$ DOLAR → Alış: 5,35 / Satış: 5,37
€ EURO → Alış: 6,08 / Satış: 6,11

ATI ALAN ERCİYES’İ GEÇTİ!

Öztürk AKKÖK
Öztürk AKKÖK
  • 07.01.2018

YILLAR önceydi, iyi hatırlıyorum.

Ülke olarak yeni bir seçim arefesindeydik.

Bugünün Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, halen Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı’ydı ve yine adaydı.

Haber Türk TV’de, Balçiçek Pamir’e konuk olmuş, Kayseri için yapacaklarını anlatıyordu!

***

“Kayseri’ye altyapı ve üstyapı olarak her şeyi yaptık, artık bizim hiçbir şeye ihtiyacımız yok” demiş, beni fazlasıyla kıskandırmış, ardından da yeni hedeflerini açıklamıştı Başkan:

“Erciyes’i kış turizm merkezi yapacağız!”

***

Özhaseki Başkan’ın Kayseri’nin yeni ve büyük hedeflerini dillendirdiği günlerde, Erzurum’un yerel yöneticileri de, “Erzurum’a öyle tesisler kazandırıldı ki, kış turizminde hiçbir şehir bizimle başa çıkamaz” diye böbürleniyorlardı!

***

Hatırlayanlar mutlaka olacaktır!

Şehri için yeni hedefler belirleyen Başkan Özhaseki, Erzurum’a da gelmiş, partilisi, dönemin Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Küçükler tarafından ağırlanmış ve nerede, hangi kovukta ne tesisimiz varsa, hepsi tek tek kendisine gösterilmişti.

***

Korktu mu sayın Özhaseki, “Biz Erzurumla başa çıkamayız” dedi mi, hiç zannetmiyorum!

***

Öyle olsaydı, bugün Kayseri ve Erciyes, kış turizmi alanında da başını alıp da gidebilir miydi?

***

“Erzurum’un olmayan hedefleri” arasına, dönemin Atatürk Üniversitesi Rektörü rahmetli Yaşar Sütbeyaz Hoca’nın gayreti ve çabasıyla “kış turizmi ve dünya üniversiteler kış oyunları” fikri sokulmasaydı eğer…

Bugün hangi babayiğit kalkıp Erzurum’da kış turizminden, kayaktan, buz pateninden ve ismini söylemekte zorlandığımız kış sporlarından bahsedebilirdi ki!

***

Madalyonun bir yüzü böyle!

***

Öte yüzüne de baktığımızda da, “kış turizmi” denilen, kulağa çok da hoş gelen “masal dünyası”nın, Erzurum’a kazandırdıkları ne varsa, onları görmemiz gerekmez mi?

***

Öyle ya, o ki kış turizmi, dağ, kar filan diyoruz; e getirin o zaman bilonçuyu, koyun orta yere de görelim…

Kazanmış mıyız, yoksa kaybımız mı var?

***

İnsaf sahibi her insan, dağın ve hatta bağ evlerinin, bugün itibarı ile gelir getiren, katma değer üreten bir sektör olmaktan çok öte bir şey olduğunu en anlaşılır dille söyleyecektir bize.

***

Bence de Palandöken’deki tesislerin şehir ekonomisi açısından çok da fazla bir kıymeti harbiyesi yoktur, kış turizmi Erzurum açısından fantazi’dir, farazi’dir, arızi’dir.

Ya da o hale getirilmiştir.

***

Kaç gündür ulusal kanallarda “Ejder 3200 ucubesi”nin reklamları yayınlanıyor.

İnanın çoğu insan, Ejder 3200’ün neresi olduğunun farkında bile değil!

***

Ekranlarda sadece “Palandöken” yazsa bile, herkesin aklına mutlaka Erzurum gelecektir.

Öte şekliyle Ejder 3200’ü anlat ki millet öğrensin…

Ört ki ölem!

***

Birileri “egosunu tatmin” adına bişeyler yapıyor ya da yaptığını zannediyor, ama olmuyor.

(Sadece tatmin edilen ego mudur, orası da tartışılır ya, neyse!)

***

Aslında olmadığının, uyduruk proje, eylem ve söylemlerle bir yere varılamayacağının “işin başında olan işgüzarlar” da dahil olmak üzere herkes farkında.

Biliyorlar ki, muhataplarının hiç biri, olup-biten hiçbir şeyin farkında değil, ne versen yiyor!

***

Oysa Kayseri ve Erciyes, oyunu kuralına göre ve de müthiş oynuyor.

***

İster yayın politikasını beğenin, ister beğenmeyin…

Hürriyet, basınımızın “amiral gemisi”dir.

***

Her ne kadar eski gücünde, karizmasında ve kalitesinde değilse de, rahmetli Erol Simavi’den devralınan Hürriyet, yine bu ülkenin en etkili yayın organı/dır.

***

İşte o Hürriyet’te birkaç haftadan beri Kayseri var, Erciyes var ve hatta Gaziantep var, Mersin var, Denizli, Bursa var, ama Erzurum yok!

***

“O şehirlerin içinde Erzurum niye yok” demiyor, maalesef diyemiyorum.

***

Çünkü Hürriyet ekibi, ülkenin “geleceği parlak” şehirlerine tam kadro çıkartma yapıyor.

***

ERZURUM’UN HER YÖNÜ KARANLIK!

***

Çıkın Palandöken’e, zehir taşıyan kapkara bulutların altında kalmış bir şehir slüetini belki görürsünüz.

***

Binin uçağa, sis yüzünden gelemezsiniz Erzurum’a!

***

İnin şehrin sokaklarına, girin adı sadece hafızalarda kalmış eski mahallelerine, “enkaz”dan başka bir şey çarpmaz gözünüze.

***

Nereye götüreceksiniz konuklarınızı, ya da ne ikram edeceksiniz kendilerine?

***

Alın Atatürk Üniversitesi’ni ve Uzundere’yi bir kenara, dünyanın dört bir yanını görmüş  deneyimli gazetecilerine göstereceğiniz hiçbir şeyi kalmamıştır Erzurum’un.

***

Nereye birilerini götürseniz, en hafif şekliyle alaya alınır, “Çifte Minereler’in hali ne, bu Üç Kümbetler’e neden hiç bakmadı, Yatuiye’yi, Saat Kulesi’ni, Erzurum Kalesi’ni niçin öksüz bıraktınız” diye ayıplanırsınız!

***

Şükür zaten yemek konusunda “Erzurum mutfağı”ndan eser kalmadı gibi!

Bir cağ kebap, bir kadayıf dolması, (çoğu Rus taşı olan) bir Oltu Taşı tespih ile uyduk imama!

***

Oysa Erzurum bir derya.

Şairin dediği gibi, “Ol mahiler ki, derya içredürler de, deryayı bilmezler” misali…

Hiç birimiz bu şehri yeterince bilmiyorsak, değerlerinin, zenginliğinin, potansiyelinin farkında değilsek…

Sormak gerekmez mi; suç kimdedir, bu güzelim şehirde mi, yoksa şehrin yönetenlerde mi?

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ