$ DOLAR → Alış: / Satış:
€ EURO → Alış: / Satış:

ERZURUM ÜRÜNLERİNİ NİHAT KILIÇOĞULLARI BÖYLE ANLATMIŞ

ERZURUM ÜRÜNLERİNİ NİHAT KILIÇOĞULLARI BÖYLE ANLATMIŞ
  • 22.10.2016

21-nhat

ERZURUM’un bugünlerde çarşı, pazarına yerli ürünler çıkmaya başladı. Başta patates ve lahana olmak üzere, şalgam, pekmez, fasulye, ceviz, göğermiş peynir türü yiyeceklere hemen her yerde rastlamak mümkün.

Çoğu Erzurum’a özgü bu gıda maddelerinin benzerlerini elbet başka yerlerde bulmak ve görmek mümkün. Ama aynı tadı ve lezzeti vereni bulunur mu, bu tartışılır. Gazeteci Nihat Kılıçoğluları, Erzurum’un bazı ürünlerine dikkat çekmek amacıyla sosyal medyada paylaşımlar yaparken, çok kısa, ama bir o kadar da anlamlı şiirsel bir değerlendirme yapmaktan da geri durmamış.

Kılıçoğlulları’nın bu paylaşımı bize, Şenkaya’nın çok değerli bir ismini, Hüseyin Köycü’yü hatırlattı. Çok eskilerde kalan kalan ve ismi ne yazık ki “unutulanlar” arasında yeralan Hüseyin Köycü’yü, Yazarımız Süreyya Çarbaş’ın birkaç yıl önce kaleme aldığı bir yazısı ve “Getir ha getir” şiiriyle analım istedik.

Önce Nihat Kılıçoğlulları’nın değerlendirmesi…

Bugünler gelince;
Tüm şalgamlar ARZIT’ın,
Tüm lahanalar SÖĞÜTLÜ’nün,
Tüm pekmezler TORTUM’un,
Tüm fasulyeler İSPİR’in,
Tüm patatesler HASANKALE’nin,
Tüm hıyarlar da IĞDASOR’un
olur Erzurum’da…

VE SÜREYYA ÇARBAŞIN YAZISI…

Şenkaya, Erzurum’un şirin ilçelerinden biri. Doğu Anadolu’nun en yüksek ve ulaşımı zor olan yaylalarının birinde, Allahuekber Yaylası’nda kurulmuştur. Şenkaya’nın akla ilk gelen özelliği okur-yazar oranının Türkiye ortalamasının çok üzerinde oluşudur. Bu oranın hemen hemen yüzde 100’e yaklaştığı Şenkaya’da aydınlanma meşalesini yıllar önce yakan ve ömrünü içinde yaşadığı toplumun eğitimi ve kalkınmasına adayan kişi Hüseyin Köycü’dür. Bizde, merhum Köycü’yü ölümünün 55. yıldönümünde analım, yeni kuşaklara anlatalım istedik.

Hüseyin Köycü adını ilçe sınırları dışına taşıyan ilk isim Şenkaya’nın yetiştirdiği mümtaz şahsiyetlerden biri olan Prof. Dr. Durkaya Ören oldu. Erzurum’daki mahfillerde Hüseyin Köycü’yü anlatan  Durkaya Hoca’nın önerisi üzerine Erzurum Kalkınma Vakfı, Hüseyin Köycü’yü anma toplantısı düzenledi. Daha sonra Hüseyin Köycü’nün torunu Prof. Dr. Koptagel İlgün, “Toplum Kalkınmasında Örnek Lider-Hüseyin Köycü” isimli bir kitap yazdı, “Hüseyin Köycü Eğitim Kültür ve Araştırma Derneği” kurarak dedesinin adını tüm Türkiye’ye duyurdu.

Eğitimi

Eski ismi Örtülü Köyü olan Şenkaya’da 1895 yılında dünyaya gelen Hüseyin Köycü, 5 yaşında mahalle mektebine verildi. Okula başladığı ilk günlerde harflerin tümünü ezberleyen ve kısa sürede Kur’an-ı Kerim’i okumayı ve yazmayı öğrenen Hüseyin Köycü, 12 yaşına geldiğinde ilmitilavetil Kur’an (Kur’an’ı hatasız okuma ilmi) ve inşa derslerini bitirdi. Bu arada, Arapça ve Farsça’yı öğrendi. Yine 12 yaşına kadar diğer müderrislerden ilmihal, İslami bilgiler, usul-i tahrir (güzel cümle kurma), tefsir, hadis, fıkıh ve kelâm dersleri aldı. Binbir güçlükle temin ettiği kitaplardan tarih, coğrafya, edebiyat, ekonomi, sanat, sağlık bilgileri edinerek kendini geliştirdi.

Neler yaptı neler?

Örtülü Köyü’ne 17 yaşında muhtar seçilen Hüseyin Köycü, ülkemizin işgal altında  bulunduğu yıllarda halkın milli şuurunu tetikleyen şiirler yazmaya başladı.1916 yılında yazdığı ‘ İslâm destanı’ isimli şiirini çoğaltarak çevresine dağıttı. Oltu ve havalisinde düşmana karşı halkı örgütledi. Ayrıca;

1917’de Oltu Gizli İslâm Cemiyeti’nin kuruluşunda yer aldı. Kosor (Akşar Nahiyesi) ve Örtülü teşkilâtlarını kurdu.1918’de Oltu’nun kurtuluşunda önemli rol oynadı ve Kosor Nahiye Müdürlüğü görevine tayin edildi. Aynı yıl Kars’ta milli müdafaa teşkilâtı olarak kurulan Milli İslâm Şûrası kurucu üyesi oldu. 1919’da Cenubi Garbi Kafkas Cumhuriyeti kurucu üyesi, Oltu Milletvekili ve Meclis  İdare Amiri  seçildi. Bunlara ilaveten Allahuekber Cephesi komutanlığı görevine getirildi. Bu hükümetin İngilizler  tarafından dağıtılmasından sonra Oltu Serbest Gençler Teşkilâtı’nı kurdu ve başkanı oldu. İkinci Oltu şûrası üyeliğine seçildi.1920’de Oltu İslam Terakkiperver Cemiyeti’nin kurucusu ve umumi kâtibi oldu. Bu yıllarda Kâzım Karabekir Paşa’nın Kars’ta çıkardığı haftalık Varlık Dergisi’nde makaleler yazmaya başladı.

1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kurulmasından sonra Oltu İlçesi İdare Heyeti Üyesi seçildi. Yaklaşık 17 yıl Erzurum İl Genel Meclisi üyeliği yaptı. Bu dönemde kendisini yörenin kalkınmasına ve halkın bilinçlenmesine adadı. Önce Örtülü Köyünü Şenkaya ismi ile ilçeye dönüştürdü. ‘Sarı Karton’ isimli yöresel bir kalkınma plânı hazırladı ve halka açık bir şirket ile kooperatif kurdu. Ardından eğitim seferberliği başlattı. Şenkaya’ya imece yöntemi ile bir ilkokul yaptırdı. Bununla yetinmeyen Hüseyin Köycü, kendi evini bağışladı ve özel okul statüsünde bir ortaokul yaptırdı. Bu okulda görevli öğretmenlerin maaşlarını kendi cebinden karşıladı. Usta eğiticiler getirterek ilçede 12 ayrı dalda el sanatı kursları açtırdı. Evlerde tezgâh kurarak ayakkabı imal ettirdi. Pazar yerleri kurdu, sergi ve panayırlar açtırdı. Buralarda el sanatı ürünlerini satışa sundu. Halk arasında ağaç sevgisini geliştirdi ve yörenin ağaçlandırılmasına önem verdi.

Kağnı arabaları ile turne

Toplumsal kalkınma yolunda tiyatronun önemine inanan Hüseyin Köycü, bu amaçla tiyatro eserleri yazdı ve kağnı arabaları ile çevre ilçelere ve köylere turneler düzenledi. Kendi kaleminden çıkan ‘Fedakârlar’, ‘Rum Değirmencisi ve Ramiz Bey’, ‘Sarhoş ve Ermeni Komitacı’, ‘Kadın ve Kuşun Konuşması’, ‘Himmet’in Oğlu’ gibi eserleri sahnelerde oynandı. “Çocuğunu yetiştirmesini bilen, bilmiyorsa öğrenen, öğrendiğini yerine getiren annelere ve böyle bir annesi olan çocuğa ne mutlu” diyerek anne eğitiminin önemini vurguladı. Bayanlara yönelik mutfak kursları açtırdı, evlenen kızlara birer mutfak kitabı hediye etti.

GETİR HA GETİR!

Gaz getir, sabun getir, tuz getir, kükürt getir
Ova’dan balla kaymak, Tortum’dan meyve pekmez
Tekman, Hınıs, Yazı’dan peynir ile kurut getir.

Masa catal, kaşıklar, tas, tencere sahanlar
Havuçla turp, sarımsak, kekik, çemen, tarhana
Domates, salça maçla, pastırmalar, tahanlar
Reçel, sirke, has turşu, süzülmüş yoğurt getir,
Radyo ve gramafon olsa geçer kederim
Yumurta, beyaz peynir, kaşarıda severim
Çocuğum aç ağlıyor, dolmamış memelerim
Sütüne inandığın, sütçülerden süt getir.

Oltu’dan keresteler, kehribar, pire tozu
Balkaya’nın kömürü, yaşatacaklar bizi
Etlik hayvan çok verir, Hınıs ve Karayazı
İspir’den iyi ceviz, tırnaklanmış dut getir

Gez, Oltu Tavuskar’ın tükenmez bağlarını
Dolaş o Şenkaya’nın kekikli dağlarını
Koyun, ineklerini, çok nefis yağlarını
Tavlı kuzularını, birkaç da körül getir

Elma, erik, armudun, ayvanın en hasını
Elma, kah, kızılcık, eriğin tamamını
Üzüm, dutun pestili, kaysının aşmasını
Al bunların hepsini, vaktinde kurut getir.

Bir ev dolu olursa şifa bulur hastası
Kadayıfı helvası, muhallebisi, pastası
Şehriye, makarna, erişte, nişastası
Pasin Daphan, buğdayını, çek ince öğüt getir.

Yağlı koyun etini, erken getir tez pişe
Kilerde olmalıdır, çokça kavanoz şişe
Bin bir çeşit yiyecek, nasıl eğlenir kışa
Ehlinden, ustasından yazılı öğüt getir.

Zarif, metin elbise kış için ayakkabı
Ucuzken al bunları, aybaşı gör hesabı
Tepeden tırnağa dek, şapka, şifon, çorabı
Ehli insaf tüccardan satın al yürüt getir.

Bacalar yapılacak, odalar boyanacak
Her eşya tamir ister, mutfak, mangal hem ocak
Her usta gelmelidir, çok iş var yapılacak
Sakın aldatmasınlar, yakasından tut getir.

Havalar soğukladı, ateşe geldi sıra
Şimdiden termometre düşmektedir sıfıra
Kok kömür, çam dalı, kuru pelit, has çıra
Dumansız ateş için, kurumuş söğüt getir

Paramız az, fayda yok, sarraftan, kuyumcudan
Lakin tutmak isterim, narinci turuncudan
Nazire olmak için Ketenci’ye Köycü’den
Bir manzumu ıslah et, ayar büyüt getir

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ