Dolar 32,5576
Euro 34,9847
Altın 2.438,86
BİST 10.471,32
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Erzurum 28°C
Hafif Yağmurlu
Erzurum
28°C
Hafif Yağmurlu
Per 27°C
Cum 27°C
Cts 28°C
Paz 25°C

YA ERZURUM’DA DA DEPREM OLURSA!

ÜLKEMİZİ DERİNDEN SARSAN VE HEPİMİZİ ACILARA BOĞAN KAHRAMANMARAŞ MERKEZLİ DEPREM, HEMEN HEPİMİZİN AKLINA “EVLERİMİZ DEPREME NE KADAR DAYANIKLI?” SORUSUNU GETİRDİ.

YA ERZURUM’DA DA DEPREM OLURSA!
19 Şubat 2023 18:05 | Son Güncellenme: 20 Şubat 2023 19:54

KİMSEYİ paniğe sürüklemek elbet istemem. Ancak “gerçeklere vurgu yapmak da lazım gelir” diye düşünüyorum.

*

Depremle sarsıldık, hem de öyle bir sarsıldık ki, uzun süre toparlanmamız ve kendimize gelmemiz pek de mümkün gözükmüyor.

Her gün, her saat deprem bölgesinden ekranlara yansıyan görüntüleri içimiz parçalanarak, üzülerek ve kahrolarak izliyoruz.

*

Depremin açtığı amansız yaralar ne zamana sarılır, ne zamana kabuk bağlar bilemiyoruz.

*

Ölü ve yaralı sayısının her geçen gün arttığı deprem bölesinden zaman zaman güzel haberler de gelmiyor değil.

Depremden günler sonra enkaz altından insanların ve hatta bebeklerin sağ olarak çıkartılması herkesi sevindiriyor, mutlu ediyor.

*

Bir müddet sonra, depremin bilançosu ortaya çıkacak; “Kaç kişi öldü, kaç kişi yaralandı? Yıkılan ev ve işyeri sayısı ne kadar?” soruları illa ki, karşılık bulacak.

*

Yavaş yavaş kendimize geldiğimizde, bu defa dönüp memleketin haline, evimize, mahallemize, oturduğumuz konutlara bakacağız!

Ya da en azından bakmamız, bir değerlendirme ve muhasebe yapmamız gerektiğini kendimize telkin edeceğiz.

*

Erzurum, bulunduğu coğrafyanın en büyük şehri.

Nüfus geçen yıllara oranla azalıyor olsa da fiziki anlamda şehir giderek büyüyor, genişliyor.

Bundan 35-40 yıl öncesine kadar şehrin güneyinden uzanan Karayolları üst sınırdı.

Sınırın ötesinde, Palandöken’in eteklerine varan yüzlerce tuğla ocağı kent ekonomisine katkı sağlıyordu.

Kuzey’de de demiryolu hattının hemen altından başlayan ve Kân ile Şıh Köyü’ne kadar uzanan binlerce dönüm alanda üretim yapılıyordu.

*

Şimdi buralarda inanılmaz çoklukta konut var.

Yenişehir, Yıldızkent, Kayakyolu, Dadaşkent, Şükrüpaşa ve daha ismini hatırlayamadığım çok sayıda semt, tarım alanlarında vücut bulmuş durumda.

*

Deprem bölgesinde yerle bir olan binaları gördükçe, inanıyorum ki, hepimizin gözünün önüne mahallelerimiz, evlerimiz, işyerlerimiz geldi, gelmeye de devam ediyor.

*

Yeri gelmişken sorayım istiyorum:

“Bizim kimi yeni, kimi de oldukça eski konutlarımız 7 şiddetinde bir depreme karşı koyabilecek sağlamlıkta mı?”

*

Mesela son zamanlarda Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin başını çektiği, peşinden de onlarca müteahhidi sürükleyerek yaptığı/yaptırdığı gösterişli süslü konutlar ne alemde?

Çoğu sulak alanlara ve tarım arazilerine kondurulan konutların zeminleri sağlam mı?

Binalarda kullanılan çimentonun ve demirin kalitesi standartlara uygun mu?

Her biri milyonlarca lira telaffuz edilerek pazarlanan konutlar için kullanılan malzemeler ön görülen kalitede mi?

Bu konutları kim, hangi teknik eleman mimar, mühendis kontrol etti?

*

Düzenlediği basın toplantılarında “müteahhit edası”nda bilgiler sunan ve konut sektörüne hakim olduğunu her haliyle belli eden Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı sayın Mehmet Sekmen, yapımına öncülük ettiği konutlar için “Evet hepsi sağlam, standartlara uygun. Ben tamamına kefilim” diyebilir mi?

*

Erzurum, bölgenin şanslı illerinden birisi ve önde geleni.

Bu şans hiç şüphesiz iki önemli üniversiteye ve yetişmiş insan gücüne sahip oluşundan kaynaklanıyor.

*

Yarından tezi yok, Erzurum Büyükşehir Belediyesi’nin talebi ve sağlayacağı imkanlar dahilinde her iki üniversitenin bilim insanları Erzurum’u mercek altına almalı ve tüm binaları ivedilikle teste tabi tutmalıdırlar.

*

Geçtiğimiz beş on gün içinde ortaya atılan iddialar ve kulaklara fısıldanan bilgiler, Erzurum’un fiziki yapısının çok da sağlam olmadığına işaret ediyor.

Bu iddiaların gerçek olup-olmadığının tespitini elbet bilim insanları yapacak.

Bu konuda görüşlerine başvurduğum Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) Rektörü sayın Prof. Dr. Bülent Çakmak, her türlü analizi yapabilecek imkânlara üniversite olarak sahip olduklarını söyledi.

Aynı imkânlara ve belki daha fazlasına Atatürk Üniversitesi’nin de sahip olduğuna inanıyorum.

*

Üniversitelerimizin dışında çeşitli meslek örgütlerinin varlığı da bu şehir açısından birer büyük imkân.

*

Doğu Anadolu Fay Hattı üzerinde bulunan ve “deprem bölgesi” olarak anılan Erzurum’da yaşayan insanlar olarak önümüzü görmek istiyoruz.

Bunun için de hiç vakit kaybetmeden akılcı adımların atılmasını istiyor ve bekliyoruz.

*

Yalnız bir önemli gerçeğe dikkat çekmekten yazımı sonlandırmak istemiyorum…

Yapılacak kontrollerde Erzurum’da mevcut binaların önemli bölümünün depreme dayanıksız çıkacağı kuvvetle muhtemel.

En mütevazı haliyle sorayım:

Diyelim ki her 10 evden sadece ikisi, üçü depreme dayanıksız çıktı!

Halimiz ne olur?

Ve bu önemli sorunun üstesinden kim, nasıl gelir?

Bir fikriniz var mı?

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.