$ DOLAR → Alış: 5,34 / Satış: 5,36
€ EURO → Alış: 6,09 / Satış: 6,11

VALİ OKAY MEMİŞ’İ DİNLERKEN

Öztürk AKKÖK
Öztürk AKKÖK
  • 11.01.2019

VALİ Okay Memiş ile, 10 Ocak Dünya Çalışan Gazeteciler Günü’nde bir araya geldik.

***

Öğretmenevini oldum olası beğenirim.

İnsanlara bir bedel karşılığında hizmet satılan işletmelerde yaşanan zorlukları ve sıkıntıları hepimiz biliriz.

İşletme sizinse, kendi malınız ise mesele yok, her şey yerli yerinde demektir.

Yok eğer işin başında bulunan müdürü de dahil personelin tamamı maaşlı çalışan personel, hele de devletin elemanı ise, orada sorun yaşanmaması mümkün olmamıştır, olmaz da!

***

Acı, ama maalesef böyle.

***

Erzurum Öğretmenevi de bir devlet işletmesi sonuçta, ama hizmet anlayışı olarak değil gibi.

Hatta “gibi”si fazla.

***

Orası bir özel işletme mantığıyla çalışıyor.

Zaten içeri girdiğinizde, daha giriş kapısından itibaren anlıyorsunuz ciddiyeti ve temizliği.

***

Müşterilerine, evlerinde belki göremeyecekleri güzellikte bir kalite hizmeti, içtenlikle sunan Abdullah Nehir yönetimindeki Erzurum Öğretmenevi, Vali Bey’in kahvaltısında benden ve hatta diğer herkesten “tam not” aldı diyebilirim.

***

Kahvaltı sonrası, Erzurum’da ikinci ayını dolduran sayın Vali’yi pür dikkat şekilde dinledim, çünkü not alıyordum.

Söylediklerini, neler yaptığını ve yapmayı planladığını kaçırmamaya çalıştım ama pek başarılı olduğumu söyleyemem.

Çünkü Vali Bey o kadar çok şey anlattı ki, inanamadım.

***

Toplantı sonrası, ustamız Kadir Sabuncuoğlu ile bir değerlendirme yaparken, onun da Vali Okay Memiş’in anlattıklarından hayli etkilendiğini, takdir dolu sözlerinden anladım.

***

Meslekte çok yıllar eskitmiş bir basın mensubu olarak, sayıları giderek artan valiler ile tanıştığımızı, teşrikimesai içinde olduğumuzu; anlattıklarını dinlediğimizi, yaptıklarını anlamaya gayret gösterdiğimizi söylememe bilmem gerek var mı?

***

Anlattıklarını yapan, daha doğrusu yapmaya çalışan valilerin yanında, yapıyor/muş gibi görüntü verenlerine, bürokratlarına tepeden bakanlarına, söz verip de sözünde durmayanlarına, dolayısıyla çok da ciddiye alınmayanlarına tanık olduk, kimini “devlet adamı” diyerek sevdik, benimsedik; kimi için de “gitse de kurtulsak” demekten kendimizi alamadık.

***

Şimdi yeni bir vali ile yeni bir döneme hep birlikte yelken açıyoruz.

***

Acaba “Engin sularda teknemiz alabora olur mu, boğulur muyuz, bunun için can yeleklerimizi giymeli miyiz” diye düşünürken, bizi söylemleriyle etkileyen, umutlandıran bir “devlet adamı” ile karşı karşıya olduğumuzu hissetmemiz, hiç şüphesiz rahatlattı ve hatta mutlu etti bizi.

***

Önce şunu söylemeliyim:

Kimse kimseyi kandıramayacak, göz boyayamayacak, kendini ‘bir deha’ymış gibi gösteremeyecek.

***

Vali Bey’in, “Yakın çalışma arkadaşlarımı gözden geçireceğim” sözü, belki anlattıklarının neredeyse tamamından “çok daha önemli” geldi bana.

***

Eğer bugün Erzurum, özlediğimiz yerde değilse, memleket şu ya da bu şekilde gücünü kaybediyorsa, bunun elbet sebepleri ve sorumluları vardır ve o sorumluların başında da valilerin “yakın çalışma arkadaşları” geliyordur.

***

Sonuçta “biz kırk gardaş, kırkımız da biri birimizi tanıyoruz” yani.

Biz sadece biri birimizi değil, bu memleketi de biliyoruz.

***

Vali Bey’in kahvaltısından iki gün önce Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği’nde (DAİB), yine bir kahvaltı sofrasının etrafında memleket meselelerini konuşmuş…

DAİB Başkanı Ethem Tanrıver’e, “Sizin yerinizde olsam, memleketin sorunlarının çözümünde gazetecilerin görüş ve önerilerinden yararlanırım” demiştim.

***

O önerime karşılık, sanki söylediklerimi duymuş gibi, Vali Okay Memiş’ten geldi:

“Gücünüzün farkındayız. Kamuoyu oluşturuyor ve etkiliyorsunuz. Sizlerden gelebilecek her türlü görüş ve öneriye açığız, birlikte çalışacağız!”

***

Bu sözlerden etkilenmemek mümkün mü?

Bir yandan not tutarken, diğer yandan “Sizi alkışlıyorum Vali Bey” demekten alamadım kendimi.

***

Bu işlere kafa yoran topu topu “bir avuç” gazeteci, memleketin her türlü sorununu, sıkıntısını, insanlarının beklentisini, kaynaklarının neler olduğunu biliyor.

***

Yıllardan beri “Erzurum’un tanıtıma ihtiyacı var. Dört mevsim turizm ile önemli işler yaparız. Tortum Şelalesi’ni, Narman Peri Bacaları’nı, tarihi eserlerimizi vitrine çıkartmalı ve anlatmalıyız” diyen birisi olarak, nihayet beni ve söylediklerimi anlayacak bir insanı, bir devlet adamını karşımda bulmuş olmanın heyecanını, “Erzurum bir kültür ve medeniyet şehri. Çifte Minareler’i, Erzurum Kalesi’ni, Üç Kümbetler’i gezerden büyük heyecan duydum. Ama gelin görün ki, Erzurum kültür noktasında istenilen başarıyı yakalayamamış” sözlerini duyunca yaşadım.

***

Sözün kısası:

Sayın Vali Okay Memiş, 10 Ocak Dünya Çalışan Gazeteciler Günü’nde söylem ve değerlendirmeleriyle biz gazetecilere, ya da en azından bana umut aşladı, heyecan verdi, dolayısıyla bayram sevinci tattırdı.

O tadın damağımızda kalmaması dileği ile…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ