Dolar 32,5140
Euro 34,6195
Altın 2.442,19
BİST 9.645,02
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Erzurum 19°C
Az Bulutlu
Erzurum
19°C
Az Bulutlu
Sal 22°C
Çar 24°C
Per 22°C
Cum 21°C

1 KASIM

1 KASIM
30 Ekim 2016 15:37 | Son Güncellenme: 30 Ekim 2016 21:36

BİR KASIM, O’nun doğum günü.

1924 yılının 1 Kasım’ında İsparta’nın İslamköy’ünde, Ümmühan-Yahya Demirel çiftinin ilk erkek çocuğu olarak dünyaya geldi.

Tarım toplumu olan bir Türkiye’de, küçük yaşta ailenin koyunlarını güttü.

“Çoban Sülü” lakabıyla hafızalarımıza kazındı.

Sonra, O Çoban’ı, 9. Cumhurbaşkanı olarak Çankaya Köşkü’ne çıkardı.

Artık, lâkabı “çoban” olan bir Cumhurbaşkanımız vardı.

Harika bir Cumhurbaşkanı.

Cumhuriyete tam sahiplik şuuru içinde, ettiği yemine sadık kalan, herkesi ve her kesimi kucaklayan, tarafsız bir Cumhurbaşkanı.

Oraya çıkarken “arkama bakmam” dedi, gerçekten de patisinden elini eteğini çekerek görev yaptı.

Hepimizin Cumhurbaşkanı oldu.

Başbakanlığı döneminde, O’na kin kusan muarızları bile, O’nun tarafsız ve özenli Cumhurbaşkanlığını alkışladı, hakkını teslim ettiler.

O, bir Cumhuriyet sevdalısıydı.

Isparta’nın Atabey İlçesi’ne bağlı İslâmköy’de, kardeşi rahmetli Şevket Demirel’in düzenlettirdiği Müze’deki babaevinde, başını öne eğerek girdiği kerpiç odaya göz gezdirirken, yanındaki vefalı doktoru Aylin Cesur’a şöyle dedi:

“İşte ben bu odada kardeşlerimle yaşadım.

Elektrik yoktu, gaz lambasıyla okur-yazardık.

Köy okulunu bitirdim.

Ortaokul yoktu.

Ortaokula gitmek için her sabah kilometrelerce yürür, kasabaya giderdik.

Sonra Afyon Lisesi…

Eğer bana Cumhuriyet nedir, diye sorarsınız. Size cevabım şudur:

Cumhuriyet benim işte!

İslamköy’den çıkmış bir köylü çocuğunu cumhurbaşkanı yapan, Cumhuriyet’tir. Cumhuriyet budur.

Bunu, Büyük Atatürk’e borçluyuz.”

Bir gün, kabulünde bulunduğum sırada, bana çalışmalarımdan dolayı sitayişkâr sözler ederken, ruhumu okşayan şu cümleyi kullanmıştı:

“Günde dört raporu okumadan yatağa girmem. Bunlar; Dış politika, asayiş,ekonomi ve bir de senin Meclis çalışmalarıyla ilgili raporun!”

Ayrıca şunu da eklemişti:

“Erzurum, milli manevi değerlerine bağlı olan bir ilimiz. Sen O şerefli şehrin evlâdısın. Oraya her gittiğinde hemşerilerine kucak dolusu selam ve sevgilerimi ilet.”

Erzurum için kullandığı cümle beni gerçekten çok mutlu etmişti.

Göğsüm kabarmıştı, gururlanmıştım.

1 Kasım O’nun doğum günü.

O’nsuz geçen bir doğum günü,

1 Kasım günü Isparta’da, mezarı başında anılacak.

Mazeretim dolayısıyla ne yazık ki orada olamayacağım.

Fatiham’la, dualarımla orada olacağım.

Erzurum’a kucak dolusu selamlarınızı iletiyorum.

Mekânın Cennet olsun sevgili Cumhurbaşkanım!

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.