$ DOLAR → Alış: 5,76 / Satış: 5,79
€ EURO → Alış: 6,35 / Satış: 6,38

BİR VEFA TALEBİ VE MÜCELDİLİ KONAĞI

BİR VEFA TALEBİ VE MÜCELDİLİ KONAĞI
  • 08.11.2016

37-ayse

AYŞE Neslihan Hanım, Erzurum’un köklü ailelerinden birisi olan Hatunoğulları’na mensup, bu şehrin öz kültürü ile yoğrulmuş, biçim almış bir Dadaş kızı, Erzurum hanımefendisidir.

Şehrin gerek kültürel yapısına ve gerekse sosyal olaylarına farklı gözle bakan, yorumlayan, önerilerde bulunan Ayşe Neslihan Hatunoğlu, hepimizin bildiği, gördüğü, gidip oturduğu bir tarihi mekanı, Müceldili Konağı’nı yazdı.

Sosyal medyadaki sayfasında, “Müceldili Konağı’ başlığı altında yazdığı yazıyı, “vefa talebi”ni, isteklerini ve paylaştığı fotoğrafları, biz de Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen’e duyurmak arzusuyla sitemize aktardık.

Erzurum’un hemen her meselesinde görüş belirten, fikirler ortaya koyan, hassasiyet gösteren Ayşe Neslihan Hatunoğlu ablamıza erzurumdanhaberler.com olarak teşekkürlerimizi sunuyoruz.

İşte o yazı:

MÜCELDİLİ KONAĞI…

Günümüzde Erzurum’un gözde mekanlarından Büyükşehir Belediyesi bünyesinde hizmet veren “MÜCELDİLİ KONAĞI …”

Konak, yer olarak Erzurum’un en yüksek yeri, Esatpaşa yokuşunun başında, aynı adı taşıyan camiyle yan yanadır ve çok güzel bir manzaraya sahiptir.
1800’lü yıllarda büyük dede Fazıl bey tarafından yaptırılan iki katlı büyük taş konak, ülkenin adeta inişli -çıkışlı her dönemine şahitlik etmiştir…

Aynı konağın biraz küçüğü de, ailenin adını taşıyan köyleri Müceldi, şimdiki adıyla Övenler köyünde bulunmaktadır.
Fazıl beyin biri kız, üç evladı bulunmaktadır.

Canip Bey, Nejat Bey ve Av.Ömer Fazıl (Olgun) Bey’le evli olan kızı Mürüvet Paşa’dır..

Aile Birinci Cihan Harbinde Tokat ‘a muhacir gider.

Erzurum’u istila eden Rusların kumandanı konağı karargah olarak kullanır. Rusların Erzurum’u terketmesinden sonra, konak bu sefer Kâzım Karabekir Paşa tarafından karargah olarak kullanır, ta ki Erzurum’un düşman işgalinden kurtuluşunu müteakip, Müceldili ailesinin dönüşüne kadar.

Konak çok güzel döşelidir. Ancak muhacir gitmeyenlerden bazıları, bu durumu fırsat bilip, hoşlarına giden eşyaları talan etmekten kaçınmamışlardır.

Aile muhacirlikten döndükten sonra, bir de eşya toplama mücadelesi verir. Konakta büyük küçük herkesin müstakil odası, ayrı mefruşat mobilyası vardır. Ailenin evlatlarının arkadaşları da, o evde evlat gibi hatırlıdır…

Dede Fazıl Bey’den sonra, konakta oğul Canip Bey ve ailesi yaşamaktadır…

Canip Beyin; Vedat, Talat Bey, Sedat Bey ve Cihat Bey olmak üzere dört oğlu vardır…

Hem konak ve hem de aile ihtişamlıdır.

Siyasette de önde gelen ailedir…

Canip Bey, kuruluşundan vefat edişine kadar CHP İl Başkanıdır. İsmet Paşa Erzurum’a geldiğinde onlarda konaklar.

Canip Bey, eşi Aliye Paşa’nın vefatından sonra, evlenir ve konak dışına taşınır.

Konak, Talat Bey ve ailesi, Vedat Bey, küçük kardeş Sedat Bey ve Vedat Beyin kızı Yurdagül hanım (Yurda Paşa) arasında dörde bölünür.

Girişte solda Talat Bey ailesi ile, sağda Vedat Bey kardeşi ve kızıyla oturur. Üst katlar ise kiraya verilir…

Konakta eski nüfus yoğunluğu olmasa da, ihtişam aynen devam eder.

Ancak 60’lı yıllarda önce Talat Bey’in; akabinde 70’lerin başında İstanbul’da yaşayan Cihat Bey’in, 77’de ailenin büyüğü Vedat Beyin ve 79’da da küçük kardeş Sedat Beyin vefatıyla konak gerçek sahiplerini birer birer kaybeder.

Talat Bey’in evlenen çocukları da konaktan ayrılınca, Yurdagül Hanım hem acılara ve hem de yalnızlığa dayanamaz, o da İstanbul’a nakleder.

Artık o şaşaalı Müceldili ailesinden, konağın kanatlı kapılarını açacak kimse kalmamıştır.

Bir müddet kiracıların harabiyetine mahsur kalan konak, varisler tarafından satışa çıkarılır.

Ailenin büyük torunu Argun Müceldili, konağın harap haline aldırış etmez ve hayli yüksek bir fiyata binayı alır. Ancak, onun da sağlık sorunları başgösterince, Atatürk Üniversitesi’ne “MÜCELDİLİ KONAĞI” adını taşıması kaydıyla, bağış yapar.

Akabinde de bina, üniversite tarafından Erzrum Büyükşehir Belediyesi’ne aynı prosedürle devredilir.

Konak, bugün çeşitli davet ve toplantıların yapıldığı, lokanta kısmı dışında çay salonları ve bahçesiyle de yaşayan, güzel bir mirastır…

Ancak, kan bağıyla olmasa bile, can bağıyla, akrabadan yakın olduğum bu ailenin konakta bir tarihçesinin olmayışını büyük eksiklik olarak görüyorum.

Yine, mutfak konusunda mahir olan Canip Bey’in eşi Aliye Paşa’nın yemeklerinden bir iki tanesinin, spesiyal olarak, adıyla, sunumu olmalı kanaatimce.

Hemen her gidişte ben veya kardeşlerim bu konularda öneride bulunsak da, önerilerimizi duyan olmadı.

Çünkü, konakla ilgili detaylı bilgileri verebilecek son Müceldili de yaşlı ve İstanbul’da yaşıyor. ..

Bu anlatımdan sonra, detay için benden kaç kez telefon numarası aldılar, ancak o kadarla kaldı!

ZİYARETÇİ YORUMLARI
  1. Erzurum’un tarihen en eski sivil binasının Kullebi Akif Ağanın Ermeni mimar tarafından yapılan evi olduğunu bilirdim.Ayşe neslihan hanım Müceldili konağının tarihçesini yaparken konuyu yüz sene daha gerilere taşıdı. Müceldili konağının mimarı kimdi, eğer müslüman bir mimarın eseri ise bu daha sevinilecek bir durum.Bir diğer husus, zihnimde Müceldi ismi ile bağlantılı Argun Müceldili var. Kayakçı ve futbolcu kimliği ile biz gençlerin gözdesiydi.Eğer hayatta ise bilmek isterdim.Ayşe Neslihan hanıma teşekkürler. Erzurumun kültürü ile başka çalışmaları varsa onlara nasıl ulaşacağımı yazarsa çok sevinirim.

  2. Sumru Olgun Yılmaz dedi ki:

    Bende Müceldili konağında yetişen Mürüvvet Paşa nın (Fazıl Bey in Kızı) oğlu Gökalp Olgun un kızı ,rahmetli Av. Selami Yılmaz ın eşiyim.
    Neslihan benim de gördüğüm ve çok çok üzüldüğüm bir noktaya değinmiş ,konağın geçmişiyle ilgisi olmayan bir hikaye yazılmıştı anlatmaya çalıştım ,gerekli yerlere ilettim ama İstanbul a döndüğüm için de ilgilenemedim .şimdi ne durumda bilemiyorum

YORUM YAZ