$ DOLAR → Alış: 5,36 / Satış: 5,38
€ EURO → Alış: 6,07 / Satış: 6,10

RIFKI DANIŞMAN

Necati GÜNGÖR
Necati GÜNGÖR
  • 14.07.2018

ERZURUM’da “2R” diye kodlanan hizmet erlerinden birisiydi.

Birinci R, Demokrat Parti Milletvekili Rıfkı Salim Burçak’tı. Milli Eğitim Bakanlığı yaptı ve Erzurum’a Atatürk Üniversitesini armağan etti.

İkinci R, Rıfkı Danışman’dı. 1969’da Adalet Partisi’nden Erzurum milletkvekili seçildi. Ulaştırma ve Kültür Bakanlıklarında bulundu.

Yoksulların babasıydı.

İşe aldığı, ekmek verdiği insanların sayısı binleri aştı.

Kimseye partisini sormadı.

Bakanlığındaki bürokratlara dahi. Sadece işlerinin ehli midir, dürüst müdür, bu meziyetleri aradı bürokratlarında.

Meselâ Kültür Bakanlığı’nda genel müdürlerin çoğu CHP’li diye bilinirdi. Hiç birisine dokunmadı, onlarla çalıştı.

Kültür Bakanı olduğu dönemlerde ben de Türk Haberler Ajansı’nın Doğu İlleri temsilcisi idim.

Rahmetli babamın can dostu, can arkadaşıydı.

Erzurum’dan Rıfkı ağabeyimizin bir nevi basın danışmanlığını yapardım.

Son gelişlerinde “bu böyle olmayacak, gel seni Ankara’ya alalım” dediğinde, geliş o geliş.

Ne yazık ki, O’nunla fazla çalışma imkânım olmadı.

Ben Bakanlık Müşavirliğine atandığımdan bir-iki ay sonra genel seçim yapıldı, Kültür Bakanı değişti.

Yeni gelen bakanın özel kalem müdürü “bu nasıl bakan odası?” diyerek bütün eşyaları değiştirdi.

Zira, Rıfkı Danışman mütevazı bir insandı. Çalışma masasını Yapı Tesisler Dairesi Başkanı rahmetli Aslan Tin’e yaptırdı, o beğenilmeyen masada sonraları ben oturdum.

Misafir koltukları mütevazı bir Türk ailesinin evindeki koltuklardan farksızdı. Hepsinin kumaşları eskimişti.

Dürüst ve şaibesi olmayan bir politikacıydı.

Devletin parasını kılı kırk yararak harcardı.

O’nun için makam odasını bile değiştirmedi.

Limonlu çay içerdi.

Beş vakit namazını kimseye çaktırmadan kılardı.

Ramazan iftarlarını yakınlarına evinde verirdi.

Diyanet İşleri eski Başkanımız Mehmet Nuri Yılmaz’la evine zaman zaman ziyaretine giderdik.

Bizimle şakalaşmayı, sohbet etmeyi severdi.

Son gidişlerimizde bizi tanımamasına kahrolmuştuk.

Sonrası hastahane ve rahmete giden yol.

Ulaştırma Bakanlığı ile ilgili bir anısını da şöyle aktarmalıyım:

O yıllarda Türkiye’ye telefon santralleri kurulacak. Köylere kadar telefon götürülmesi planlanıyor.

Siemens firması, Türkiye’ye santral satmak istiyordu.

Fiyatlar uygundu ama O kabul etmedi. “Santrali Türkiye’de üretirseniz anlaşabiliriz.” diyerek kestirip attı.

Firma, Rıfkı Danışman’ın bu direnci sayesinde santral fabrikasını Türkiye’de kurdu.

Birçok kişi de bu fabrikada ekmeğe kavuştu.

Ankara’daki devasa Milli Kütüphane Binası’nı da o kazandırdı ülkemize.

Ne yazık ki o kütüphane şimdi yok sayılanlar arasında.

O’nu çok özleyeceğiz, çok arayacağız.

Hayırla anılan bir politikacı oldu daima.

Yenilerinin örnek almasını dilediğim bir siyasetçi.

Hayırla yad ediyoruz ve mekânı cennet olsun diyoruz.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ