Dolar 18,6371
Euro 19,6560
Altın 1.077,61
BİST 4.898,55
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Erzurum 3°C
Çok Bulutlu
Erzurum
3°C
Çok Bulutlu
Sal 3°C
Çar 5°C
Per 5°C
Cum 5°C

ERZURUM KİMLİĞİ HERŞEYE BEDEL!

ERZURUM KİMLİĞİ HERŞEYE BEDEL!
3 Nisan 2017 07:48
DOĞU‘nun en büyük şehirlerinden biri olan Erzurum, doğal güzellikleri, tarihi, kültürü, sosyal yapısı, insanların özelliği ve yaşamıyla eşsiz bir şehirdir.
Bu genel özellikler, şehri zengin bir kimliğe büründürmekte, aynı zamanda, güçlü bir imaj da kazandırmaktadır.
Erzurum, fiziksel görünüm ve gelişme açısından fazla yol almasa da, tarihi mirası son derece de etkileyicidir.
Dolayısıyla Erzurum; ekonomik, politik ve kültürel birçok konuların birlikte aıldığı bir mekân, bir yerleşme yeridir.
Şehrin coğrafi konumu, kültürü, mimarisi, gelenek ve görenekleri, yaşam tarzı, doğal olarak “dadaş kimliği”ni oluşturmuştur.
Herkes de bilir ki, Erzurum, “dadaşlar diyarı”dır!
Dolayısıyla bu şehri anlamak ve kavramak için, dünü ile bugünü ile ele almak ve değerlendirmek gerekir.
Erzurum, öyle “sıradan”, “kovuktan çıkma”, “sonradan olma” bir şehir, asla değildir.
Doğal çevre, toprak yapısı, iklim şartları, su kaynakları, bitki örtüsü, jeolojik durumu farklılık arzeder.
Şehrin insanı da, tıpkı toprağı gibi, birikimi, deneyimi, düşüncesi, davranışı ile “ben farklıyım” der zaten.
Bu açıdan ele alındığında, hele de günümüzdeki iç parçalayan haline bakıp, “of” çekmekten insan alamıyor kendisini.
Şöyle bir dile gelse Erzurum, ya da Tepsi Minare!
Tam dokuz asırdır, neler görmedin neler?
Sana kimler bayrak asmadı ki?
Şükür ki, hepsi Türk soyundandır, hepsi Müslüman’dır ve dokuz asır bu şehrin kimliğidir.
Bu şehrin kimliği; İlhanlı, Selçuklu, Saltuklu, Osmanlı, Türkiye Cumhuriyeti, Türk-İslam medeniyetleridir.
Bu şehrin kimliği; Herkesin saygınlığını kazanmış, güven duyulan, ideal bir vatandaş, gönlü ve sofrası dosta, düşküne açık insanıdır.
Bu şehrin kimliği; Palandöken, Allahuekber, Kop, Eğerlidağ, Deveboynu, Dumlu dağlarıdır.
Bu şehrin kimliği; İstanbulkapısı, Gürcükapı, Erzincankapı, Tebrizkapı, Harput apı, Karskapı’dır.
Bu şehrin kimliği; Karasu’dur, Aras’tır, Çoruh’tur..
Bu şehrin kimliği; Ulu Camii, Lalapaşa, Kale Mescidi, Çifte Minareli Medrese, Yakutiye, Üç Kümbet’tir,
Bu şehrin kimliği; Rabia Hatun, Abdurrahman Gazi, Habib Baba, Pir Ali Baba’dır.
Bu şehrin kimliği; Taş Ambarlar, Kongre Binası, Eski Hükümet Konağı, Eski Adliye Binası, Nenehatun Kız Lisesi, Tatbikat İlkokulu, Erzurum Lisesi, Levazım Amirliği’dir.
Bu şehrin kimliği; Aziziye ve Mecidiye Tabyaları’dır.
Bu şehrin kimliği; Hacı Cuma, Gadana, Gavurboğan, Sultan Melik, Dere Mahallesi, Çırçır, Yoncalık, Mahallebaşı, Muratpaşa, Hasani Basri Mahalleleridir.
Bu şehrin kimliği; Havuzbaşı, Paşalar, Cumhuriyet, İstasyon, Hastaneler ve nice caddelerdir.
Bu şehrin kimliği; Namazgâhlar, ahşap çatılı, toprak damlı evler, camiiler, kesme taşlar, tarihi çeşmeler, taş sokaklar, tırhışlı, çift kanatlı tokmaklı kapılardır.
Bu şehrin kimliği; Şairleri, alimleri, ulemaları, sanatçılarıdır.
Bu şehrin kimliği; Türküleri, barları, yemekleri, utanmadan, sıkılmadan kirlettiğimiz temiz havası, ayazı, beyazı, suyu, kışı, soğuğu’dur.
Bu şehrin kimliği; Yıpranmış çehresinde asırların bıraktığı derin izler ve hatıralarımızdır.
Şair Kemal Çoruh der ki;
Saymakla bitmez ki, bu şirin belde.
Kelime çok var ya, sayacak dide.
Hepsini sayarsam ne kalır elde…
Gelip de görmeye değer Erzurum!
Bu kudretli, ihtişamlı kimliğin önünde herkes saygıyla eğilmek mecburiyetindedir.
Bu aziz şehrin, bu kadim şehrin öz kimliğini kentsel yıkıma, tahribata, rant’a kurban vermemeliyiz.
Erzurumlu olup da, göz göre göre sessiz kalanlar vebal altındadır.
Bu ölümsüz kimliği oluşturan tüm değerleri korumak, her Erzurumlu’nun “birinci” görevidir.
Yenilenme ve yenileşme elbet olmalıdır.
Ama yıkarak, tahrip ederek, kültürün izlerin, dadaşın kimliğini ortadan kaldırarak değil!
Şehirlerimizi insanın mutluluğuna göre, yeniden şehrin kimliğini düşünerek yapılandırmalıyız.
Bilinçli olarak alınan “yıkım kararları”, ihaneten başka bilmem ki, nasıl değerlendirilir!
Sorulması gereken asıl ve önemli soru budur.
 
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.