$ DOLAR → Alış: 7,38 / Satış: 7,41
€ EURO → Alış: 8,95 / Satış: 8,98

BU BİR SEFERBERLİK ÇAĞRISIDIR

Öztürk AKKÖK
Öztürk AKKÖK
  • 11.12.2020

ERZURUM‘un dünü anlatan, dünden gelen yapıtları ile ilgili ortaya konan iki önemli çalışmadan birisi 1936 yıllarda, günümüzden tam 84 yıl evvel Abdurrahim Şerif Beygu tarafından kaleme alınan Erzurum Tarihi, diğeri ise bu çalışmadan 24 yıl sonra İbrahim Hakkı Konyalı tarafından 1960 yılında yayınlanan Âbideleri ve Kitâbeleriyle Erzurum Tarihi’dir.

*

Son çalışmanın üzerinden en az 60 yıl geçmiş olmasına rağmen “kültür ve medeniyet şehri” olarak anılan Erzurum ile ilgili bir farklı, detaylı bilimsel çalışma ortaya konulmamış, bilimsel olduğu iddia edilen çalışmaların önemli bölümü de Abdurrahman Şerif Beygu ile İbrahim Hakkı Konyalı merhumların yaptığı araştırma ve çalışmaların, güzel baskılı kopyası ve tekrarından çok da öteye ne yazık ki, gidememiştir.

*

O yıllardan bugüne geçen zaman içinde teknolojide önemli gelişme yaşanmış, o yenilikler ışığında yeni tarihi bulgu ve belgeler ortaya çıkmış, kazılar yapılmış; sonuçta Erzurum’un tarihini yeniden toparlama ve yazma gerekliliği ortaya çıkmıştır.

*

Gerek Abdurrahman Şerif Beygu, gerek İbrahim Hakkı Konyalı ve gerekse sonraki yıllarda sanat tarihçilerin ortaya koyduğu çalışmaların bireysel nitelikli olması, yığınla yanlışı ve hatayı beraberinde getirmiş, bu yanlışlar internet ortamında “kopyala, yapıştır” mantığıyla tekrarlanarak, çoğaltılarak yayılmış, sonuçta iş içinden çıkılmaz bir hal almıştır.

*

Çok fazla sayıda eski esere, yapıya, yapıta, çeşmeye, hana, hamama, medreseye, kaleye sahip olan, özel öneme sahip Çifte Minareli Medrese, Yakutiye Medresesi, Saat Kulesi ve Erzurum Kalesi gibi eserleri ile UNESCO Kültür Mirası’na çok öncelerden aday gösterilmesi gereken, ancak kimsenin önemsemediği, ilgilenmediği, ilgilenmeyi aklına bile getirmediği bu önemli konuyu, tarihi değerlerin hiçe sayıldığı, görmezden gelindiği bir dönemde, fazla ciddiye alınmayacağımızı bile bile gündeme taşıyalım istedik.

*

Çağrımı, Erzurum tarihine özel ilgi duyan bir vatandaş, belki bir gazeteci, bir kalem erbabı olarak şehrin yöneticilerine, sivil toplum kuruluşlarına, kültür derneklerine ve hepsinden önemlisi üniversitelere, sanat tarihçilerine, edebiyatçılarına yapıyor, duyarlılık gösterecek her bilim insanını, her dernek, cemiyet, vakıf yöneticisini, eli kalem tutan, düşünen, kafa yoran, tarihi değerlerin heba olmasından üzüntü duyan herkesi, her vatan evladını  bir büyük masanın etrafında toplanmaya, ortak bir çalışma yapmaya davet ediyorum.

*

Son zamanlarda hiç olmadığından daha fazla Erzurum’un sanat yapılarına, tarihi emanetlerine, eski eserlerine, taş yapılarına çok daha fazla ilgi duyan, dolaşan, yaklaşan, dokunan, arşivimizde yer alan eski görüntüleri ile karşılaştıran, bu süreçte Erzurum tarihi ve eserleri adına yığınla eksiğini tespit eden birisi olara;, araştırma adı altında yapılan hatalarla dolu kitap, dergi, tez ve dosyaların bir kenara itilerek, yerine hatalardan arındırılmış, bilimsel, ayakları yere basan, gerçekçi çalışmaların konulması gerektiğini söylemeden yapamıyorum.

*

Düşüncelerimi destekleyeceğine inandığım bir Yakutiye Medresesi fotoğrafını bu nedenle yazıma ekledim ve o tarihi yapının diğerlerinden farklı yanının olup-olmadığını uluorta sormak istedim.

*

Sadece Yakutiye Medresesi’nde değil, Çifte Minareli Medrese’de, Üç Kümbetler’de, Saat Kulesi’nde ve Ulu Cami’de yeniden değerlendirmeye tabi tutulması gereken, tarihçilere, bilim insanlarına, gezginlere sunulacak çok özel bilgi ve bulguların varlığından haberdar birisi olarak, Erzurum tarihinin bir kurul tarafından yeniden yazılması gerektiğini özellikle belirtmek istiyor…

Beğenilerinize sunduğum Yakutiye Medresesi fotoğrafına nasıl bir cevap alacağımı da en az sizler kadar merak ediyorum.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ