SAĞLIK’IN UTANDIRAN TARİHİ BİNASI
ARTIK hastanesi bulunmayan Hastaneler Caddesi üzerinde yer alan ve “sıradan” sayılabilecek hizmetlerin görüldüğü bir bina hali getirilen, Erzurum insanının hafızasında “Şerifefendi Polikliniği” olarak yer edinen, korunması ve kollanması gereken tarihi taş bina, bakımsızlıktan tel tel dökülüyor.
HALKIN PARASIYLA YAPILDI
Dönemin Belediye Başkanı Şerif Erdem’in gayretleriyle yapımına 1902 yılında başlanılan ve halktan toplanan paralar ile inşaatı 1904 yılında tamamlanan ve “Erzurum Guraba Hastanesi” adı altında hizmet vermeye başlayan, bugün yerinde yellerin estiği, hizmet verdiği yıllarda bölgenin “en büyük” devlet hastanesi olma özelliği elde eden Numune Hastanesi’nin de temelini oluşturan Şerifefendi Polikliniği Binası, şimdilerde “hüzün binası” olarak dikkat çekiyor.
BAKMAYIN TAŞ GİBİ GÖZÜKMESİNE
Uzaktan bakıldığında “taş gibi” gözüken, ancak yakından bakıldığında yorgun hali tüm çıplaklığı ile göze gelen; Numune Hastanesi’ni ortadan kaldıran “yıkım furyası”ndan, tarihi eser tescilli haliyle kıl payı kurtulan, ancak Sağlık Müdürlüğü’nün “üvey evlat” envanterine giren tarihi binaya ve çevresine el atılması istendi.
MÜZE HALİNE GETİRİLSİN
Çat Yolu üzerinde yapılan Şehir Hastanesi’ne, merkezde bulunan diğer hastaneler gibi kurban edilen, yıkıldıktan sonra Gez Mahallesi, Hastaneler Caddesi ve Çaykara’nın ekonomik yönden çöküşüne de yol açan Numune Hastanesi’nden geriye kalan tarihi emanete sahip çıkılmasını isteyen vatandaşlar, “Şerifefendi Aile Sağlık Merkezi olarak hizmet veren bu bina, sağlık müzesi haline getirilebilir. Böyle bir uygulama hem isabetli olur ve hem de çok hoş karşılanır” önerisinde bulunuyorlar.
BAKIM VE ONARIM İSTİYOR
İlgisizliğe, bakımsızlığa ve çevresinin tel tel dökülüyor oluşuyla “Erzurum’un hüzün binası” halini alan tarihi Şerifefendi Poliklinik Binası’nın mutlaka elden geçirilmesi gerektiğine de dikkati çeken vatandaşlar, “Tarihi binanın o muazzam işçiliği karşısında insan etkilenmekten kendini alamıyor. Gelin görün ki, o binanın taş duvarlarının derzleri dökülüş, kimi yerinde çatlaklar oluşmuş. Çevresindeki bahçe duvarlarının hali içler acısı. Erzurum’un merkezinde yer alan, her gün önünden yüzlerce insanın geçtiği bu tarihi mekanlar kendi haline bırakılmamalı, kaderine terk edilmemeli” diye konuşuyorlar. erzhaber