Dolar 31,3370
Euro 33,9078
Altın 2.068,83
BİST 9.148,61
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Erzurum 8°C
Az Bulutlu
Erzurum
8°C
Az Bulutlu
Cts 6°C
Paz 7°C
Pts 8°C
Sal 6°C

BİR FOTOĞRAFIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

BİR FOTOĞRAFIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
3 Aralık 2023 12:31 | Son Güncellenme: 3 Aralık 2023 22:31

ARŞİV KONUŞUYOR 

OTOKONTROL diye bir kavram var…

Çoğu insan bilir!

Bilmeyenler açısından yazmak gerekirse…

Otokontrol; insanın kendi kendini kontrol etmesi demektir.

Öz denetim yani.

Türk Dil Kurumu (TDK) sözlüğünde karşılık böyle.

*

Bu tanımdan hareketle, devletin çoğu birimleri için, “otokontrolü sağlayan güçler” denilebilir.

Polis, jandarma, istihbarat birimleri mesela, öz denetim yapan devlet güçleridir.

Cumhuriyet savcıları, zabıta ekipleri, yerine göre hekimler, hakimler…

Velhasılı tüm güçler ve tabi ki basın!

*

Yazılı, sözlü ve görsel basın için de öteden beri aynı tanım yapılır:

Basın, otokontrolü sağlayan güçtür!

*

Doğru ve de doğru bir tanım!

Ama hangi basın?

*

Gerçeklerin üstüne korkusuzca gidebilen, kalemini satmaktansa kırmayı uygun bulan bir basın mı?

Yoksa inanırlığı ve güvenilirliğini kaybetmiş, tarafsız olması gerekirken kalemini  kişisel çıkarları doğrultusunda kullanmaktan gocunmamış, haklıdan yana değil, güçlüden yana olmayı marifet saymış, çok iyi “ölü taklidi” yapmış ve tüm bu olumsuzlukları da yamuk gerekçelere dayandırmış bir basın mı?

Hangisi?

*

“Ele talkını verip, salkımı kendisi yutan”, imla kurallarını hiçe sayan, saymasa da neyi nerede kullanacağını bilmeyen, konuşma dilinin yazı dilinin yerini aldığı, haber diye yazdıkları onaya ve izaha muhtaç kalem sahipleriyle mi otokontrol sağlanacak?

*

Yakın bir gelecekte belli aralıklarla sosyal ağlarda paylaşacağımız arşiv fotoğraflarımızdan gözümüze çarpan ve duygularımızı depreştiren, gazeteciliğin habercilik, haberciliğin de kuralı, dili ve “dini” olan bir önemli meslek dalı olduğunu hatırlatan bir fotoğraf karesi bana sanki, “Erzurum’un neden sosyal ve ekonomik anlamda güç kaybettiğini, neden kulvarındaki şehirlerin en gerisine düştüğünü merak ediyorsun ya, al sana cevabı” dedirtti!

*

Fotoğraf, bir zamanlar Erzurum ve çevre illerdeki gazetecileri, sen-ben diye ayırmadan çatısı altında toplayan Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti’nin düzenlediği ödül törenlerinden birine aitti.

*

Kadir Sabuncuoğlu’nun başkanı olduğu dönemden kalma o fotoğraf karesi, sanki konuşuyor ve birşeyleri can yakarcasına anlatıyor gibiydi.

*

Bakar mısınız fotoğrafa?

Kimler yok ki?

Böyle, geniş katılımlı, davet edilmeyenlerin bile burukluk yaşadığı ve hatta “bizi neden davet etmediniz” şeklinde sitem ettiği bir tören şimdilerde yapılabilir mi?

*

Ölenleri rahmetle anıyor, hayatta olanlara sağlık ve mutluluk diliyorum.

*

Bugün artık yapılmayan, daha doğrusu yapılamayan, yapılanların da kasaba cemiyetlerinin düzenlediği etkinlik ayarında ancak olabilen bir gazeteciler cemiyeti törenine kim ya da kimler katılır?

*

Hepsinden önemlisi hangi haberci, hangi ses getiren haberinden dolayı ödüle layık görülür?

*

Buradan şu sonuca varmak istiyorum:

Hani, “basın otokontrolü ağlayan bir güçtür” dedik ya…

*

Dünün çıkar ve menfaat beklemeden, sadece habercilik yaparak mesleğinin gereklerini yerine getiren gazetecileri, o otokontrolü sağlıyor, yolsuzlukların, hırsızlıkların, yanlışların üstüne çalakalem gidiyorlardı.

*

Bugün kaç gazeteci o sınıfa girer?

İşin en can yakan tarafı da burası!

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.