$ DOLAR → Alış: 18,44 / Satış: 18,51
€ EURO → Alış: 17,76 / Satış: 17,83

ERZURUM BÖYLE BİR ŞEHİR

ERZURUM BÖYLE BİR ŞEHİR
  • 26.08.2021

UZUN yıllar Erzurum’da yaşayan, aslen Konya’nın Seydişehir ilçesinden olan ve halen orada yaşayan emekli dahiliye doktoru Salih Kocaoğlu, bir zamanlar tanık olduğu şehrin parlak yıllarını kaleme aldı.

Hayatlarının bir döneminde yolu Erzurum’a okumak, memuriyet hayatını sürdürmek, askerlik yapmak amacıyla düşen, burada yaşadıkları süre içinde Erzurum’un sosyal ve kültürel hayatına daha yakından tanıklık eden ve belki o hayatın bir parçası haline gelen insanların, ayrılırken, ayrıldıktan sonra hüzünlü hallerine sıklıkla tanık olmuşuzdur.

Aradan yıllar geçmiş olmasına rağmen Erzurum’u unutmadığını her fırsatta ortaya koyan gönül insanlarından birisi olan Uzman dr. Salih Kocaoğlu’nun yazısını, kendi görüşlerimizle harmanlayarak beğenilerinize sunalım istedik. erzhaber

……..

YAŞI kırkın üzerinde olanlar, şimdilerde depreme dayanıklı değil denilerek boşaltılan Palandöken Devlet Hastanesi’nin, Sosyal Sigortalar Kurumu bünyesinde hizmet verdiği, Doktor Recep Almacı yönetimindeki parlak dönemini iyi hatırlayacaklardır.

Başhekim gibi değil, bir ağabeyi, bir dost, bir arkadaş yaklaşımı ve anlayışı ile hem hekimleri ve personelini idare eden, hem de hasta ve yakınlarına aynı samimiyetle davranan SSK Hastanesini sadece Erzurum’un değil, bölgenin en popüler, ilgi gören, kalite hizmet veren sağlık kuruluşlarından birisi haline getiren Recep Almacı döneminde görev yapan çok iyi doktorlar vardı. O doktorlardan birisi de, çoğu insanın hafızasında iz bırakan dahiliye mütehassısı Salih Kocaoğlu’ydu.

Şimdilerde memleketi Seydişehir’de yaşayan, dünün naif, sosyal yönü kuvvetli, kolay dostluklar kuran, sadece insanları değil, doğayı, çevreyi ve hayvanları da düşünen; bir toplantıda hiç yüksünmeden yemek artıklarını torbaya doldurup dağdaki köpeklerine götürecek kadar alçakgönüllü olan, fotoğraf çekmeyi çok seven dolayısıyla Erzurum’u görüntülemekten büyük keyif duyan insanı doktor Kocaoğlu, unutamadığı günleri ve o günlerde hafızasına kazıdığı bazı isimleri kaleme almış.

Erzurum’a, memleketine unutulmaz hizmetler veren ve sonraki yıllarda İzmir’e yerleşen koah hastası Recep Almacı ile uzun yıllar aynı hastane çatısı altında çalışan, zaman içinde emekli olan Salih Kocaoğlu, çoğumuzun unuttuğu, aklımıza gelmeyen insanları kaleme aldığı yazısında bakın neler demiş:

ERZURUM’UN PARLAK YILLARI.

Yaşantımızın önemli bölümünün geçtiği Erzurum’un parlak yıllarından ve o yıllarda sohbetlerine tanık olduğum, sağlıkta, sporda, kültürde sesini duyurduğu memleketin ismini dünyaya yayan insanların bir bölümünden bahsetmek istiyorum.

Sözünü ettiğim 1968 – 78 yılları arasında Erzurum, bugün de olduğu gibi bölgenin yönetim ve yatırım merkeziydi. Üniversite ve tıp fakültesi bizim için bir başkaydı. Ama şehir daha bir başkaydı. Çok farklı, kültürlü, saygılı, seven ve sevilen ne kadar çok insanı vardı, bilemezsiniz.
Spor ile başlayalım mesela…

Nihat Kabanlı…

Dünya ve olimpiyat şampiyonu güreşçimiz, Doğu Sineması yanında Aspava Pide Salonuni işletirdi.
Tevazu sahibiydi. Herkesle konuşur, diyaloğa girer, hal yatır sorar, dostlarını yalnız bırakmaz, dost sohbetlerinden geri durmazdı.

Bir diğer şampiyon Nazif Kuran!

Boksta ülkemizin ve Erzurum’un gururu Nazif Kuran, beraberinde sevgili ağabeyimiz Hilmi Özkutlu ve Baki Komşuoğlu ile birlikte o tarihlerde işletmeye yeni açılan Numune Hastanesi’nin kafeteryasına gelir bir yandan çay, kahve içerken diğer yandan yaptığı maçlardan ilginç anılarını, kendisine has hareketlerle anlatırdı…
İspanyolu dövdüm, karşıma bu defa Kübalı çıktı. O ara yüzümde bir şimşek çaktı, gerisini hatırlamıyorum diyen Nazif ağabeyiyi unutmak mümkün mü?

Hulusi Seven…

Kültürel yönüyle daha çok bilinen, Taşmağazaları çevresinde rastlayacağınız müzisyen, bestekâr Hulusi Seven ile sohbet edebilmek bir şanstı.

O yılların bir başka karizmatik insanı Kızılay Başkanı Mithat Turgutcan’dı. Tam bir İngiliz centilmeni havasında olan Mithat bey, Cumhuriyet Caddesi’nde dolaşır, ordu evine sıklıkla takılır üst düzey komutanlarla çay, kahve içerdi.

Diğer bir toplum temsilcisi, soyadını hatırlayamadığım Şoförler Odası Başkanı İhsan Bey’di. Elvis Presleyin kullandığı 1950 model kırmızı Kadillak ile Cumhuriyet Caddesi’nde tur atar, dikkat çekerdi.

Cumhuriyet Caddesi’ni dolaşırken şansınız varsa Erzurum Radyosu sanatçılarından Raci Alkır’a rastlardınız.

Yürürken hafif aksadığı için uzaktan gördüğümde Raci Alkır geliyor deyip heyecanlandığım o insana ve hayatını kaybeden Erzurum’un tüm değerlerine rahmet diliyorum.

Fırsat bulabilirsem gözlemlerimi aktarmayı sürdürmek isterim.

Herkese Seydişehir’den selamlarımı sevgilerimi yolluyorum.

İSTERSENİZ TIKLAYIN DİNLEYİN!

Etiketler: / / / / /

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ