$ DOLAR → Alış: 8,65 / Satış: 8,69
€ EURO → Alış: 10,14 / Satış: 10,18

KALP KRİZİ BELİRTİ VERMEDEN DE GELİR

KALP KRİZİ BELİRTİ VERMEDEN DE GELİR
  • 18.10.2016

 

36-kalp

  • GÖĞÜSTE sıkışma hissi, yanma, hazımsızlık, nefes darlığı, solgunluk, terleme ve yorgunluk kalp

    krizinin ilk belirtileridir. Ancak kalp krizlerinin dörtte biri belirti göstermeden meydana

    gelir.

    Memorial Dicle Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Ömer Alyan, kalp krizi ile ilgili
    bilinmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.
    Kalp krizi birdenbire ortaya çıkabilir
    Kalp krizinde ağrı, göğüste ağrı, yanma, sıkışma şeklinde başlayıp sol kola serçe parmağına
    doğru inen, boyna doğru yayılan bir ağrıdır. Alında soğuk terler birikir. Bazen kalp krizi çok ani
    ve şiddetli bulgular ile başlar ve kolayca tanı konabilir. Ancak pek çok kişide olay yavaş ve hafif
    bir ağrı veya rahatsızlık hissi ile başlar ve ne olduğu anlaşıldığında hasta için geç kalınmış
    olabilir. Ağrı hareket etmekle artar, dinlenirken azalır, fakat geçmez. Ağrı yarım saatten uzun
    sürer. Ağrıyla birlikte soğuk soğuk terleme ve mide bulantısı da olabilir. Bazı insanlarda
    belirtiler çok gizli olabilir. Özelikle ileri yaşlı hastalar, diyabet hastaları hemen hemen hiç ağrı
    duymayabilirler ve sadece nefes darlığı ve soğuk terleme şikayetleri ile kalp krizi geçirebilirler.
    Bazı hastalarda da mide ülseri veya pankreatit ağrısıyla kalp krizi ağrısı karıştırılabilir.
    Krizi esnasında saniyeler bile çok değerli
    Bu durumda aspirin alınabilir. Aspirin kanı sulandırır ve kan dolaşımı kolaylaştırır. Bu belirtilerle
    karşı karşıya kalındığında bir yere oturup dinlenilmeli ve hemen bir sağlık kuruluşuna
    ulaşılmalıdır. Kesinlikle yürümeye veya merdiven çıkmaya devam edilmemelidir, çünkü
    aktiviteye devam etmek zaten oksijen alamayan kalbin oksijen talebini daha da arttıracaktır.
    Kalp hastalıklarına yol açan risk faktörlerine dikkat!
    Sigara içmek
    Kötü kolesterol (LDL) yüksek olması
    İyi kolesterol (HDL) düşük olması
    Diyabet hastalığı
    Obezite ve hareketsiz yaşam
    Erkeklerin 45, bayanların 55 yaşının üstünde olması
    Tansiyon yüksekliği
    Sağlıksız beslenme (doymuş yağ asitlerinden zengin beslenme alışkanlığı)
    Anne, baba, kardeş gibi birinci dereceden akrabalarda kalp hastalığı öyküsü varsa kişi
    de risk altında olabilir.
    Kötü kolesterolünüzü düşürün
    Doymuş ve trans yağlar tüketilmemelidir. Risk düzeyinize göre, LDL kolesterolü uygun
    seviyelere indirilmeli. HDL (iyi) kolesterol – erkeklerde 40 mg/dL kadınlarda 50 mg/dL
    veya üzeri, trigliseridler ise 150 mg/dL’den düşük olmalıdır. Kan basıncı <120/80
    mmHg olmalıdır.
    Diyabet varsa mutlaka kontrol ettirilmelidir. Çünkü diyabet hastalarında, sıklıkla mevcut
    olan yüksek kolesterol, yüksek tansiyon, sigara, aşırı kilo ve hareketsizlik gibi risk
    faktörleri nedeniyle kalp damar hastalığı riski 2-4 kat artabilir.
    Stres ile mücadele edilmelidir. Stres, sigara tüketimini arttırır, yemeklerde fazla
    yenmesine neden olabilir. Fazla alkol kullanımı da tansiyonu ve trigliserid düzeylerini
    yükseltir, kalpte ritim bozukluğuna neden olabilir.
    İkinci bir kalp krizini önlemek için yapılması gerekenler
    Sigara ve puro, pipo gibi tüm tütün kullanma alışkanlıklar terkedilmelidir. Kalp krizi
    geçiren bir kişinin tütüne devam etmesi ikinci bir kriz riskini en az 2-3 kat arttırır.
    Daha hareketli olmaya özen gösterilmelidir. Düzenli egzersiz programları stres ve
    depresyonu azaltacağı; kiloyu, kolesterolü ve tansiyonu dengede tutmaya yardımcı
    olacağı unutulmamalıdır.
    İlaçlar doktor kontrolünde düzenli alınmalıdır. Kardiyoloji uzmanı tarafından verilen
    ilaçlar kesinlikle ihmal edilmemeli, düzenli şekilde alınmalıdır. Oluşabilecek en ufak bir
    sorunda mutlaka doktorla iletişime geçilmelidir.
  • Sağlıklı beslenmeye özen gösterilmelidir. Bu sayede kişi hem daha çabuk iyileşir hem
    de kilosunu kontrol altında tutar, kan kolesterol düzeyinin ve tansiyonun yükselmesi
    önlenmiş olur. “Ben nasılsa ilaç kullanıyorum, bana birşey olmaz” yanılgısına asla
    düşülmemelidir, çünkü yaşam tarzı değişiklikleri kalp sağlığı açısından en az ilaçlar
    kadar önemlidir.

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ