Dolar 18,6377
Euro 19,5783
Altın 1.070,73
BİST 4.827,04
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Erzurum 4°C
Az Bulutlu
Erzurum
4°C
Az Bulutlu
Per 3°C
Cum 5°C
Cts 7°C
Paz 8°C

BU SORU ZEHRA HANIM’A GİTSİN

BU SORU ZEHRA HANIM’A GİTSİN
3 Eylül 2022 09:40 | Son Güncellenme: 3 Eylül 2022 09:43

SELÇUK PARSADAN!

Yaşı elliye yakın insanlar, hafızalarının bir köşesinde saklı duran; dönemin başbakanı Tansu Çiller ile Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel başta olmak üzere çok birçok kişiyi, büründüğü sahte kimliklerle, özelliklide sanatçı Perihan Savaş’ın adını kullanarak dolandıran…

Dolandırdığı ünlü isimler arasında Galatasaray Kulübü eski Başkanı Adnan Polat, ve dönemin Gaziantep Belediye Başkanı Celal Doğan’ın da bulunduğu…

Bir emekli orgeneralin sesini taklit ederek Başbakan Tansu Çiller’den 5 buçuk milyar lira parayı örtülü ödenekten banka hesabına aktartan Selçuk Parsadan’ı mutlaka hatırlayacaklardır.

*

Çok daha gerilere gidildiğinde; bu defa 1950’li yıllarda İstanbul’da Galata Köprüsü’nü, tramvayları, şehir hatları vapurlarını, kamuya ait mülkleri saf vatandaşlara satarak, ya da kiraya vererek dolandıran, hakkında kitaplar yazılan, filmlere konu olan Sülün Osman, ya da tam adıyla Osman Ziya Sülün çarpacaktır göze.

*

Şimdilerde ise, bir kadın milletvekili ile evli, özel üniversitelerden birisinin rektörlüğünü yapmış, görev yaptığı yıllarda işine gelen insanlara hediye niteliğinde diplomalar dağıttığı iddia edilen, hakkında 18 ayrı suç dosyası bulunan bir profesör, ya da Parsadan’a rahmet okutacak bir “yarsatan” var gündemde.

*

Yaşananları dikkatli gözlerle süzen ve anlamaya çalışan bir gazeteci olarak, arısının görüntülerini gizlice çekip organize suç örgütü lideri Sedat Peker’e gönderecek kadar küçülen, eşinin mal varlığını üzerine geçiren, iddiaya göre yurtiçi ve yurtdışında, özellikle Yunanistan’da yatlar, katlar alan Ünsal Ban’ın yaptıklarını, nikâhlı karısını, yani yarini satan, onu acımasızca sırtından hançerleyen birisi olarak gördüğümü özellikle belirtmek istiyorum.

*

Çok ciddi iddiaların ortada cirit attığı, milyon dolarların havada uçuştuğu, haberlere getirilen yayın yasaklarıyla birlikte hemen her insanın dikkatini çok daha fazla çeker hale gelen ve gizemli bir şekle bürünen, işin içinde farklı isimlerin yer aldığı bu skandallar zincirinin Erzurum’u ilgilendiren, aslında ilgilendirmemesi gereken yanı, olayların odağında yer alan Zehra Taşkesenlioğlu’nin sadece ve sadece buralı oluşudur.

*

Şeref ve haysiyetin vücut bulduğu, yurt sevgisinin ön planda olduğu, aç ama tik (dik) gezen onurlu, bir o kadar da mazlum insanların çokça bulunduğu bu kadim şehrin isminin böylesi olur olmaz olumsuz konularda sık sık gündeme geliyor olmasından her Erzurumlu gibi ben de ciddi rahatsızlık duyuyorum.

*

Filler çarpışıyor, çimenler eziliyor.

*

Bu olayda çarpışanlar her ne kadar fil değilseler de, onların yüzünden Erzurum’un imajının bozulması, saygınlığının zedelenmesi için, adının acımasızca gündemde inatla ve ısrarla tutulduğu inancı bende giderek ağırlık kazanıyor.

*

Oysa bu konuda Erzurum’un bir kusurunun olmadığını herkes iyi biliyor.

“Erzurum insanı seçmeyi beceremiyor, asıl kusur burada” denilirse, o ayrı tabi!

*

Dün akşam Halk TV ekranlarında konuyla ilgili bir değerlendirme yapan İYİ Parti Erzurum Milletvekili Naci Cinisli’nin verdiği, aslında çok da üzerinde durulmayan bir bilgi ya da ayrıntı bende Zehra Taşkesenlioğlu’nun eşi, sevdiği, kocası tarafından dolandırıldığı kanaati uyandırdı.

*

Şöyle ki;

Naci Cinisli, 23 Temmuz Erzurum Kongresi kutlamaları için 22 Temmuz’da Erzurum’a geldiğini, aynı uçakta Zehra Taşkesenlioğlu ile eşi Ünsal Ban’ın da bulunduğunu belirtti, yol boyu sohbet ettiklerini ifade etti ve “O gün ben, aralarında herhangi bir olumsuz duruma tanık olmadım” dedi.

*

Zehra Taşkesenlioğlu, aradan geçen 20 günde neler görüyor, öğreniyorsa, hiç kimsenin beklemediği bir sırada, Ünsal Ban’dan boşanmak istediğine dair 19 sayfalık 18 Ağustos 2022 tarihli dilekçeyi mahkemeye sunuyor.

*

Kıyamet de zaten ondan sonra koptu.

*

Günlerdir Zehra Taşkesenlioğlu’nun neredeyse tüm mal varlığını kocasına kaptırdığı söylenen servetini nereden ve nasıl elde ettiği, milyon dolarları hangi işleri yaparak kazandığı ve nerede sakladığı sorgulanıyor.

*

Gün susma değil, konuşma, gerçekleri kamuoyu ile paylaşma zamanıdır.

*

Olayın aynı zamanda mağduru da olan, bugünlerde partisi, seçmenleri ve hatta köylülerinin sırt döndüğü, kimsenin arka çıkmadığı, yalnızlığa ittiği Zehra Taşkesenlioğlu, Sedat Peker’in yayınladığı o videoda “sizin yüzünüzden” diye suçladığı kişileri ve kirli oyunun içinde kim varsa tümünü açıklamak zorundadır.

*

Elbet insanın kendi hayatı özeldir.

*

Milletvekili seçilmiş, öncesinde ve hatta sonrasında ticaretle uğraşmış, tee Afrikalar’a gitmiş, Tanzanya’da çeşitli iş bağlantıları kurmuş, İstanbul Ticaret Odası (İTO) Meclis Üyesi olmuş bir kadın, nasıl olur da evleneceği insanı sormaz, sorgulamaz, onun neredeyse suç örgütü kuracak kadar kabarık bir suç dosyasına sahip olduğunu öğrenmez.

*

Kaç günden beri herkes olaylara yönelik olarak bir neden, bir makul sebep arıyor…

*

Hani “aşk insanın gözünü kör eder” derler ya…

*

Sakın o neden, o makul sebep bu olmasın?

YORUMLAR

  1. Riza GÜLER dedi ki:

    Yok hemşerim öyle, erzurumlu gariban dürüst, zehra sadece erzurum doğumlu doğru söylem değil.
    3 dönem erzurum halkı %70 oranında bunlara oy verdi, acın sosyal medyanın geçmiş dönemindeki şakşakcilar Zehra için duzdukleri methiyelere bakın.
    Yarın seçim olsa Erzurum yine ful a ke pe ya oy verecek,
    Sanki diyer vekiller zehra dan çok da farklı değiller, onların kirlilikleri zehra kadardır.

  2. Alim Mikdat Özden dedi ki:

    Doğru söylüyorsun ve kardeş Aşk insanın gözünü kör eder. Ancak bu aşk insanlar arasında ki aşk değil insanla para arasında ki AŞK.
    Olayda mağdur olan ne Taşkesenlioğlu ailesi ne Zehra Taşkesenlioğlu ne de Erzurumlu bu olayın tek mağduru var O da ERZURUM.