Dolar 32,2485
Euro 34,8962
Altın 2.427,86
BİST 10.479,16
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Erzurum 21°C
Hafif Yağmurlu
Erzurum
21°C
Hafif Yağmurlu
Per 24°C
Cum 20°C
Cts 22°C
Paz 24°C

BU BİR MEYDAN OKUMA YAZISIDIR

BU BİR MEYDAN OKUMA YAZISIDIR
20 Kasım 2023 20:05 | Son Güncellenme: 21 Kasım 2023 07:36

NEREDEYSE 43 yıldan beri gazetecilik yapıyorum.

Hürriyet Haber Ajansı’nda (hha) başladığım haberciliği, erzurumdanhaberler.com‘da devam ettiriyorum.

*

“Gazetecinin emeklisi olmaz” deseler de sonuçta emekliyim, ama asla ıskartaya çıkmış bir tekaüt değilim.

İlerlemiş yaşıma rağmen haber peşinde koşuyor, fotoğraf ve video çekimleri yapıyorum.

Kendimi bir öğrenci gibi görüyor, öğrenmeye ve öğrendiklerimi uygulamaya gayret ediyorum.

*

Kimseler belki önemsemeyebilir ama, benim açımdan paha biçilmeyecek değerde bir fotoğraf arşivine sahibim.

Hazırlıklarımı tamamladım sayılır.

Sahip olduğum tüm fotoğrafları bu kış aylarında bilgisayar ortamına aktaracak, çocuklarıma kimsenin sahip olamayacağı bir miras bırakacağım.

*

Son zamanlarda video çekimlerine ağırlık vermeye başladım!

*

“Video çekiyorum” dediysem, sakın ola ki, gözünüzün önüne koca koca kameralar getirmeyesiniz.

İstanbul’da yaşayan ve civata sektöründe önemli bir marka haline gelen sevgili Recep Kelkitli kardeşimin hediyesi olan küçük bir makine ile yerine göre hem fotoğraf çekiyor, hem video kaydı yapıyorum.

*

Yeri gelmişken hem Recep Kelkitli’ye ve hem de Süleyman Çam dostlarıma, omuz verdikleri, arka çıktıkları için şükranlarımı sunuyorum…

O iki güzel insan, “Sen Erzurum için geceni gündüzüne katan bir gazetecisin. Sana daha işlevsel malzemeler lazım” demese de beni teknik açıdan desteklemeselerdi, şimdilerde belki de zorunlu olarak mesleğe son noktayı koymuş ve “emekliler kahvesi”nin müdavimlerinden birisi haline gelmiş olacaktım.

Şayet bugün birilerine efeleniyor ve meydan okuyorsam, gösterdiğim cesaretin müsebbipleri işte onlardır.

*

Kullandığım makinenin üzerindeki objektif, çok rahat çekim yapmama imkân vermiyor.

Ama beni yüzüstü de bırakmıyor.

*

Bu şehri çok sevdiğimi beni tanıyan herkes bilir.

Erzurum benim ana yurdum, baba ocağım!

Atamın, dedemin, babamın mezarları burda, çocuklarım bu şehirde doğdu.

*

Cumhuriyeti kuran, Alvarlı Muhammed Lütfi Efendi’nin de “Mevla’ya emaneti” olan bu mübarek şehri hiç olmadığı kadar çok seviyor, okşuyor, çoğu vakit derdiyle dertleniyor, sahipsiz haline de fazlasıyla üzülüyorum.

*

Kimseler belki farkında değil ama bu şehir; başka yerde görülmesi mümkün olmayacak çoklukta doğal güzelliklere, tarihi kalıntılara ve paha biçilmez başyapıtlara sahip!

Ne yazık ki, sayıları hızla azalan ve her biri önemli bir değer olan kültür abidesi insanlarını da elbet gözden ırak tutmuyorum.

*

Bir gazeteci olarak bu büyük sermayenin, şehrin kalkınması için akılcı şekilde kullanılması gerektiğini çok ötelerden beri savunur dururum.

Ancak gelin görün ki, ne şehrin önüne düşmesi gereken insanlarda, ne sivil toplum kuruluşlarında ve ne de kamuda makam işgal eden koltuk düşkünlerinde -biri ikisi hariç- o gayret ve heyecanı görmedim, göremiyorum, bu gidişle de göremeyecek gibiyim.

*

İşin kötüsü; günden güne kan kaybeden şehrin vahim durumunu umursayan da yok.

Herkes kendi çıkarının peşinde.

Tamam da daha nereye kadar!

Nereye kadar umursamazlık, nereye kadar boşvercilik, nereye kadar gerçeklere sırt dönmeler, kulak tıkamalar?

Artık bu bencil yapıya son vermek ve nalıncı keseri gibi kendine yontanlara karşı durmak gerekmiyor mu?

Hep böyle mi gidecek, hep geçmişimizle mi avunacağız?

*

Eski yıllarda Kayseri, Eskişehir, Gaziantep, Bursa, Adana gibi illerle yarışan Erzurum, şimdilerde ilçeden dönme küçük illerin ardına düşmüşse, bunun ayıbını, bunun utancını duymayacak mıyız?

*

Erzurum, büyükşehir statüsünü çok öncelerden elde etmiş bir üniversite şehriydi…

Bu şehir, bölge insanlarının ihtiyaçlarını gelip karşıladıkları bir ticaret merkeziydi.

Erzurum, aynı zamanda basın sektörü açısından Doğu’nun Bab-ı Ali’si konumundaydı.

Başta Hürriyet olmak üzere, Türkiye ve Zaman gazetelerinin matbaalarının yer aldığı prestijli bir il olan Erzurum, izlenen yanlış politikalar ve bencillikler yüzünden gücünü önemli ölçüde kaybetti.

*

Artık sessiz ve sakin bir şehiriz!

*

Öylesine sessiziz hale büründük ki, bir zamanlar ciddi hareketliliğin yaşandığı çarşılarında havanın kararmasıyla birlikte tek tük bir iki “canlı” dışında kimseleri bulmak ve görmek mümkün olmuyor.

*

Erzurum’un dününü iyi bilen birisi olarak bu “kötü gidişe ve yatışa” isyan ediyor, yazımın bu bölümünde açık yüreklilikle soruyorum:

Ülkenin en köklü kurumlarından birisi olan Atatürk Üniversitesi’nin şehrin tanıtımı ve gelişmesine katkı yapması gereken fakülteleri…

Mesela İletişim, Güzel Sanatlar, Edebiyat ve Eğitim Fakülteleri nerelerdeler?

Yayıncılık adına her türlü teknik imkana ve altyapıya sahip TRT Erzurum Müdürlüğü nerede ve ne yapıyor?

Sahi Anadolu Ajansı’nın Erzurum’da yerini ve ne yaptığını bilen var mı?

Ya hep gelenin gideni arattığı bir yer halini alan Ticaret ve Sanayi Odası’nın afili başkanı!

Göreniniz var mı?

Kaynaklarını har vurup harman savuran, son zamanlarda dedikodu dumanlarının tepesinden arşa yükseldiği Erzurum Büyükşehir Belediyesi ve o belediyenin Kültür Dairesi’ni, ne yaptığını, şehrin hangi tanıtım işini üstlendiğini bilen kimsecikler var mı?

Hele ilçe belediyeleri ile kaymakamlıkları ve Erzurum Esnaf ve Sanatkârlar Odaları’nı da saymıyor, devletin tüm imkanlarını elleri altında bulunduran bu kurumlara tanıtım ve anlatım konusunda “hodri meydan” diyor, yüreği yeteni, elimdeki küçük fotoğraf makinam ile er meydanına davet ediyorum.

Var mısınız?

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.