Dolar 31,3610
Euro 33,9443
Altın 2.068,94
BİST 9.134,58
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Erzurum 8°C
Az Bulutlu
Erzurum
8°C
Az Bulutlu
Cts 6°C
Paz 7°C
Pts 8°C
Sal 6°C

HACI NEVRES

HACI NEVRES
25 Aralık 2016 10:45

O’nu yakından tanıdım.

“Allah dostu” diye tanımlayabileceğimiz mütedeyyin bir müslümandı.

Hayatını terzilikle kazandı.

Erzurum’da en ucuz pantolonu o dikerdi.

O’nun esnaf ahlâkı incelenmeğe değer bir örnekti.

Diktiği pantolonun makas artığı kumaşından, iplik artığına varıncaya kadar her bir parçasını sahibine iade ederdi.

Aldığı  para ise günün şartlarına göre komik bir rakamdı.

Ya ikibuçuk, ya üçbuçuk.

Oysa, o günkü piyasada bir pantolonun dikiş fiyatı en az 15-20 lira idi.

Çok çalışır, az yer, az uyur, çok ibadet ederdi.

Et yemezdi. Hayatını sebze türünden gıdalarla idame ettirirdi.

Zayıf vücudunun üstünde uzun saçlı, derin bakışlı sevimli bir çehresi vardı.

Bakışlarının derinliğinden “acaba içimden geçenleri mi okuyor” kuşkusuna kapılırdı insanlar.

İslâm ahlâkını tam anlamıyla yaşayan bir mü’mindi.

İşi dışındaki tek işi ibadetti.

Doymak ve durmak bilmeyen bir ibadetle gündüz ve gecelerini doldurdu.

O’nu kış aylarında Erzurum’un sert ikliminde, kar ve boranında, şehrin beş kilometre dışındaki  Abdurrahman Gazi Türbesi yolunda görenler şaşırmazlardı.

Bazı sabah namazlarını türbede kıldığı bilinirdi.

Hiçbir tarikata, cemaata bağlı değildi.

Allah yolunun yolcusuydu.

“Bana şah damarımdan daha yakın olan Rabbim dururken, başkalarına ne hacet” diyerek yaşadı inandığı dini.

“Mürşidim Hz. Resulullah” dedi, başka mürşit aramadı.

Herhangi bir cemaate ve tarikata bağlanmadı.

Hep, Allah’ı şah damarından daha yakın hissederek yaşadı.

Harama el ve dil uzatmadı.

Kimsenin gıybetini etmedi.

Kimseyi ayıplamadı, kınamadı.

Herkese hoşgörü ile baktı.

Yanlış yolda olanlara “Allah ıslah etsin”duasıyla yaklaştı.

O bir efsaneydi.

Terzilikten biriktirdiği para ile Hacca gitti.

Döndüğünde de tam bir “züht” hayatı yaşadı.

Ramazan aylarının son günlerinde camilerde ihtikâfa girdi.

Aslen Bayburtlu idi.

Babasını ve ağabeyi Nevzat’ı çoktan kaybetmişti.

Annesini çok sever, ona derin bir sevgi ve saygı ile yaklaşırdı.

Her gün ziyaret eder, sırtına alarak evin avlusunda dolaştırırdı.

Bunu sevap kabul ederdi.

Erzurum’un gelmiş geçmiş en ucuza dikim yapan, en ahlâklı, en faziletli terzisi idi.

Aynı zamanda Ahi kültürünü temsil eden en iyi esnafı.

Hep “ölüm var” diyerek yaşadı, çok sevdiği Allah’ın huzuruna koşarak,sevinerek gitti.

Arkasında servet bırakmadı. Çocuklarına şerefini ve imanını rehber olarak bıraktı.

Yıllar önce.

Bu gün O’nun aziz geçmişini yad etmek isteği ile yazdım bu yazıyı.

Güzel ve anlamlı yaşanmış hayatlara not düşmek için…

Mekânı cennet olsun.

YORUMLAR

  1. FATİH dedi ki:

    Nevrez baba hangi sene rahmetli oldu