$ DOLAR → Alış: 7,80 / Satış: 7,83
€ EURO → Alış: 9,12 / Satış: 9,16

ERZURUM’A İHANETİN VEBALİ BÜYÜK OLUR

Öztürk AKKÖK
Öztürk AKKÖK
  • 17.04.2018

TURİZM Haftası’ndayız!

Amaç şehirleri, şehirlerin turizm değerlerini tanıtmak, insanların dikkatini o değerler üstüne çekmek.

***

Niyet bu ama…

Havuzbaşı’nda davul-zurna çalarak, bar oynatarak, okullarda şiir, resim ve yemek yarışmaları düzeleyerek şehre turist çekilir mi, taktirlerinize bırakıyorum!

***

Kış turizmi, Erzurum’un olmazsa olmazı.

Özellikle Palandöken büyük bir nimet. Ama “kimin için nimet?” derseniz, cevabı da ortada.

***

Eğer otel sahibiyseniz, mesele yok.

***

Ama olmadığımıza göre…

O vakit Palandöken’in de “kimin için nimet” olduğuna da varın siz karar verin.

***

Kış turizmi konusunda Doğu Ekspresi turlarını Kars’a, iç turizm hareketliliğini de Kayseri-Erciyes’e kaptıran Erzurum, kimse kusura bakmasın ama “nal toplar” hale geldi.

***

Hepimizin gözden ırak tuttuğu çok önemli bir ayrıntı var.

Erzurum, sadece kış turizmi ile tanımlamayacak, o ‘dar kalıba’ sığmayacak, sığdırılmayacak büyüklükte bir derya.

***

Bir ucundan diğerine 450 kilometre mesafesi olan, 20 ilçesi, bini aşkın köyü, dağları, akarsuları, ovaları ile inanılmaz zenginliğe sahip bir şehir konumundaki Erzurum ve içinde yaşayan insanı, ne bu nimetlerin ne farkında ve ne de o imkanları akıllıca kullanabilecek gayrette gözükmüyor.

***

Fırsat bulduğumuz an yazıyor…

Kimi zaman Tortum Şelalesi’ne, kimi zaman Öşvank Kilisesi’ne…

Bazen Narman’ın Peribacaları’na, İspir’un Çoruh Vadisi’ne, Hasankale’nin hazine dolu gizli ve gizemli vadilerine dikkat çekmeye çalışıyoruz.

***

Ne yazık ki, kendimiz yazıyor, kendimiz okuyor, asıl sorumluları oturdukları “sıcak ve rahat” koltuklarından bir türlü doğrultamıyo, gayrete getirtemiyor, düşünmeye sevkedemiyoruz.

***

Bir şehir düşünün ki, dünyanın farklı bölgelerine “kar’ın suyu”nu taşıyan üç büyük nehri var;

Ama gelin görün ki, Fırat akıyor, Çoruh akıyor, Aras akıyor, ne yazık ki, Erzurumlu öylece bakıyor.

***

Sadece boşa akın nehir sularına mı?

***

Tarihi hazinelere, biri diğerinden farklı görünüme sahip devasa dağlara, çiçeklere, böceklere, yüzlerce farklı kuş ve kelebek türlerine de aynı “boş ve umursamaz” gözlerle bakmıyor muyuz?

***

İletişim çağındayız.

***

Artık dünya hepimizin cebinde.

İstediğimiz an, istediğimiz yerden internet aracılığıyla istediğimiz bilgiye ulaşabiliyor, istediğimiz fotoğrafı bulabiliyor, istediğimiz videolara seyredebiliyoruz.

***

Son elde edilen bilgi ve bulgular, Erzurum’un kuruluşunun 7 bin yıl ötesine dayandığını söylüyor bize.

Amerika ve Kanada gibi gelişmiş koca ülkelerin geçmişinin sadece 300-400 yıl ötesine dayandığı göz önüne getirildiğinde, 7 bin yılın ne anlama geldiğini çok daha iyi anlar insan.

***

İşte böylesine zengin, böylesine dolu, böylesine gizemli bir şehirde yaşayan insanlar olarak bizler, eğer bu devasa büyüklüğe sahip imkanlardan yarallanamıyorsak, ne diye gidip de suçu ve suçluyu bir başka yerde ararız ki?

***

erzurumdanhaberler.com olarak bir kez daha Konaklı Turizm Merkezi’ni gündeme taşıdık.

***

Dünya Üniversiteler Kış Oyunları için 2011 yılında, kimilerine göre 300 trilyon lira harcayarak yaptırdık biz o merkezi.

Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın özel talimatıyla, biraz da “Erzurum’a kıyak geçilerek” yapıldı o yatırımlar.

***

İsteniyordu ki, turist gelsin, esnaf kazansın, insanların yüzü gülsün ve tabi ki Erzurum, kış turizminin merkezi olsun.

***

Ama gelinen nokta, herkesi şok ederken, Atatürk Üniversitesi’nin o dönemdeki Rektörü Prof. Dr. Yaşar Sütbeyaz’ı, yıllar sonra da olsa haklı çıkardı.

***

Kendisini rahmetle andığım ve çok da sevdiğim Sütbeyaz Hoca, “Bu tesislerin sorumluluğunu getirin bize (Atatürk Üniversitesi’ne) verin. Salonları da kampüs alanına yapalım ki, bir sahip çıkanı olsun. Yoksa o tesisler zamanla mahvolur, gider” demişti de kimseyi, özellikle de dönemin Gençlik ve Spor İl Müdürü Fatih Çintımar,’ı ikna etmeyi başaramamıştı.

***

Bugün başta Konaklı olmak üzere, tesislerin çoğunu, acınacak ve utanılacak hale getirenlerden umarız hesabı bir şekliyle sorulur.

Tabi hesap soranı olursa!

***

Turizm Haftası’nda yola çıkarak söze başlamıştık ya…

***

Turizm adına bu şehirde gerçekten bir şeyler yapılması isteniyorsa…

Hiç vakit kaybetmeden tanıtım seferberliği başlatılmalı, alanında isim yapmış profesyonel ekiplere tanıtım filmleri yaptırılmalı, uluslararası arenada göze hoş gelen çalışmalar yayınlatılarak, dünya insanlarının dikkati “dört mevsim” Erzurum’un üzerine çekilmelidir.

***

Kabul etmeliyiz ki, tanıtım “müsamere” ile, tanıtım “orta oyunu türü çalışmalarla” tanıtım “bar oynayarak” yapılmaz.

Bunlar, günü kurtarma adına amatörce yapılan faaliyetlerdir.

***

Turizm konusunda yetkili olan kim varsa, bugünden tezi yok, bir an önce “Erzurum’un turizm envanteri”nin hazırlanması için kolları sıvamalı, şehrin sahip olduğu değerler orta yere konmalı ve o güzellikler öncelik sırasına göre vitrine çıkartılarak şehrin uluslararası düzeyde tanıtımı yapılmalıdır.

***

İnsan dünden-bugüne yapılanlara, harcanan, ama boşa giden trilyonlarca liraya baktığında…

“Acaba şehri yönetmek için işbaşına getirilen insanlar, Erzurum’u geriye götürmek için mi gayret göstermiş” diye düşünmekten alamıyor kendisini.

***

Bugün hemen hiç birinin adının akla gelmediği ve “unutulanlar çöplüğünde” çoktan yerini aldığı o yönetici nüsveddelerine bu şehir elbet hakkını helal etmiyor, etmeyecek de.

***

Umarız bundan böyle biz, hepimiz, yapılan yanlışlardan ders çıkartır da, sahip çıkarız memlekete.

***

Yoksa, emanete ihanetin vebaninin ne kadar büyük olduğunun hepimiz farkındayız.

O vebalin altından kimse kolay kolay kalkamaz…

Hele de mevzubahis Erzurum olunca!

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ