$ DOLAR → Alış: 6,93 / Satış: 6,96
€ EURO → Alış: 8,14 / Satış: 8,18

TESBİHAT NEDEN YOK HOCAM?

TESBİHAT NEDEN YOK HOCAM?
  • 22.07.2020

ÜLKE olarak korona illetiyle karşılaştığımız günlerde, mart ayının başlarında yığınla önlem alındı.

O önlemler arasında camilerde ibadet yasağı da vardı.

Cuma namazları iptal edildi, cemaatle toplu namaz kılınması uzun süre yasaklandı.

Vakit namazlarından sonra, müezzinler marifetiyle yapılan tesbihat da o yasaklardan payına düşeni aldı.

Sonraki zamanlarda yasaklar yavaş yavaş gevşetildi.

Önce camilerde öğle ve ikindi namazlarının, sosyal mesafe kuralına uyulması kaydı şartıyla ve maskeli olarak kılınmasına izin verildi.

Normalleşme, cuma namazlarının cami dışında; spor alanlarında, parklarda, bahçelerde kılınmasına izin verilmesiyle devam etti.

Ve derken yasaklar daha da gevşetildi, camilerde 5 vakit namazın cemaatle kılınması, tesbihatın bireysel yapılması şartıyla serbest oldu.

Vakit namazlarında camilere giden vatandaşlar, namazlarını cemaat halinde kılıyor, ancak sıra tesbihata geldiğinde kendileri yapıyor ve dağılıyorlar.

Virüs ile tanışıklığımızın olmadığı normal zamanlarda namaz sonrasında okunan aşırlar, artık hiç okunmuyor.

Camilere maskesiz girilmemesi gerektiğine dair yazılar dikkat çekecek noktalara, giriş kapılarına asılarak vatandaşlar uyarılıyor.

Salgına karşı alınan kararlar camilerde “tavizsiz” uygulanırken, virüsün daha kolay bulaşması kuvvetle muhtemel olan çarşıda, pazar yerlerinde, toplu ulaşım araçlarında düğünlerde, kutlamalarda sosyal mesafe kuralarının hiçe sayılması, çoğu insanın da maskesiz olarak toplumun içinde dolaşmasına ses çıkartılmıyor.

Hal böyleyken, camilerde tesbihat yasağının devam ediyor oluşu, “bu ne lahana, bu ne perhiz” sözünü akıllara getiriyor.

“Acaba tesbihatın yapılması ya da yapılmamasının, salgının artması veya azalmasına yönelik doğrudan bir etkisi mi var?” sorusunu akıllarına getiren vatandaşlar, bu konuda müftülüklerden açıklama bekliyorlar.

Tesbihatın yapılmamasını “çok önemli bir eksiklik” olarak gören vatandaşlar, “Toplumu ciddi anlamda tehdit eden bu illete karşı önlemler alınmalı, alınan önlemlere de uyulmalı. Buna kimsenin bir şey dediği yok. Ama önlemleri sadece camilerde alır, düğünde, dernekte, maç kutlamalarında, otobüslerde, minibüslerde sosyal mesafe kuralarının hiçe sayılmasına göz yumarsanız, bu çiftestandart bir uygulama olur, yanlış olur. cami görevlileri elbet kendilerine verilen talimata göre hareket ediyor. O yasağı koyan her kimse, Diyanet İşleri Başkanlığı’ysa, bu ikileme son vermeli ve gereğini yapmalı” diye konuştular. erzhaber

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ