$ DOLAR → Alış: 3,77 / Satış: 3,78
€ EURO → Alış: 4,65 / Satış: 4,67

GÜRAY ALPAR PAŞA

Öztürk AKKÖK
Öztürk AKKÖK
  • 20.01.2018

click LEBLEBİCİ…

Size göre, bana göre, berikine göre go to link “Leblebici” Erzurum’da çok bildik bir yokuşun adıdır!

***

Bir zamanlar, Sıvırcık Mahallesi’nin çook ünlü yokuşuydu orası.

Şimdilerde yıldızı sönmüş olsa da; çoğu Erzurum’dan göçmüş Leblebici Yokuşu’nun o eski sakinlerinin göz pınarlarında, inanıyorum ki, bu yokuşun adını duyduklarında bir, iki damla yaş mutlaka oluşur ve o damlalar bazen de usulca aşağıya süzülür, akar, gider.

***

Ama aynı go to site “Leblebici”yi bundan fazla değil beş, altı ay kadar önce gidip de Şenkaya’da söyleseydiniz mesela…

İrkilirdi insanlar, korkardı, kaçacak yer arardı!

***

Çünkü Şenkaya’da source link “Leblebici” köylüleri dehşete düşüren bir hainin adıydı ve yöre insanına göre o hain yakalanamazdı, iki canlıydı, asla ölmez’di, öldürülemez’di!

***

Anlayacağınız Leblebici, korkunun adıydı, Şenkaya ve köylerinde akan gözyaşlarının sebebiydi!

***

Terör örgütü PKK’nın Şenkaya-Göle Sorumlusu olan ve yıllardan beri köy basan, terör estiren, insanları tehdit eden, haraç toplayan follow “Zeynel Leblebici” adındaki hain, güvenlik güçleriyle girdiği tüm çatışmalardan kurtulmayı başarmış, neredeyse “efsane” halini almıştı.

***

Son olarak düzenlenen ve Yakup Yılmaz adındaki Jandarma Uzman Çavuş’un şehit düştüğü operasyondan da sıyrılan Leblebici, halkın gözündeki yerini iyiden iyiye perçinlemişti:

O, gerçekten yakalanamazdı!

***

Acaba öyle miydi, durum köylülerin düşündüğü gibi miydi?

***

Yakup Yılmaz’ın şehit edilmesi, kısa süre önce Jandarma Bölge Komutanlığı’na atanan Tümgeneral Güray Alpar’ı harekete geçirdi.

***

Vali Seyfettin Azizoğlu ve diğer görevlilerin katıldığı toplantıda, Şenkaya’daki terör yuvalarının ne pahasına olursa olsun dağıtılmasına karar verildi!

Ölmek var, dönmek yoktu.

***

Güray Paşa, alınan kararların ardından, bin kadar uzman jandarmayı bölgeye sevk etti.

***

Uzman jandarmalar, svil kıyafetleri ile dağı, taşı, tuttu, yöredeki köyler dahil, yiyecek, içeçek temin edilebilecek tüm noktaları gözetim altına aldılar.

***

Kısa zamanda hainlerin ikmal yolları tamamen kesildi.

***

Ve alınan önlemler birkaç ay içinde etkisini gösterdi.

***

Artık hainlerin yiyecek ekmeği, içecek suyu kalmamıştı.

***

Çaresiz kalan ve inlerinden çıkan Zeynel Leblebici ve 4 arkadaşı, güvenlik güçleri ile girdikleri çatışmada ölü ele geçirildi.

***

Bu önemli olay, basında 3-5 satırlık haberle kendine ancak yer bulabildi:

http://www.paris-select.com/?single-parent-essay “-Erzurum’un Şenkaya İlçesi’nde, güvenlik güçlerinin ‘dur’ ihtarına uymayan 5 PKK’lı terörist etkisiz hale getirildi!”

***

Oysa olayın hikayesi, deği 3-5 satıra, 3-5 sayfaya sığmayacak kadar büyüktü, detaylıydı, ders verir nitelikteydi.

***

Her şeyden önce, bu olayla birlikte devletin terörü bitirme kararlılığı, gücü ve kudreti gözler önüne serilmişti.

***

Elde edilen başarı bu açıdan bakıldığında çok önemliydi, tabi halka verdiği mesaj da inanılmaz etkiliydi…

see “Türkiye Cumhuriyeti Devleti, hele de kendi sınırları içinde hiç bir haine, arsıza, uğursuza pabuç bırakmayacak kadar güçlüydü, kuvvetliydi.”

***

Bu mesaj, haine “ölmez, yakalanamaz, ele geçirilemez” gözüyle bakan yöre insanına da büyük bir moral verdi.

***

Bugün Şenkaya’da ve köylerinde asayiş berkemal, herkes huzur içinde hayatını sürdürüyor.

***

Güray Paşa, benzeri bir uygulamayı da Karayazı ve kırsalında gerçekleştirdi.

Artık Karayazı’da da, tıpkı Şenkaya’da olduğu gibi, hainler istedikleri gibi at oynatamıyorlar.

***

Belki dikkat ediyorsunuzdur…

Bölgede de, Ağrı’da, Iğdır’da, Doğubayazıt’da huzur ortamı büyük ölçüde sağlanmış durumda.

İnsanlar, günün hangi saatinde olursa olsun, sokağa çıkabiliyor, yolculuk yapabiliyor ve hatta dağlara spor yapmak amacıyla gönül rahatlığı içinde tırmanıyorlar.

***

Bu gelişmeler, elbette terörün bölgede bittiği, dağın, taşın teröristlerden temizlendiği anlamına gelmiyor.

Su uyuyor, düşman uyumuyor.

Bunun için sürekli tetikte beklemek gerek.

***

Yazımın sonuna doğru, yeri de gelmişken, zülfü yare dokunmak ve biyerlere mesaj göndermek istiyorum!

***

“Kime” derseniz…

“İncelik gösterecek, sorumluluk addedecek” kim varsa, hepsine…

***

Mesela Erzurum Kalkınma Vakfı’na, mesela Ticaret ve Sanayi Odası’na…

Mesela!!!

Ah keşke “o ciddiyette” olabilselerdi, “gazeteciler cemiyetlerine” de diyebilseydim!

***

Hepimizin iyi bildiği bir söz var:

“Marifet, iltifata tabidir!”

***

Aldım o gösterişli, süslü, püslü şiltleri, plaketleri falan bir kenera…

Bir gül dalıyla, bir karanfille olsa dahi, “Teşekkür ederiz Paşam” denilerek, toplumun minnet ve şükran duyguları dile getirilemez miydi?

***

Çok zor değildi elbet bütün bunlar, sadece düşünebilmek gerek, o kadar!

***

Yoksa kimsenin hiçbir şeye ihtiyacı yok.

***

Elimde çiçek yok, ama dilim şükür dönüyor.

Hiç yüksünmeden, “Teşekkür ederim Paşam. Şahsım adına, eşim, çocuklarım ve arkadaşlarım adına. erzurumdanhaberler.com takipçileri adına ve şehrim adına” demiyor, herkes duysun diye de yüksek sesle haykırıyorum.

***

Biliyorum “kelle koltukta savaşmanın” bedeli hiçbir şeyle ödenmez, ödenemez, karşılığı yoktur çünkü;

Sadece teşekkürden, “Allah razı olsun” demekten ve şükran duymaktan başka!

Ben de onu yapıyor, minnet ve şükran duygularımı fütursuzca sergiliyorum.

İyi ki, varsınız…

Gururumuzsunuz!

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ