$ DOLAR → Alış: 6,73 / Satış: 6,75
€ EURO → Alış: 7,54 / Satış: 7,57

YILLARIN DOKTORU UYARIYOR: SAKIN TUZSUZ YEMEYİN!

YILLARIN DOKTORU UYARIYOR: SAKIN TUZSUZ YEMEYİN!
  • 21.05.2020

HER üç yetişkinden birisinin tansiyon hastası olduğu, sayının milyonlar ile ifade edildiği ülkemizde, bu illet ile mücadele eden insanların “aman tuzsuz yeyin, tuz ile aranıza mesafe koyun” şeklindeki öneri, telkin ve uyarıların kurbanı olduğu belirtildi. Yılların Üroloğu Uzman Dr. Rahmi Özkurt, tuzun insan sağlığı açısından son derece önemli ve vazgeçilmez bir mineral olduğuna işaret etti, “Tansiyon hastası değil, ne olursanız olun sakın tuzsuz yemeyin” uyarısında bulundu.

Tuzun, birçok mineral gibi insan sağlığı açısından önemine işaret eden ve “kesinlikle vazgeçilmezler” sınıfında olduğunu belirten 38 yıllık deneyimli hekim Rahmi Özkurt, “Bilimsel adı sodyum olan tuzun 1 litre kandaki düzeyi en az 135 milimol olması gerekir” hatırlatması yaptı. Her insanın günde en az 3 ile 5 miligram tuza ihtiyacı olduğuna dikkati çeken Dr. Özkurt, “Günde bir çay kaşığı tuz, bir insan için yeterli. Ama ben, bir hekim olarak piyasada, marketlerde bolca bulunan billur tuzları değil, bizim bölgemizde, örneğin Kars’un Tuzluca İlçesi başta olmak üzere Erzurum’un Oltu, Tortum ve Hınıs ilçelerinde bulunan kaya tuzlarından bahşediyor, tansiyon hastalarına bu tuzları kullanmalarını öneriyorum” diye konuştu.

KAYA TUZU KULLANIN

Esmer renkli, fazla işlem görmemiş, doğallığını kaybetmemiş kaya tuzlarının, tansiyonu etkilemediğini, içinde bulunan mineraller sayesinde de insan sağlığına ciddi katkılar yaptığına dikkati çeken Dr. Özkurt, “ezber bozan” açıklamalarını şöyle sürdürdü:

“- Hastalık da, sağlık da biz insanlar için. Her insan şu ya da bu nedenle hasta olabiliyor ve bir hekim desteğine ihtiyaç duyabiliyor. Eğer tansiyon hastasıysanız, böyle bir sıkıntıyla ilk defa karşılaşıp, biraz da psikolojik yönden etkileniyorsanız, duyduklarınızla da amel ediyorsunuz demektir. Çoğu meslektaşımız, kapısını çalan tansiyon hastalarına ‘aman tuzdan uzak durun’ diye telkinlerde bulunuyor. Aynı şekilde tanıdık, bildik, eş, dost da aynı tavsiyeleri tekrarlıyorsa, siz ister istemez tuz ile aranıza mesafe koyuyorsunuz. İşte asıl sorun da bundan sonra başlıyor. Bir yandan bol su içmeye, diğer yandan tuzsuz yemeye zorlanan insanın kanında bulunması gereken sodyum miktarı hızla aşağı düşüyor. Öyle bir an geliyor ki, hasta bu defa sodyum eksikliğinden dolayı sıkıntı çekmeye başlıyor. Vücudun ihtiyaç duyduğu tuzu temin edememesi, insanı ciddi şekilde örseliyor, mide bulantısı, kusma, halsizlik, baş ağrısı ve dengesizlik gibi olumsuzlukları yaşamasına neden oluyor.”

KAYA TUZUNDA 84 FARKLI ELEMENET VAR

 Palandöken Devlet Hastanesi’nde Üroloji Uzmanı olarak görev yapan Dr. Özkurt, su kaynaklarından değil, mağaralardan, tuz ocaklarından temin edilen kaya tuzunda 84 farklı element bulunduğunu hatırlattı. Buralardan elde edilen tuzların kullanımının teşvik edilmesi gerektiğine işaret eden Dr. Özkurt, “Kaya tuzunda, tıpkı insan vücudunda olduğu gibi, 84 ayrı element bulunduğu ilmen tespit edilmiş. O elementlerden biri veya birkaçı vücutta eksiliyorsa, o elementin temin kaynağının kaya tuzu olduğu kendiliğinden ortaya çıkıyor. Doktor arkadaşlarımızın, meslektaşlarımızın yasakladığı tuz, rafine edilmiş, kimyasallarla harmanlanmış tuzlardır. Kaya tuzu, tansiyonu tetiklemediği gibi, astım, bronşit gibi alt solunum yolları hastalıklarına de iyi gelir, cildi güzelleştirir, yüzlerdeki sivilceleri giderir. Kaya tuzunun aksine rafine edilmiş tuz, böbreklerde ciddi olumsuzluklar yaşatıyor. Böbrek sıkıntı yaşayınca, bu defa vücutta ödem oluşuyor, iş kalp yetmezliğine kadar varıyor, bazı eklem hastalıklarının da nedenini yine bu tuzlar oluşturuyor” diyerek sözlerini noktaladı. erzhaber

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ