Dolar 32,5105
Euro 34,5963
Altın 2.446,96
BİST 9.645,02
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Erzurum 19°C
Parçalı Bulutlu
Erzurum
19°C
Parçalı Bulutlu
Sal 22°C
Çar 23°C
Per 23°C
Cum 21°C

ESNAF, DEVLET İLE YARIŞ EDEBİLİR Mİ?

ESNAF, DEVLET İLE YARIŞ EDEBİLİR Mİ?
11 Ocak 2017 05:12 | Son Güncellenme: 11 Ocak 2017 05:31

ATATÜRK Üniversitesi Rektörü konuşuyor, biz de dinliyoruz.

Salon hayli kalabalık.

Biz varız salonda, yani gazeteciler.

Bizim dışımızda da yığınla akademisyen.

***

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle, Rektör Prof. Dr. Ömer Çomaklı kahvaltıya davet etmişti bizleri.

***

Hoca, belli ki bir taşla “birkaç kuş” birden vurma niyetindeydi.

Hem bayramımızı kutlayacak, hem yaptıklarını anlatacak ve hem de bir tanışma ortamı oluşturacaktı.

Öyle de oldu nitekim.

Dolayısıyla gazeteciler olarak, Atatürk Üniversitesi’nin yeni yönetim kadrolarını daha yakından tanıma fırsatı bulduk.

***

Ömer Hoca’yı, sunumunu yaparken can kulağı ile dinledim.

***

Atatürk Üniversitesi, sadece Erzurum’un değil, bulunduğu bölgenin ve hatta ülkenin en önemli eğitim kurumlarından biri.

Bunda hiç kuşku yok.

***

Tabi böylesi önemli bir kurumun Erzurum’da olması büyük şans.

***

Ancak gelin görün ki, biz bu şansı bugüne kadar hiç de iyi kullanamamışız.

***

Hele son zamanlarda Atatürk Üniversitesi’nin varlığı ile yokluğu, Erzurum açısından bir anlam ifade etmez olmuş.

***

Bütçesi neredeyse katrilyonu bulan, “tamamı okumuş” binlerce çalışanı ile büyük bir kitlesel güç olan Atatürk Üniversitesi’nde, ne acı ki, “oğlan yemiş oyuna, çoban yemiş koyuna gitmiş!”

***

Benim, yaklaşık iki saati bulan sunumdan çıkardığım sonuç böyle!

***

Toplantıda, birinci ağızdan, devletin gücü ve imkanlarının, belli bazı cemaat ve cemiyetlere adeta peşkeş çekildiğini öğrenmiş olmamız, inanıyorum ki, hepimizin içini acıttı.

***

Yeni yönetim, dizginleri ele alır almaz, toplam 472 projeyi iptal etmiş, 5 trilyon lirayı birilerinin cebinden çıkartıp, yeniden devletin kasasına koymuş.

***

Bol sıfırlı rakamları bir gözünüzün önüne getirin lütfen.

***

Hele de bunlar bilineni, farkedileni.

Bir de bilinmeyeni, bulunması imkansız olanı aklına getirdiğinde, insan, “yuh” demekten alamıyor kendisini.

***

Büyük bir güç ve hatta “imparatorluk” olarak gördüğüm Atatürk Üniversitesi, Rektör Ömer Çomaklı yönetiminde yeni ufuklara yelken açmış.

***

Umarım o yelkenleri, esecek ve estirilecek rüzgarlar doldurur ve umarım Atatürk Üniversitesi, Erzurum’u peşine takarak, özlemini duyduğumuz yerlere taşır.

***

Dünkü toplantıda, ben o ışığı görür gibi oldum.

***

Çomaklı ve ekibi, önlerine yeni ve büyük hedefler koymuş.

***

Erzurum’un bin’in üstünde köyü ve doğal olarak binlerce köylü yurttaşı var.

***

Atatürk Üniversitesi, köylüleri eğitmek için kolları sıvamış mesela.

Hem de hepsini!

***

Düşünebiliyor musunuz, o kalabalığı!

Binlerce köylü vatandaş Atatürk Üniversitesi’ne davet edilecek, Çiftçi Eğitim Merkezi’nde en az üç gün boyunca ağırlanacak.

***

Tiyatro ile tanışacak mesela Erzurum köylüsü.

Ya da sinemaya götürülecek.

Tabi bu arada kendilerine çeşitli bilgiler aktarılacak, görgü kuralları öğretilecek.

***

Çok önemli bir faaliyet bu.

Keşke çalışma sadece kırsalın ahalisi ile sınırlı tutulmasa ve şehrin köylüleri de o eğitime tabi tutulsalar.

***

Mesela insanımıza çevre temizliğini, yerlere sümkürülmemesi gerektiğini, çöplerin çöp kutularına atılmasının bir insanı özellik olduğunu, komşunun külüne hepimizin ihtiyaç duyduğunu, yalan ile talan ile bir yere varılamayacağını keşke anlatanlar çıksa ve keşke biz de öğrenebilsek.

***

Rektör Bey’in beni en çok etkileyen bir başka değerlendirmesi de, şehrin ekonomisiyle ilgili sözleri oldu.

***

Hoca, Atatürk Üniversitesi’nin, Erzurum esnafı ile rekabet etmeyeceğini söylediğinde, nedense aklıma Erzurum Büyükşehir Belediyesi ve ardı ardına kurduğu şirketleri geldi.

***

Ömer Hoca, “Devletin elektriğini, suyunu kullanan, personelini çalıştıran bir kurum veya kuruluş ile esnafın yarış etmesi mümkün mü?” diye sorarken, aslında bir yerlere de ciddi mesajlar gönderiyor gibiydi.

***

Ben şahsen Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası ya da Esnaf Birliği yöneticisi olsam, ilk iş olarak böyle düşünen bir insana sahip çıkar, meclis toplantılarına davet eder, kendisini ödüllendiririm.

***

Umarım o incelik, birilerinin aklına gelir.

Bence gelmeli de!

***

“Benim akademisyen arkadaşım, özel aracına binecek, köy köy gezecek ve insanımız ile doğrudan temasa geçecek. Önce biz köylere gidecek, sonra köylüleri bize davet edeceğiz” diyen bir Rektör’e sadece ETSO’nun veya EESOB’un değil, herkesin şapka çıkartması gerekmez mi?

***

Ne derdi rahmetli Süleyman Demirel:

“Marifet, iltifata tabidir.”

***

Doğrusu da bu değil mi yani?

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.