$ DOLAR → Alış: 5,77 / Satış: 5,79
€ EURO → Alış: 6,36 / Satış: 6,39

KARAYAĞIZ ERZURUMLU!

Öztürk AKKÖK
Öztürk AKKÖK
  • 06.05.2017

MİMAR olsa, “Günümüzün Sinan’ı” diyeceğim, ama değil!

O bir ressam.

Aynı zamanda rektör.

Üstelik Erzurumlu ve hem de Yoncalık Mahalleli!

***

“Rektör” derken, öyle “sıradan” bir taşra üniversitesinde değil…

“Türkiye’de sanat” dendiğinde ilk akla gelen eğitim kurumlarından, İstanbul Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nin en tepesinde at koşturan bir isimden, yani Prof. Yalçın Karayağız Hoca’dan bahsetmek istiyorum size.

***

Ama önce; Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Bulat Hoca’ya, hem bir Erzurumlu ve hem de kıyısından köşesinden sanata ilgi duyan bir gazeteci olarak “teşekkür”lerimi göndereyim diyorum.

***

Son birkaç gün içinde, yurdun dört bir tarafından onlarca dekanı, konservatuvar müdürünü ve akademisyeni, Rektör Ömer Çomakli ile birlikte ağırlayan Mustafa Hoca sayesinde tanıdık Karayağız Erzurumlu’yu.

***

Aslında bir “sitem hakkımız” olduğu inancındayım.

***

Bugün 57 yaşında olan ve “3’ü seçimle, ikisi de atamayla olmak üzere, toplam 5 kez görev aldım” dediği, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Rektörü Yalçın Karayağız Hoca, 21 yaşlarındayken, yani tam 36 yıl önce ayrılmış Erzurum’dan.

***

Gidiş o gidiş!

***

Öyle bir gitmiş ki hoca, dönüp ardına bile bakmamış…

Ya da bakmış, ama göz göze gelememiş, tanışamamış, tesadüf edememişiz.

***

Sebep ne olursa olsun, tanışamamak, buluşamamak, güçbirliğine gidememek, Erzurum adına önemli bir eksiklik ve de yılların kaybı!

***

Karayağız hocanın varlığını, acizane böyle değerlendiriyorum.

***

Doğruyu söylemek gerekirse; Yalçın Hoca’nın Erzurumlu olduğunu öğrendiğimde, ciddi şaşkınlık yaşadım.

***

Dedim ya, “sıradan” bir üniversiteden bahsetmiyorum.

Mimar Sinan, sadece ülkemizin değil, bulunduğu koca coğrafyanın, adı gibi gerçekten “çok çok önemli” bir sanat mektebi.

***

Türkiye’de güzel sanatlar alanında top koşturan yığınların, bırakın içine girmeyi, bahçesinde dolaşmak ve saçaklarının altından geçmek icin can attığı bir üniversitenin uzun zamandan beri başında olacak, sanat adına, kültür adına, sosyal bilimler adına “şerh” düşecek, “hüküm” vereceksiniz ve biz Erzurum olarak sizi tanımayacak, varlığınızdan haberdar olmayacağız.

Hem de kültür adına efelenen bir şehir olarak.

***

İnanılır gibi değil!

***

Bu aslında eksikliğin de ötesinde bişey ve ben, o bişeyin adını koymakta ciddi zorluk çekiyorum.

***

Her neyse!

***

Hani, “zararın neresinden dönerseniz kârdır” diye bir söz var ya…

***

En iyisi mi biz, dünü kenarda bırakıp, “bundan sonra ne yapabiliriz?” sorusuna cevap bulmak amacıyla, önümüze bakalım!

***

Bugün Diyarbakır’da bir turizm etkinliği vardı ve televizyonlar o etkinliği sanki de “naklen” verdi.

***

Diyarbakır, bu ülkenin ayrılmaz bir parçası, “bizim” olan bir değerimiz.

***

Dolayısıyla “niye?” diye hesap sorma ahmaklığı gütmemiz ve öylesi bir yanlışlığın içine düşmemiz asla söz konusu bile olamaz.

***

Bizimki, sadece yalın bir tespit.

***

Devlet, özellikle Sur İlçesi’nde yaşanan olaylardan sonra, kesenin ağzını açmış.

Diyarbakır Valisi’nin ifadesine göre, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, son zamanlarda 100 milyon (eski parayla yüz trilyon) liralık yatırım gerçekleştirmiş.

***

Müthiş bir rakam.

***

Acaba Erzurum’a çok da “samimi gözle baktığına inanmadığım” Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, ya da Kültür ve Turizm Bakanlığı bizim memlekete ne kadar yatırım yapmış ya da yaptırmış?

***

Kaldı ki, Erzurum’un, sahip olduğu sanat yapıları, eski eserler, kültür ve turizm açısından hiçbir yerden geri kalmadığını ve hatta fazlasının bulunduğunu herkes biliyor.

***

Öyle zannediyorum ki, Üniversitelerarası Kurul Sanat Dalları Eğitim Konseyi Başkanı Prof. Yalçın Karayağız hocanın çağrısıyla Erzurum’da toplanan ve etkinliğin ikinci gününde Uzundere’ye giden, Tortum Şelalesi’ni, Öşvank’ı, şehirde de Çifte Minareli Medrese’yi, Yakutiye’yi görme imkanı bulan dekan ve müdürler de, hakkı hak sahibine, yani bu şehre teslim edeceklerdir.

***

Kim ne derse desin, Erzurum bir derya, Erzurum bir deniz!

***

Tek eksiğimiz becerimiz ve de sahipsizliğimiz.

***

Aslında Erzurumlu olup da, varlıklarından pek de haberdar olmadığımız Yalçın Hoca gibi, dünyaya saçılmış, ışık saçan, çevresini aydınlatan çokca değerimiz var.

***

Acaba o değerleri biraraya getirsek…

“Gelin, memleketinize sahip çıkın” desek mesela…

***

Gelirler mi dersiniz?

***

Bence gelirler de!

***

O soruyu kim soracak, o önemli çağrıyı, o büyük daveti kim yapacak?

***

Asıl mesele burda.

Bilmem anlatabildim mi?

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ