$ DOLAR → Alış: 7,84 / Satış: 7,87
€ EURO → Alış: 9,50 / Satış: 9,54

SULTAN SEKİSİ’NDE BİR VALİ!..

SULTAN SEKİSİ’NDE BİR VALİ!..
  • 03.11.2016

37-syls

HAVANDA SU DÖVMEMEK LAZIM!

YAYIN hayatında üç ayı geride bırakan erzurumdanhaberler.com olarak, haberciliğin yanında söyleşiler de yaparak, internet gazeteciliğine yerel anlamda çeşni katalım istedik.

Amacımız salt habercilik yapmak değil. Aynı zamanda hem kenti, hem kentin yöneticilerini ve renkli simalarını tanımak ve tanıtmak istiyoruz.

Söyleşileri yayınlayacağımız köşemizin adı, yabancısı olmadığınız bir yer; “Sultan Sekisi…”

Sultan Sekisi, Abdurrahmangazi Türbesi’nin üst tarafında bir tepenin adı.

Seki; aynı zamanda, eski Erzurum evlerinde sıkça bulunan, basamakla çıkılan, ahşaptan yapılma bir oturma alanı.

Yerde halıdan ziyade kilimlerin serili olduğu, iri minderleri, halı yastıkları bulunan sekimizin belki böyle bir lüksü yok.

Ama adı, öyle olsun, Erzurum’un değerleri unutulmasın diye düşündük.

Sultan Sekisi adı altında önceleri de programlar yapmış, röportajlar yayınlamıştık.

Yeniden, besmele çekerek çıktık yola.

“İlk” olarak da, Erzurum’un “ilk” Olağanüstü Valisi sayın Seyfettin Azizoğlu‘nun kapısına dayandık.

Kendisine, isteğimizi geri çevirmediği, iş yoğunluğuna rağmen bize zaman ayırdığı hoş mesajlar verdiği için, hem erzurumdanhaberler.com ve hem de takipçilerimiz adına teşekkür ediyorum.

Beğeniyle okumanız dileği ile…

MERHAMETTEN MARAZ DOĞUYOR!

Öztürk Akkök: Öncelikle size teşekkür etmek istiyorum. Yaklaşık 37-38 yıl oldu meslekte, ama bir süre ara verdik, emekli olduk yani, köşeye, kenara çekildik. Fakat “gazetecinin emeklisi olmaz” derler, doğru demişler. Kopamadık mesleğimizden ve işimize duyduğumuz aşkı bir müddet sosyal medya aracılığıyla gidermeye çalıştık.

Seyfettin Azizoğlu: Yerel bir gazeteniz varmış zaten daha önce.

Öztürk Akkök: Evet. Doğu Ekspres adında, 55 yaşında bir gazeteydi.

Seyfettin Azizoğlu: Şimdi yayın hayatına devam etmiyor mu?

Öztürk Akkök: Maalesef! Bundan birkaç yıl önce Erzurum’da, gazeteciliğe operasyon yapıldı. Önceleri 16 yerel gazete vardı. Bu gazetelerin tamamı da resmi ilan hakkı elde etmiş gazetelerdi.

Dönemin Basın İlan Genel Müdürü; ‘’gazete sayılarını azaltacağız, kaliteyi arttıracağız bu nedenle sizleri birleştirmeyi istiyoruz’’ dedi ve ne hikmetse pilot il olarak da Erzurum’u seçtiler.

Bu uygulamaya o dönemlerde ses çıkarmadık, eğer biz itiraz etseydik, yayın yapan o 16 gazeteden belki 12’si, ilan yayınlama hakkını kaybedecekti.

Biz de o vebalin altına girmek istemedik, ama “merhametten maraz doğar” derler olan bize oldu. Tabii kader böyleymiş demek ki, yapacak bir şey yok.

Önce sosyal medyada egomuzu tatmine çalıştık, hoşumuza gitmeyince internet gazeteciliğinde karar kıldık ve erzurumdanhaberler.com’u kurduk.

Özel çalışmalar yapmaya gayret ediyor, ajanslardan ya da basın bürolarından gelen haberlerle yetinmek ve beslenmek istemiyoruz.

Seyfettin Azizoğlu: Evet, doğru söylüyorsunuz. Belki başka ayrıntılar da olabilir. Gazeteci gözüyle bakmak, ayrıntıyı yakalamak önemli. Emek vererek haber yapmak en doğrusu ve en güzeli.

Öztürk Akkök: Haklısınız. Gazeteciler olarak biz, sizin bütün etkinliklerinize katılmalıyız. Beraber gezmeliyiz ve sonrasında da lütfedip oturup yazmalıyız.

Günümüzde gazetecilik adına çok da emek sarfedildiği söylenemez.

Girizgah biraz uzun oldu, ama sizi bilgilendireyim istedim.

ŞAVŞATLI SEYFETTİN AZİZOĞLU

Öztürk Akkök: Şavşatlı Seyfettin Azizoğlu… Bu kadarını biliyoruz. Çok detaya inmeden, kendiniz tanıtmanızı rica edebilir miyim?

Seyfettin Azizoğlu: Sizin de belirttiğiniz gibi, Artvin Şavşat’ın Çavdarlı köyünde dünyaya gelmişim. Aslında güzel bir soru sordunuz teşekkür ediyorum. Cumhuriyet’in güzelliğidir bu. Bir köylü çocuğu, devletin okullarında okumuş, fırsat eşitliğinden istifade etmiş, kendi gayreti ve çabasıyla eğitimi tamamlamış kaymakam olmuş, vali olmuş. Bu, Cumhuriyet’in hem fazileti hem güzelliği. Bu fırsat eşitliği 79 milyonun tamamı için geçerli.

Öztürk Akkök: 1 Kasım, rahmetli Süleyman Demirel’in ölüm yıldönümüydü. Necati Güngör diye bir ağabeyimiz var Demirel’in danışmanlığını yapmıştı. İnternet gazetemizde de yazılar kaleme alıyor. 1 Kasım diye bir yazı yazmıştı. Aynen sizin ifadelerinizle örtüşen değerlendirmesi var. Diyor ki rahmetli Demirel; ‘’Ben İslam Köy’den çıktım. Çobanlık yaptım. Çoban Sülo derlerdi bana ve ben Cumhurbaşkanı oldum’’ siz de kendi emeğinizle vali olmuşsunuz’’

Seyfettin Azizoğlu: Evet. İşte bu Cumhuriyet’in güzelliği. İlkokul, orta okul ve liseyi Artvin’de okudum. Sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bigiler Fakültesi’ni kazandım.

Öztürk Akkök: Çakma siyasalcı değilsiniz yani.

Seyfettin Azizoğlu: (Gülümseyerek) Yok hayır, doğrudan mülkiyeliyim. Yani devletin kredi yurtlar kurumunda kaldık. Okula gitmemdeki hedefim kaymakam olmaktı. Zaten mülkiyeden kaymakam dışında başka bir şey çıkar mı, onu da bilmiyorduk. Sonradan öğrendik ki farklı bölümleri de varmış. İşte hariciyeci olunuyor, maliyeci olunuyor, ekonomist olunuyor. Ama hiçbirisi umurumda değildi. Ben, en başından beri kaymakam olacağım demiştim. Planım ve düşüncem hep bu yöndeydi. 1987’de okulu bitirdik. 88’de kaymakam adayı olarak göreve başladım.

MESLEĞE İLK ADIMI TEKMAN’DA ATTIM

Öztürk Akkök: İlk görev yeriniz neresiydi?

Seyfettin Azizoğlu: Okulu bitirdikten sonra, ilk Kaymakam Vekilliği görevimi Tekman’da yaptım. 2,5 ay kadar Tekman’da bulundum. Daha sonra 3 yıllık kaymakamlık stajı sürdü. Staj bittikten sonra, kur’a çektik. Asli kaymakam olarak ilk gittiğim yer Mardin-Yeşilli. Mardin Yeşilli’de başladık. Peşine Elazığ’a gittik. Sonrasında Türkiye’nin birçok yerinde kaymakamlık yaptık ve en son 2012 yılında, Ardahan’a vali olduk.

Hükümetimiz, devletimiz uygun gördüler, münasip gördüler, takdir ettiler vali yaptılar. Valilik tabi ki bir kul için, bir kişi için, gerçekten büyük bir onur ve şereftir. Devletin vatandaşına bahşedebileceği en büyük onur ve gururdur. Biz de o onura, gurura ve güvene layık olmaya çalışıyoruz. Ardahan Valiliği’nden sonra Bartın’a gittik. 2 yılda Bartın’da görev yaptık. Şimdide memleketimizin kenarına geldik. İnşallah Erzurum’da da güzel hizmetlere imza atarız.

Öztürk Akkök: Yani Valiliğin A’sı (Ardahan) var, B’si (Bartın) var, C’si olmamış ama E’si (Erzurum) olmuş.

Ardahan ve Bartın’dan sonra, işte Tekman’da bir müddet bulunmuşsunuz belki sonradan çokça da gelmişsinizdir…

Vali olarak nasıl buldunuz Erzurum’u. Bir de tabi çok kritik bir dönemde başladınız göreve!

ADI ÇOK ÖNDE BİR ŞEHİR

Seyfettin Azizoğlu: Şimdi Erzurum’la ilgili söylediğim bir söz var. Erzurum’un adı Erzurum’dan önde gidiyor. Bunu ben icat etmedim tabi, bir yerden duydum. Hoşuma gitti. Doğru bir söz. Erzurum’un adı hali hazırdaki Erzurum’dan önde gidiyor. Bizim hedefimiz ve amacımız da Erzurum’un adına uygun bir Erzurum ortaya çıkarmak. İsmine yetişmek. Bunun için koşturmak zorundayız ama hep beraber koşturmamız lazım. Bir memleketin kalkınması ve gelişmesi, sadece idarecilerin gayretiyle olmuyor. Oradaki tüm halkın, ileri gelenlerinin Sivil Toplum Örgütleri’nin, o memleket için kafa yoran, gönlünü o memlekete adamış herkesin bu konuda gayretine ihtiyaç var.

Öztürk Akkök: Belki çok kısa bir zaman. Yani 4, 4,5 ay gibi bir zaman oldu göreve başlayalı. Bu heyecanı siz, özellikle Sivil Toplum Kuruluşları’nda görebildiniz mi?

Seyfettin Azizoğlu: Erzurum’da var. Hakikaten kökleşmiş bir Sivil Kitle Örgütü yapısı var. Her alanda, yer yer de şehir için konuşmaları, tartışmaları, değerlendirmeleri duyuyorum, hoşuma da gidiyor. Fakat bunlardan bir sonuç çıkarıp, bir hasıla elde etmemiz lazım. Bir hasıla bir sonuç üretemezsek, konuştuklarımız havanda su dövmek gibi olur.

Öztürk Akkök: Zaten efendim, insanların büyük bir bölümü, söylemler sonrasında eylemi göremeyince hayal kırıklıkları yaşandığı bu zamana kadar. Yani çok şey söylenmiş, ama hiçbir şey yapılmamış. Somut bir örnek ortaya koyma adına, acaba aklınızdan böyle bir plan, proje geçiyor mu?

AİNESİ İŞTİR KİŞİNİN, LAFA BAKILMAZ

Seyfettin Azizoğlu: Şimdi sizin sorunuza cevap verirken, güzel bir sözle başlayayım. Ziya Paşa’ın güzel bir sözü var; ‘’Ainesi iştir kişinin, lafa bakılmaz.’’

Yani artık lafı bitirip işe geçmek lazım. Ve Erzurum’u, Erzurumlu’nun adına layık bir konuma ulaştırmamız lazım. Çünkü Erzurum o konuma ulaşırsa, sadece Erzurum’a bir faydası olmayacak.

Bu şehrin gelişmesi bütün ortak coğrafyadaki 15-20 vilayetin de önünü açmış olacak. Erzurum, sadece Türkiye’deki vilayetlerle değil, ülke dışındaki vilayetlerle de ekonomik ve ticari münasebetleri olan bir merkez. Yani İran’ın Tebriz’inden tutun, Azerbaycan’ın Gence’sinden Bakü’süne kadar, Gürcistan’ın Tiflis’inden Batum’una varıncaya kadar bu bölge Erzurum’un ticaret merkezi olduğu bölgenin sınırları içerisinde kalan yerler.

O sebeple Erzurum’un, bu bölgenin tamamen ticaret merkezi haline gelmesinin önündeki engelleri kaldırmak zorundayız. Bu engelleri kaldırdığımız zaman Erzurum şahlanıp gider.

Peki bu engelleri nasıl kaldıracağız?

YARIN!

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ