$ DOLAR → Alış: 17,93 / Satış: 18,00
€ EURO → Alış: 18,24 / Satış: 18,31

BÖLGE ÜNİVERSİTESİ OLMAYI REDDEDİYORUZ

BÖLGE ÜNİVERSİTESİ OLMAYI REDDEDİYORUZ
  • 10.07.2018

PROF. Dr. Ömer Çomaklı’nın hemen her fırsattı dile getirdiği “Yeni Nesil Üniversite Tasarım ve Dönüşüm Projesi”ni, Bilimsel Araştırma Projeleri (BAP) Koordinatörü Prof. Dr. Atilla Keskin ile “uzay üssü”ne dönüştürdüğü Rektörlük Binası’nın üst katındaki ofisinde konuştuk. “Bu proje bir büyük öngörünün ürünüdür” diyerek, çalışmayı ateşlemekle kalmayan ve her türlü desteği vererek de Atatürk Üniversitesi’ne “yeni ufuklar” açan Rektör Prof. Dr. Ömer Çomaklı’ya hakkını teslim eden Prof. Dr. Keskin, “Yeni Nesil Üniversite” kavramını, “”Mevcut teknolojilerin yerini alacak yeni yaklaşım, tasarım ve performans bütünlüğü” olarak tanımladı.

Uzun zamandan beri üzerinde çalıştıkları BAP’da önemli mesafeler aldıklarını kaydeden Atila Hoca. “Atatürk Üniversitesi, sayın Rektörümüz’ün de gayretleri ve çabasıyla büyük bir dönüşüme ve açılıma hazırlanıyor” hatırlatması yaptı. Doğu’nun “parlayan yıldızı” olarak gördüğü Atatürk Üniversitesi’nin artık bölge üniversitesi olmayı reddettiğini, bunun “ağabeylik yapmıyoruz” anlamı taşımadığını belirten Prof. Dr. Keskin, yaptıkları çalışmaları erzurumdanhaberler.com’a özetledi.

Atatürk Üniversitesi’nin “adı gibi öncü” olduğunu ve hayatın hizmetinde yerini aldığını, dolayısıyla da hep ileriye bakmaya başladığını belirten Prof. Dr. Keskin, 61 yaşındaki üniversiteyi yeniden inşa etme ve geleceğe hazırlama gayreti içinde olduklarını kaydetti. Prof. Dr. Ömer Çomaklı’nın rektör olmadan önce böylesi bir projeyi tasarladığını, göreve geldikten sonra da “Yeni Nesil Üniversite” projesini hayata geçirdiğini hatırlatan Prof. Dr. Atilla Keskin, konuyla ilgili olarak şunları söyledi:

YÖK BAŞKANI ÇOK ETKİLENDİ

“-Dijital teknolojinin hayatımızın bir parçası halini almasıyla birlikte evrensel gerçekler de farklı bir boyut kazandı. Biz de Atatürk Üniversitesi olarak ya bu gerçeklere ayak uyduracak, yenilikler yapacaktık, ya da lokal bir üniversite olarak kalacaktık. Biz Erzurum’da, Doğu Anadolu’da bulunan bir üniversiteyiz. Üniversitemiz, bugüne kadar ne yazık ki, hep çevresindeki üniversiteler ile kıyaslanmış. Oysa Atatürk Üniversitesi, bölgesindeki hiçbir üniversite ile kıyaslanmayacak kadar büyük, deneyimli, altyapısı güçlü olan bir üniversitedir. Bu nedenle Atatürk Üniversitesi olarak bölge üniversitesi olmayı reddediyoruz. Biz, kendimizi ülkemizin büyük ve popüler üniversiteleri ayarında görüyoruz. Aslında öyleyiz de. Hatta yaptığımız yeni çalışma ve atılımlarla o üniversitelerin çoğunun da önüne geçeceğiz. Bu gerçeği, geçtiğimiz aylarda üniversitemizi ziyarete gelen YÖK Başkanı sayın Prof. Dr. Yekta Saraç bey de gördü, çalışmalarımızdan çok da etkilendiğini belirtti.”

Bilim ve teknolojideki yeniliklerin, toplumu ve toplumun üniversiteyle olan ilişkisini önemli ölçüde değiştirdiğine işaret eden Prof. Dr. Keskin, sözlerini şöyle devam ettirdi:

HER ÖĞRENCİ KAYAK ÖĞRENECEK

“- Atatürk Üniversitesi olarak bilimde ön sıralarda yer almayı arzuluyoruz. Sorun odaklı çalışmak ve toplumsal sorunlara bilimsel çözümler üretebilmek istiyoruz. Sadece toplumdan gelen taleplere kulak vermeyecek, aynı zamanda toplumsal taleplere yön de vereceğiz. Aşınmış kurumsal yapıyı düzeltiyoruz. Sosyal hayatın içinde var olacağız. Atatürk Üniversitesi’ni tercih eden bir öğrenci, buradan mezun olduğunda kayak kaymayı öğrenmiş olarak mezun olacak. Kaymayı öğrenmeyene diplomasını vermeyeceğiz. Kayak yeteneği olmayan öğrenci, bunun yerine curling öğrenecek, belki paten kayacak. Öyle olacak ki, o öğrenci, sonraki yıllarda sırf kış sporu yapmak için Erzurum’a gelmeyi arzulayacak.”

Projenin gelişme sürecini izleyecek 11 kişilik bir bilim kurulu oluşturulduğunu, kendisinin de Proje Koordinatörü olarak görevlendirildiğini hatırlatan Prof. Dr. Keskin, neler yapmayı planladıklarını da şöyle anlattı:

ÖĞRENCİLERİMİZ, ÖNCELİĞİMİZDİR

“- Çalışmalarımıza, çeşitli konferanslar düzenleyerek, bilgi alışverişinde bulunarak yön verdik. BAP olarak tüm bilimsel çalışma, proje ve aktiviteleri takip ediyoruz. Performansa dayalı bir sistem oturtuyoruz. Artık yatış dönemi gerilerde kalıyor. Herkes çalışmak, üretmek ve atılım yapmak zorunda olduğunu bilecek. Tüm akademisyenler biri birini takip ve motive edecek. Doğaya, kültürel ve fiziki çevreye duyarlı, estetik ve sanatsal yönü gelişmiş bir sürdürülebilir üniversite modeli hedefimizdir. Bölgesel ve yerel sorunlara odaklanmak ve o sorunları ihtisaslaşmış akademisyenlerimizle çözmek istiyoruz. Önceliğimiz elbette ki, öğrencilerimiz olacak. Nitelikli eğitim vermek amacındayız. Öğretim üyelerimizin yabancı dil sorununu çözeceğiz. Ortak araştırma projelerinin uygulamaya konulması için gayret göstereceğiz. Dünya üniversiteleri, özellikle de Afrika, Orta Asya ve Kafkasya Üniversiteleri ile entegre olmak istiyoruz.”

Atatürk Üniversitesi’nin önünüzdeki yıllarda hangi yolları takip etmesi gerektiğini akademisyenlere sorduklarını ve aldıkları cevapları önceliklerine göre sıraladıklarını da kaydeden Prof. Dr. Keskin, “Yazılımcılığı geliştirme projelerine ağırlık vereceğiz. Ulusal ve uluslararası fonlardan nasıl yararlanılması gerektiğini öğreneceğiz. Yabancı dil öğrenme ve geliştirme projelerini hayata geçireceğiz. Markalı et ve süt ürünleri projelerine ağırlık vereceğiz. Uygulamaya koyacağımız projelerle ekonomik kalkınmaya katkı yapmak, sosyal sorunları çözmek, yeni bilgi üretimine katkı sağlamak istiyoruz” diyerek sözlerini noktaladı. erzhaber

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ