$ DOLAR → Alış: 5,74 / Satış: 5,77
€ EURO → Alış: 6,38 / Satış: 6,40

ERZURUM BÖLÜNSE KAZANIR MI, KAYIP MI EDER?

Öztürk AKKÖK
Öztürk AKKÖK
  • 26.06.2019

ERZURUM, büyükşehir statüsünü Anavatan İktidarı döneminde aldı.

***

O günlerde, böyle bir statüyü almanın yolu, 1 milyon nüfusa sahip olmaktan geçiyordu, Erzurum’un da bir milyon nüfusu yoktu, zaten hiç de olmadı.

***

Bu işe karar veren ekibin başında, dönemin kudretli bakanlarından Mehmet Kekeçeciler vardı ve Erzurum’a karşı ciddi direnç gösteriyordu.

Yoğun kamuoyu baskısı, o direnci kırmaya yetti, gün geldi Erzurum, Türkiye Cumhuriyeti’nin büyükşehir ünvanlı 16’ncı şehri olarak kayıtlara geçti.

***

Öncesinde zannediyorduk ki, Erzurum büyükşehir ünvanı alırsa çağ atlayacak, “makûs talih” değişecek, sorun ve sıkıntılar azalacak!

***

Öyle olmadı ama.

Aradan 20 yılı aşkın zaman geçti, Erzurum’un adı büyüdü, kendi küçüldü!

***

Bir farklılıksa, kent merkezinde üç ilçe (Aziziye, Yakutiye, Palandöken) oluştu; o kadar.

***

Bir zamanlar Doğu’nun Paris’i diye tanımlanan, suyu ve havası temiz, insanları mert bir ticaret şehri olan Erzurum, bu özelliğini kaybetmeye başladı ve hatta kaybetti.

***

Göç, önemli bir olumsuz olgu olarak karşımıza dikildi; insanlarımız kaçarcasına Erzurum’u terketti.

Atatürk Üniversitesi’nden yüzlerce bilim insanı başka üniversiteler tarafından adeta kapışıldı. Bu olumsuzluğun üzeri sonraki zamanda, “üniversite kuran üniversite” payesiyle kapatılmaya çalışıldı.

***

Acziyetin ve biçareliğin makyajlı hali.

***

Sınır ve liman kenti olmamasına rağmen, sırf Erzurum’a, Erzurum olduğu için, dönemin hükümeti tarafından verilen “Serbest Bölge ” imtiyazı kullanılamadı.

***

Erzurum’a ayrıcalık ve prestij kazandıran Hürriyet, Türkiye, Sabah ve Zaman matbaalarının Trabzon’a kaydırılmasına herkes seyirci kaldı.

Sosyal, siyasi ve ekonomik yönden oldukça iyi bir noktada olan bölgesinin merkezi kenti Erzurum, yıllar geçtikçe bu gücünü ve özelliğini de yitirdi.

***

Kültür ve medeniyet şehri olan Erzurum’un, eski mahalleleri birer birer ortadan kaldırıldı.

***

“Kentsel dönüşüm” adı altında başlatılan “yıkım” çalışmalarına, kadim mahallelerin isimlerinin silinmesi olumsuzluğunun eklenmesi, bardağı taşıran son damla oldu.

***

Erzurum’un bugün bu haline bakıp, “Bu şehir, cumhuriyeti kuran bir şehirdir” demek mümkün gözükmemektedir.

***

Kan kaybının sürdüğü, istatistiklere bakıldığında net biçimde gözüküyor.

Kötü gidişe siyasetçisinden bürokratına, STK’lardan üniversitelere, gazetecilerden akademisyenlere varıncaya kadar hemen herkesin “dur” demesi gerekir.

Bunun için öncelikle “beyin fırtınası” estirilmeli, “neler yapılmalı?” sorusuna her kesim, kafa yormalı ve gereken cevapları ivedilikle bulmalıdır.

***

Bu açıdan hareketle biz, erzurumdanhaberler.com olarak bu sitede, Duvar Gazetesi olarak Cem Atmacı ile sosyal medyada çeşitli öneriler ortaya atıyor, Erzurum’un sosyal ve ekonomik yönden eski gücünü yakalaması adına fikir üretiyor, önerilerde bulunuyoruz.

***

Son programda, Erzurum’un LGS’de aldığı başarısız sonuçlara da atıfta bulunarak, geniş bir coğrafyaya yayılmış şehrin 3’e bölünmesi gerektiğini söyledik.

***

25 bin kilometrekare büyüklüğündeki coğrafyada, önemli doğal zenginlikler olduğu, ancak bu potansiyelin yeterince değerlendirilmediği bilinen bir gerçek.

***

Narman Peribacaları, Tortum Şelalesi, Çoruh Havzası, tarihi kiliseler ve kızıl renkli dağların ilgi çektiği o coğrafya, bir turizm cenneti haline gelebilir.

***

Yine yaylaları, zengin bitki örtüsü ve büyükbaş hayvan potansiyeline sahip Erzurum’un Güney ilçeleri, hayvancılığın kolaylıkla merkezi olabilir.

***

Erzurum ise eğitim, kültür, sağlık ve spor merkezi olur.

***

Eğer bu potansiyel, mevcut imkanlarla ve yönetim anlayışıyla değerlendirilemiyor, parlatılmıyor, turizme ve ekonomiye kazandırılamıyor ise, o iki bölgede (biz Oltu ve Hınıs’ı önerdik) iki ilçenin şehir haline getirilmesiyle sorunlara kalıcı çözümler getirilebileceği önerisini ortaya attık.

***

Bu bir “radikal” adımdır ve böyle radikal adımların atılmasıyla sorunların çözülebileceğine inananlardanız.

***

Eğer Erzurum üçe bölünürse, büyükşehir statüsünü kaybedermiş.

Elhak doğrudur.

***

Ama gelin elimizi vicdanlarımıza koyarak şu soruya cevap verelim:

Bugünkü halimiz mi, yoksa 20 yıl öncesinin Erzurum’u mu?

***

Son söz olarak diyorum ki;

Erzurum sorun ve sıkıntılarından mümkün mertebe arınacak, başta turizm olmak üzere, hayvancılıkta, ticarette, eğitimde önemli mesafeler alınacak, işsizliğe, ekonomik durgunluğa çareler bulunacaksa…

Varsın büyükşehir statüsü de kurban edilsin.

Olmasın Erzurum Büyükşehir Belediyesi de, olsun Erzurum Belediyesi…

Ne kaybetmiş oluruz?

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ