilenlerin tamamı”tın yapılacağını farz ediyorum.

Kimse kusura bakmasın ama, Erzurum “bu mantık ve kafayla” bir adım ileri gitmez, gidiyormuş gibi gözükür ve zaman içerisinde daha gerilere düşer!

***

Bu benim öngörüm, ister katılır, ister katılmazsınız.

***

Demin adını verdiğim kitaba dönüş yaparsak eğer…

Dünyanın birçok yerinde, birçok şehrinde ve hatta ilçesinde yeni çalışmalar yapılıyor, dijital teknolojinin nimetlerinden daha çok ve daha fazla yararlanma adına yatırımlar gerçekleşiyor.

***

Hani zaman zaman beğenmediğimiz, burun kıvırdığımız Suudi Arabistan var ya, mesela onlar, çöllerde milyarlarca dolarlık yatırımlar yaparak “akıllı şehirler” kuruyorlarmış.

***

“Akıllı şehir” dendiğinde insanın aklına ne geliyorsa, insanın rahatı, konforlu yaşamı adına, o şehirlerde de o var olacak.

***

Sistem tamamen iletişim endüstrisine, doğal olarak da internet teknolojisine dayalı.

***

Hani biz, özellikle de sınav dönemlerinde çocuklarımıza, geleceklerini sağlama almaları adına fikirler veriyor, meslek adına önerilerde bulunuyoruz ya…

Bugün bize, çoğumuza “hayli cazip ve parlak” gelen mesleklerin önemli kısmı, yarınlarda hiç de bir anlam ifade etmeyecek, tıpkı yok olan el sanatlarımız gibi, “unutulanlar” listesinde yerlerini alacak.

***

Demem o ki, eğer biz Erzurum olarak yarınları düşünmeden, geleceğin dünyasında neler olacağını iyi hesap etmeden “siyasi rüşvet” dağıtmaya devam edersek, bugünkü 39’unculuğumuzu bile arar hale geliriz.

***

Demiyorum ki, vaadler sıralanmasın, akıldan geçirilen düşünceler dile gelmesin ve yapılmasın!

Hayır, kesinlikle böyle bir şey söylemiyorum. Sadece söylenilenlerin yarınlarda çok da işimize yaramayacağını ifade etmeye gayret gösteriyorum.

***

Bugünlerde istisnasız tüm adaylar, önlerine geleni öpmekle meşguller.

Her yerde tekrarladığım sözü, buradan da yineliyor ve “artık öpülmek istemiyoruz” itirazımı yüksek sesle dillendiriyorum.

***

Forbes Dergisi’nin, “en iyi kentler” sıralamasını yaparken, göz önünde bulundurduğu kriterlere dikkat ediyor musuzun?

Eğer siz, “yaşanabilirlik, yenilikçilik, ticaret becerisi, üretim potansiyeli ve hizmetlere erişebilirlik” konularını göz önünde tutmadan bir “yol haritası” çiziyorsanız kendinize ve doğal alarak bu şehre…

Kimse yine kusurumuza bakmasın ama, girilecek sokak kesinlikle “çıkmaz sokak” olacaktır.

***

Efendim biz var ya, yol yapacağız, kaldırımları gümüşle kaplayacak, som altından oturma grupları ile kentin park ve bahçelerini donatacak, işsize iş, aşsıza aş verecek, çocukların cebine harçlık koyacak, kadınların banka hesap numaralarına şu kadar lira her ay maaş yatıracağız.

***

Böyle bir anlayışla bu ülkenin ve bu şehrin bir yere varması asla mümkün olamaz.

***

Elin oğlu internet imkanını yatırıma, kalkınmaya, akıllı şehirler oluşturmaya boca etmiş, gece-gündüz demeden çalışıyor.

Biz de internetin başında gece-gündüz cebelleşiyoruz.

***

Onlar bu nedenle ayı bırakıp Mars’a gidecek, biz buradan kalkıp Kars’a gidemeyeceğiz.

***

Bugün mazisini arar hale gelen ve anıları ile avunan, gelişmişlik sıralamasında çok gerilere düşen Erzurum’un, şayet önündeki gelişmiş iller ile oluşan açığı ve mesafeyi kapatması isteniyor ise, bizi yöneten her kimse…

İster bürokrat olsun, ister siyaset adamı ya da sivil toplum kuruluşlarının yöneticisi; herkes ve hepimiz aklımızı başımıza toplamak zorundayız.

***

İnternet çağı, imkanı ve hizmeti “kaçırılmaması gereken” bir önemli fırsattır.

***

Ülkemizde de, tıpkı diğer ülkelerde olduğu gibi, bu fırsatı ganimete dönüştürecek şehirler, ilçeler ve hatta köyler çıkacaktır.

Ama şu anda çoğu kimse işin büyüklüğünün, zenginliğinin, kapasitesinin farkında değil.

***

“Akıllı şehir” oluşturma adına ilk adımı atan mutlaka öne geçecektir.

***

O ilk adımı atan şehrin Erzurum olmasını gönülden diliyorum.

***

Aradaki açığı, ancak bu tür fırsatları iyi değerlendirebilirsek kapatabiliriz.

Bunun için uyanmamız ve bizi gütmeye çalışanları uyarmamız gerekiyor.

***

Yoksa ağlamayı, sızlamayı, “ah, of” demeyi sürdürmeye devam ederiz…

***

Nasıl olsa alıştık, ya da alıştırıldık!

Yeter, artık ağlamak değil, gülmek…

Ve de öpülmek  istemiyoruz.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ