$ DOLAR → Alış: 5,79 / Satış: 5,81
€ EURO → Alış: 6,51 / Satış: 6,53

BİRİ BİRİNE MECBUR İKİ ÜLKE / دو کشور محتاج به هم

BİRİ BİRİNE MECBUR İKİ ÜLKE / دو کشور محتاج به هم
  • 20.03.2019

AYNI coğrafyanın iki komşu ülkesi; biri Türkiye Cumhuriyeti, diğeri İran İslam Cumhuriyeti…

Öyle iki ülke ki, biri birlerine tarihi ve kültürel bağlarla sıkı sıkıya bağlılar.

Dost ve düşmanları genelde “ortak” olan Türkiye ve İran, sadece sınır komşusu oldukları için değil, aynı tasayı, aynı sevinci, aynı kederi ve aynı kaderi paylaştıkları için, biri birlerine “mahkum ve mecbur” iki ülke konumundalar.

Gerek dünya genelinde yaşanan olaylar ve gerekse bölgesel gelişmelerden kaynaklanan sıkıntılar nedeniyle geçmişte zaman zaman gerilen ve hatta kopma noktasına gelen komşuluk ilişkilerinin, yerini şimdilerde “bahar sıcaklığı ve güzelliğine” bıraktığını, başta iki ülke liderlerinin dostane yaklaşımlarına bakarak görmek ve anlamak mümkündür.

Sadece ülke liderlerinin kucaklaşmaları değil, aynı zamanda ülke insanlarının da sosyo-kültürel ilişkilerini sağlam temeller üzerine oturtmaya başlamış olmaları, savunduğumuz bu gerçeği perçinlemektedir.

Tarihin derinliklerinden gelen komşuluk ilişkilerinin giderek çok daha samimi, çok daha pürüzsüz ve engelsiz bir düzleme yayıldığı şu hoş, bir o kadar da zor ve sıkıntılı dönemde, sorunları bir ve beraber hareket etmemiz halinde alt edebileceğimizi ortadadır.

Gerek İran ve gerekse Türkiye’nin, dünyada ve bulunduğumuz coğrafyada yaşanan gelişmelerden olumsuz şekilde etkilenmemesi, ekonomilerinin çok güçlü olması halinde ancak mümkün olabilecektir.

Dünya genelinde yaşanılan savaşlar, buhran ve bunalımlar, istikrarsızlıklar, art arda gelen tehditler, ekonomik darlıklar, salgın hastalıklar, kıtlık ve yokluklar; kısacası bütün sosyo-ekonomik sıkıntılar, ister yönetim düzeyinde olsun, ister ülke insanları olarak, bir araya gelmemiz ve asgari müştereklerimizi kaba hatlarıyla da olsa belirlememiz gerektiğini bizlere göstermektedir.

Demin de ifade etmeye çalıştığım gibi, biz biri birimize mecbur iki ülkeyiz.

Sadece ekonomilerimizi güçlendirme anlamında değil, sağlıkta, eğitimde ve kültürel alanlarda da bir ve beraber hareket etmemiz gerektiği, artık iyiden iyiye anlaşılmıştır.

Türkiye Cumhuriyeti’nin Doğu’ya açılan büyük kapısı Erzurum ile İran İslam Cumhuriyeti’nin kadim şehri Tebriz, geçtiğimiz yıllarda yapılan karşılıklı anlaşmayla “kardeş şehir” ilan edilmiş, bu anlaşma o günlerde her iki şehir insanı arasında sevinç rüzgarları estirmişti.

Ancak, ilerleyen zaman içerisinde daha güçlü esmesi beklenilen rüzgar dinmiş, bu sükunet, hayal kırıklıklarını da beraberinde getirmiştir.

Oysa gerek Erzurum ve gerekse Tebriz’de yaşayan insanlar, “gardaş” olmanın güzelliklerini, faziletini ve sağlayacağı coşkuyu doyasıya yaşamak istemekte, bu isteklerini de hemen her fırsatta ortaya koymaktadırlar.

Erzurum, bir tarih, kültür ve medeniyet şehridir.

Bu kadim kentin meydanlarından birisinin adı, Tebrizkapı’dır.

Bu isim bile başlı başına, Erzurum insanının, Tebriz halkına ne kadar samimi ve içten duygular beslediğinin bir göstergesi gibi gelir bana.

Yapılan kazılarda ortaya çıkartılan bulgular, Erzurum tarihinin 7 bin yıl öteye gittiğini gözler önüne sermiştir.

Önceden 4 bin yıl olarak biliniyordu.

Dünyanın sayılı, Avrupa’nın en büyük şelalesine sahip, çok sayıda medeniyet ve uygarlığın bıraktığı tarihi yapı ve eserleri ile göze batan, her biri ayrı gizeme ve güzelliğe sahip vadileri, ovaları ve dağlarının yanında jeotermal kaynakları ile de adından sıkça söz ettiren Erzurum, aynı zamanda bir kış sporları merkezi olarak da dikkat çeker.

Avrupa’nın “en iyi ve modern” kayakla atlama kulelerine, buz hokeyi salonlarına da sahip Erzurum’un sırtını yasladığı Palandöken Dağı, kaliteli kar’ı ve uzun pistleri ile kayak sporuna gönül vermiş insanların ilgi odağını oluşturur.

Geçtiğimiz yıl kaybettiğimiz değerli sanatçı İbrahim Erkal’ın seslendirdiği “Hadi gel, Erzurum’a gel” unutulmaz parçasından esinlenerek, ben ve Erzurum Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Fars Dili ve Edebiyatı Bölümü’nün akademisyen ve öğrencileri, sizleri sadece Nevruz’da değil, diğer günlerde de Erzurum’da görmek istiyoruz.

Bir Türk atasözü, “komşu komşunun külüne muhtaçtır” der.

Bu sözden hareketle derim ki, biz küllerimizi değil de, kültürel değerlerimizi, ekonomik varlıklarımızı, dostluğumuzu, kardeşliğimizi, kısacası sevgimizi paylaşalım, var olan değerlerimizi yüceltelim.

Paylaşmak güzel, paylaşarak büyümek güzel, sevgiyi yüceltmek ise çok daha güzeldir.

Sevgi, saygı ve kardeşlik duygularımızın coşkuya dönüşmesi dileği ile…

دو کشور محتاج به هم

دو کشور همسایه با جغرافیای مشترک یکی جمهوری اسلامی ایران و دیگری ترکیه

دو کشور با طنابهای درهم پیچیده فرهنگی  و تاریخی.

ترکیه و ایران با دوستان و دشمنان اغلب مشترک نه فقط به سبب جغرافیای مشترک بلکه به دلیل اشتراک در شادیها و دردها وحتی شباهت سرنوشت دو کشور محتاج و مجبور به هم به شمار می آیند.

ارتباطات دو کشور حتی اگر در فرآیند زمانی گاها به دلیل حوادث جهانی و بعضا به دلایل اتفاقات منطقه ای تا مرز گسستگی هم رفته باشد، امروزه  اهمیت ارتباط  دوستانه این دو با توجه به روابط صمیمانه سران هر دو کشور قابل مشاهده است. در این میان دوستی سران کشورها هم زیرساخت ارتباط فرهنگی و اجتماعی دو ملت و مهر تاییدی برای تحکیم دوستی میان آنها می باشد.

در این باره زمانی سرد و پر دردسر جهانی، وجود دوستی و صمیمیتی که زاده مناسبات تاریخی و شباهت های فرهنگی و قدمت همسایگی بین دو کشور است، نشانگر آنست که اگر دو کشور دست در دست هم حرکت کنند هیچ قدرتی توانایی مقابله با آنها را نخواهد داشت.

در این میان تنها راه مقابله با تاثیرات مخرب اتفاقات اخیر در خاورمیانه و در جهان برای هر دو کشور داشتن زیر بنای اقتصادی قوی می باشد.

وجود بحرانهای اجتماعی و اقتصادی، جنگها و عدم ثبات  در منطقه  و تهدیدهای پی در پی خارجی، فقر و بی عدالتی ها، دلیل مهمی است برای اهمیت موجودیت اتحاد بین دو ملت و اتفاق بین دو کشور و حتی در صورت لزوم مانور نظامی مشترک برای ابراز و حفظ قدرت هر دو در منطقه.

باز هم یادآوری می شود که ما دو کشور محتاج به هم می باشیم. امروزه به روشنی دیده می شود که نه فقط از نظر اقتصادی بلکه از نظر آموزشی و فرهنگی نیز اتحاد و برابری دو کشور شایان اهمیت فراوانی است.

در سالهای اخیر با  امضای قرارداد خواهر خواندگی میان ارزروم به عنوان دروازه خاوری ترکیه و شهر قدیمی و کهن ایران تبریز،  نسیم خنک امید و شادی در میان مردم هر دو کشور شروع به وزیدن گرفت. اما متاسفانه به رغم انتظار برای قوت گرفتن این خنکا، سکوت و سکون دوباره نا امیدی را باخود به مهمان آورد. در حالیکه اهالی هر دو شهر زیبایی و فضییلت برادری و خویشاوندی را در هر فرصتی نشان می دهند.

ارزروم شهر تاریخ، فرهنگ و تمدن می باشد و نام یکی از میادین این شهر تبریز کاپی است. این نامگذاری به تنهایی می تواند نشانگر احساسات دوستانه و صمیمانه  اهالی ارزروم به مردم تبریز باشد.

بر اساس نتایج کاوشگری های تاریخی و باستانی تاریخ ارزروم به 7000 سال قبل برمی گردد. در صورتی که قبلا 4000 سال تخمین زده می شد.

ارزروم با وجود بزرگترین آبشار اروپا؛ اثار تاریخی متعلق به تمدن های مختلف ، دشتهایی با زیبایی های سحر انگیز ، آبگرم های معدنی ، در عین حال به عنوان یکی از مراکز معروف ورزشهای زمستانی به شمار می رود.

شهر با دارا بودن بهترین و مدرنترین مرکز پرش حرفه ای اسکی و پیست های تخصصی و سالن های ورزش ها کی مورد توجه علاقمندان ورزش های زمستانی می باشد.

به گفته هنرمند عزیزی مان ابراهیم ارکال که سال گذشته فوت کرد که می گفت: “بیا به ارزروم بیا” من و مدیر گروه زبان و ادبیات فارسی دانشگاه آتاتورک و تمام اساتید گروه و دانشجویانمان آرزوی دیدار شما عزیزان را نه فقط  در روزهای نوروز بلکه در تمام طول سال داریم.

به گفته یک ضرب المثل ترکی: همسایه محتاج خاکستر همسایه است.

من اما اضافه می کنم که ما نه خاکسترمان که، ارزشهای فرهنگیمان، برادریمان و در نهایت  دوستیمان را با هم قسمت می کنیم. با هم و در کنار هم ارزشهایمان را ارتقا می دهیم.

برابری و دوستی زیباست، رشد و نمودر سایه دوستی و برابری زیباتر و اعتلای دوستی و برادری زیباترین است.

به امید تحول دوستی و احترام به حس برادری و خویشاوندی /

 

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ