$ DOLAR → Alış: 3,86 / Satış: 3,87
€ EURO → Alış: 4,55 / Satış: 4,57

MUCİZELER ŞEHRİ ERZURUM

Süreyya ÇARBAŞ
Süreyya ÇARBAŞ
  • 17.03.2017

BAŞLIĞI okuyup, hamaset yaptığımı zannetmeyin.

Çünkü bu ifade bana ait değil.

Bunu yazan ve söyleyen Eriş Ülger.

Kurtuluş savaşını, milli mücadeleyi, cumhuriyetle taçlanan devrimleri anlattığı “MUSTAFA KEMAL`İN ÖNDERLİĞİNDE HARP VE SULH” isimli 600 sayfalık kitabında Eriş Ülger, Erzurum Kongresi`ni, sonrasında yaşananları anlatırken Erzurum’la ilgili olarak hepimizi gururlandıracak cümlelere yer veriyor.

Erzurum Kongresi yapılmış, sonuçları açıklanmış ve bağımsızlık kararı dosta-düşmana ilan edilmiştir.

Erzurum’da maksat hasıl olmuş,

Sivas’a gidilecektir, ama nasıl?

“Çünkü ortada bir kaynak yoktu. Yoksul halkın nafakasından kesip bağışladığı üç beş kuruş, kongrenin masrafları için ucu ucuna bile yetişmiyordu. Erzurum Kongresi’nden sonra elde topu topu 100 lira kalmıştı. Bu para hangi derde deva olacaktı?”

Mustafa Kemal ve arkadaşları çaresizlik içinde kıvranıp durmaktadır.

İşleri mucizeye kalmıştır.

“Erzurum evliyalar şehridir. Her taşın altında binlerce yıllık tarih yatar. Asya`yı, Avrupa`ya bağlayan `İpek Yolu`nun Tac Mahal`idir. Bu yoldan her dilden, her dinden, her renkten insanlar gelip, geçmiştir. Bu topraklardan Attila`lar, Alparslan`lar, Timur`lar, Cengiz Han`lar, Romanos Diogenes`ler geçmiş, Sümerler, Akadlar, Etiler, Selçuklular, Karahanlılar, Karamanlılar kültürlerini hep bu topraklarda yeşertmişlerdir. Buralar binlerce yılın kültür mirasına sahip topraklardır. Bu topraklar kanla, barutla, günahla-sevapla yoğrulmuş topraklardır. Haykırışların, feryatların, iniltilerin Allah Allah seslerinin birbirine karıştığı topraklardır. Yeryüzünün, gökyüzüne en yakın olduğu topraklardır. Duaların, dileklerin, isteklerin en çabuk gökyüzüne ulaştığı topraklardır. Bu topraklar mucizelerin, kehanetlerin, olmazların gerçekleştiği topraklardır…”

Yazarın böyle tasvir ettiği bu topraklarda ümitsizliğe yer yoktur .

Derken, ortaya emekli binbaşı Süleyman Bey (Hatunoğlu) çıkar.

İşte mucize budur, adı da Süleyman Bey ve arkadaşlarıdır.

Süleyman Bey emekli maaşından biriktirdiği 900 lirayı arkadaşlarından topladığı 100 lira ile 1000 liraya tamamlayarak Mustafa Kemal`e ulaştırır.

Paşa ve arkadaşları rahat bir nefes alır, yola çıkılır.

Atatürk Erzurum`da gördüğü kadirşinaslıktan, inançtan, vatan sevgisinden, hürriyet aşkından mutlu ve umutludur.

Onun için Erzurum ve Mustafa Kemal ilişkisi bir başkadır. Kitabın sayfalarında bu ilişki şöyle anlatılmaktadır:

“Erzurum`un Mustafa Kemal Paşa`nın hayatında unutulmaz bir yeri vardır. Orada `İki Kazım` olayını yaşar. Askerlikten Erzurum`da ayrılır. Liderlik vasıfları Erzurum`da kalın hatlarla çizilir. Paşa Erzurum`dayken rütbeler, nişanlar, kordonlar padişah tarafından alınır. Ama bunlardan çok daha önemli olan halkın önderliği halk tarafından gene Erzurum`da kendisine verilir. Zeynel Mahallesi`nde, basit bir Erzurum evinin bir odasında beş kişi önünde yaptığı konuşma, sanki zafere susamış orduların önünde yapılan bir konuşmadır. Paşa bu konuşmasında coşkuludur. Türk ulusunun ölümsüzlüğünden, hürriyet ve bağımsızlığın Türklerin karakteri olduğundan bahseder…”

Sonrası malum.

Tüm dünyayı hayretler içinde bırakan bir mucize gerçekleşmiş

Erzurum`da ateşlenen bağımsızlık savaşı zaferle noktalanmış,

Anadolu`nun küllerinden yeni bir Türk Devleti kurulmuştur.

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI
  1. İhsan Ataman dedi ki:

    “Mucize” kavram olarak yanlış kullanılmış kitabın yazarı tarafından ve maalesef siz de aynen aktarmışsınız. Olağanüstü, fevkalade vb ifadeler kullanılabilir ama …

YORUM YAZ