Dolar 32,5015
Euro 34,8032
Altın 2.459,86
BİST 9.530,47
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Erzurum 19°C
Az Bulutlu
Erzurum
19°C
Az Bulutlu
Per 20°C
Cum 20°C
Cts 17°C
Paz 18°C

DAĞLARIN RUHU

DAĞLARIN RUHU
18 Kasım 2016 19:39 | Son Güncellenme: 18 Kasım 2016 19:44
44-sry
YAZININ başlığı bir kitabın ismi.
Kitap, dağlara adanmış bir ömrün hikayesi,
Türk dağcılık sporunun büyük ismi Alaattin Karaca`nın zirvelerdeki serüveni.
Alaattin Karaca değil Türkiye, dünyada tırmanmadık dağ bırakmamış.
O dağ senin, bu dağ benim derken aradan tamı tamına 45 yıl geçmiş.
Sadece dağların zirvesine değil, yaptığı sporun da tepe noktasına tırmanmış.
Türkiye Dağcılık Federasyonu Başkanı olarak 20 yıl görev yapmış.
Başkanlığı döneminde; 25 ilde sadece dağcılık olarak tek branşta yapılan bu sporu Dağcılık, Dağ Kayağı ve Spor Tırmanma olmak üzere 3 dalda 81 vilayete yaymış. 23 olan kulüp sayısını 1060`a, 919 olan lisanslı sporcu sayısını 10 bin 836`sı kadın olmak üzere yaklaşık 40 bine çıkarmış. Federasyon olarak her yıl ortalama 100 etkinliğe imza atmış. Federasyon tarihinde ilk kez eğitim, eğitmen ve dağcılık mihmandarlığı yönetmeliği hazırlanmış. Dağcılık arama ve kurtarma birimleri oluşturulmuş. Ülkemizde bir dönemler spor olup olmadığı tartışılan dağcılık 1997-2016 yılları arasında saygınlık kazanmış. Dünya Dağcılar Birliği ile Türkiye Dağcılık Federasyonu ilişkilerinde önemli gelişmeler sağlanmış.
Sadece dağcılık sporu ile uğraşanların değil; dağı, ovayı, kurdu, kuşu, ağacı, ormanı, suyu velhasıl doğayı seven herkesin ilgi ile okuyacağı bir kitap.
Sayfaları arasında 5. Cumhurbaşkanımız merhum Cevdet Sunay`ın 38 yaşında binbaşı rütbesinde iken Ağrı Dağı zirvesine tırmanışı,
Dağlarda yaşanan anıları, ölümleri;
Sevgiyi, yardımlaşmayı, paylaşımı bulacaksınız.
Çetin doğa koşullarının yanısıra entrikaları, kumpasları, ihanetleri de okuyacaksınız ve bunlara karşı verilen onurlu mücadelenin, azmin ve başarının öyküsünü ilk ağızdan öğrenmiş olacaksınız.
Ve daha neler neler…
Alaattin Reis`le ilgili değerlendirmeler de yazıya dökülmüş bu kitapta.
Yakından tanıyanlar şunları yazmış;
Prof. Dr. Metin Karadağ “Hayatımda tanıdığım en dürüst insan. Prensipleri ve hedefleri için asla ödün vermeyen, mücadeleden yılmayan, mücadelelerinde ahlak dışı yollara başvurmayan, ülkesi ve ulusunu içtenlikle seven, ekiplerini oluştururken doğruluk ve içtenliği temel şart sayan bir büyük insan…”
Emekli tümgeneral Hakkı Yılmaz Çiyan “Tırmanışlarda her konuyu titizlikle planlaması, planladığı her hususu kararlılıkla uygulaması, yardımseverliği, bütün katılımcılarla yakından ilgilenmesi, ince zeka ürünü espirileri, bilgisi, tecrübesi ve bitmez tükenmez enerjisi ile bir büyük spor adamı…”
Kadir Sabuncuoğlu “Alaattin Karaca`nın sevdası dağlardır. Zorlu olsa da ulu zirveleri fethetmek bir tutkudur onun için. Gündüzleri gökyüzüne, geceleri yıldızlara doğru tırmanırken çok mutludur. Alaattin Karaca hem sporcu, hem de lider olarak ciddi katkılar sağladığı Türk Dağcılık tarihine ismini altın harflerle yazdıranlar arasındadır…”
İnanmanızı isterim ki bu tespitlerin eksiği var, fazlası yok.
Alaattin Karaca benim de 40 yıllık dostum.
Dağları ve doğayı bana sevdiren o.
Çevre bilincimin gelişimine önemli katkılar sağlayan o.
Varlığından güç ve keyif aldığım Alaattin Reis`i tanımanız için;
Bir solukta bitirdiğim kitabı sizin de okumanızı tavsiye ediyorum.
İletişim: Alaattin Karaca
tdfbaskan@gmail.com / 0532 433 61 45
YORUMLAR

  1. Prof.Dr.Recai ÇINAR dedi ki:

    Değerli sporcu ve aynı zamanda başarılı yönetici olan Alaattin beyi tanırım ve Ülkesine katkılarını iyi bilirim. Türk sporuna verdiği hizmetleri için şahsım ve ülkem adına teşekkür ederim. Karaca’nın hayatını ve hizmetlerini kitaplaştıran bilim adamı sayın Prof.Dr.Metin Karadağ’a, kitabı ve bir makaleye sığdığı kadarı ile Karaca’nın özelliklerini dile getiren yazar Süreyya Çarbaş’a teşekkür ederim. Hakkı teslim eden bu iki güzel insan, vefalı ve asil davranışları ile yaşadığımız onca olumsuzluklar içerisinde biraz da olsa yüreğimize su serptiler.

  2. İbrahim MEYDAN dedi ki:

    Öncelikle belirtmek isterim ki.. kitap, dağlara adanmış bir ömrün,dosluğun ,mücadelenin tatlı ve acı anıların hikayesi. Alaattin Reisi anlatan bu kitabın adının DAĞLARIN RUHU olması ayrı bir güzellik ve çok isabetli bir ifadedir.Dağlar Türk milletinin kültür ve gelenek hayatında çok şey ifade eder.Dağlara sırtı yaslamak gücü kudreti belirttiği gibi dağ gibi engel sözü de büyük problemleri ifade eder.Dağlar istediğini baş tacı eder istemediğini de eteklerinde dahi barındırmaz.Bir ömrü dağlarda geçiren Reisin Dağların Ruhu ifadesi ile bütünleşmesi çok doğaldır.Seni seviyoruz Büyük Reis.Öğrencin olmaktan mutluyum gururluyum.Kitapla ilgili yorumları okurken Dağ gibi dostlarının olduğunu görmekte ayrı bir mutluluk.

  3. Prof.Dr.Recai ÇINAR dedi ki:

    Kadir-kıymet bilen bu davranışlardan sonra, çalıştığı kurumu ve doğduğu şehri başarıları ile çok iyi temsil eden ve önemli katkılarda bulunan Karaca’ya karşı Atatürk Üniversitesinin, Vilayetin, Belediyenin ve yerel Sivil Toplum Kuruluşlarının davranışlarının nasıl olacağıdır. Doğal olarak bu kurum ve kuruluşlardan başarının takdir edilmesi beklenir. Hani hep deniliyor ya; marifet iltifata tabidir.