$ DOLAR → Alış: 8,65 / Satış: 8,69
€ EURO → Alış: 10,14 / Satış: 10,18

YA CÜZDAN, YA VİCDAN!

Öztürk AKKÖK
Öztürk AKKÖK
  • 15.10.2017

GEÇTİĞİMİZ haftaya Büyükşehir Belediyesi bünyesinde kurulan şirketler ve bu şirketlerden “huzur hakkı” adı altında dağıtılan paralarla ilgili haber, yorum ve paylaşımlar damgasını vurdu.

***

Önce bir gerçeğin altını çizmekte yarar var!

***

Büyükşehir Belediyesi tarafından “jet hızıyla” yapılan açıklamada, dikkat çekilen bir ayrıntıya kimse bişey diyemez.

***

Elhak, huzur hakkı adı altında alınan, ya da dağıtılan para yasaldır.

***

Ancak, açıklamadan sonra yapılan yorumlar, huzur hakkı yasalmış-değilmiş ayrıntısının, kimsenin çok da umuruna olmadığını gösterdi herkese.

***

Söz birliği etmişçesine çoğu insan, sadece işin “etik” yönüne bakmadı, aynı zamanda “O şirketler Erzurum’a çok mu lazımdı?” sorusuna da cevap bulmaya çalıştı.

***

Mehmet Sekmen, seçim çalışmaları yürüttüğü günlerde, büromuza da bir nezaket ziyareti gerçekleştirmişti.

***

Birlikte dolaşan ve belki kendisine “yol gösteren” partililerin, Mehmet Sekmen’i tanıştırırken sarfettikleri, “Öztürk Bey, size belediye başkanımızı takdim ediyoruz” sözüne tepki göstermiş, “Sayın Sekmen yarınlarda belediye başkanı seçilecek olsa da bugün sadece adaydır. Böyle bir takdim şekli hiç de hoş değil” diyerek itiraz etmiştim.

***

Aslında Mehmet Sekmen, Recep Tayyip Erdoğan tarafından aday gösterildiğinde zaten bitmişti her şey.

***

O, Erzurum’un yeni Büyükşehir Belediye Başkanı’ydı.

***

Ama yine de işin bir kuralı, raconu vardı, adayın ismi sandıktan çıkmadığı, mazbatasını almadığı müddetçe başkan sayılmazdı!

***

Sonuçta seçim oldu ve Mehmet Sekmen, bu şehirde yaşayan her 100 kişiden 75’inin oyunu alarak başkan seçildi.

***

Şahsen ben, Mehmet Sekmen’i hiç tanımamış ve hatta ismini bile duymamıştım.

Meğer İstanbul Kartal’da, Erzurumlu bir siyasetçi olarak iki dönem belediye başkanlığı yapmış, sonrasında mebus seçilmiş, Meclis’e de girmiş. Ama kendisiyle ne yazık ki, tanışma imkanımız olmamış.

***

Ne diyeyim, eksiklik bende.

***

Seçim sonuçları açıklandıktan kısa süre sonra, Erzurum’un yeni Başkanı İstanbul’dan geldi, gelirken bi uçak dolusu insanı da beraberinde getirdi.

***

Gelen çoktu, ama tanınanı ve şehri tanıyanı pek yoktu.

***

Bu da önemli değildi!

Sonuçta kendilerine mihmandarlık yapacak, yol gösterecek, “kim bu?” diye soracakları kişiler hakkında değerlendirme yapacak çok insan vardı çevrelerinde.

***

Zaten epey kişi, pervane olmaya başlamıştı bile.

***

Çekilen selfieler sosyal medyada ardı ardına paylaşılıyor, bir zafer sarhoşluğudur yaşanıyordu.

***

Gelenlerin çoğu kısa zaman içinde kilit noktalara yerleştirildi, kimi genel sekreter koltuğuna oturdu, kimi ESKİ Genel Müdürü, kimileri genel sekreter yardımcısı filan oldu.

***

Oysa Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin hem genel sekreteri vardı, hem de ESKİ Genel Müdürü.

Yani kadrolar doluydu.

***

Mesela Basın ve Halkla İlişkiler Daire Başkanlığı görevini, bir gazeteci arkadaşımız, Talat Geyik yürütüyordu.

***

Bunlar da önemli şeyler değildi!

***

Uçaktan inene, Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin bir koltuğu, bir makamı ikram edilirken, Ak Parti Teşkilatları’ndan bu kıyıma ses çıkartan kimsecikler olmadı.

***

Sultan Süleyman’a kalmayan dünya kime kalmış ki?

Bugün o sessiz seyircilerden hiç biri yok orta yerde.

***

Mehmet Sekmen, işini iyi yapan bir siyasetçi, aynı zamanda vefalı da.

***

Beraberinde getirdiği arkadaşlarının biri, ikisi hariç, hiç birini sırtından indirmediği gibi, kendilerine çok geniş imkanlar da sağladı.

***

Erzurum’un bırakın merkezini, ara sokaklarında benzerlerine ve daha birikimlilerine çokca rastlayacağınız onlarca insan, bugün Mehmet Sekmen sayesinde her yerde.

***

Siyaset hizmet için yapılır.

***

Ama arkadaşlar siyaseti kendilerine iyi bir gelecek sağlama adına yapıyorlar, Allah için iyi de yapıyorlar.

***

Böyle olmasa neden çokça şirket kurulsun, neden şirket yönetimleri arpalık olarak kullanılsın?

***

Asgari ücretin bin 400 lira olduğu bir ülkede, bilmem kaç bin lira ne hak yere “huzur” hakkı almak!

Ve alınan o parayı da “huzurlu” şekilde harcamak!

Her insanın gönül rızası ile yapacağı bir şey değildir.

***

Aslında çok görmemek gerek.

Bu bir tercih meselesi…

Ya cüzdan, ya vicdan!

Tabi varsa ve içten içe sızlıyorsa.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ